
Esas No: 2022/1008
Karar No: 2022/4383
Karar Tarihi: 02.06.2022
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/1008 Esas 2022/4383 Karar Sayılı İlamı
1. Ceza Dairesi 2022/1008 E. , 2022/4383 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜMLER :1)Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/2016 tarih, 2015/123 (E), 2016/248 (K) sayılı kararı; Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik bilinçli taksirle öldürme suçundan TCK'nin 85/1, 22/3 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair karar.
2)... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27/12/2017 tarih, 2017/1682 (E) ve 2017/2042 (K) sayılı "istinaf başvurularının kabulü ile; Sanık ... hakkında maktul ...'e yönelik olası kastla öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 21/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair karar.
TÜRK MİLLETİ ADINA
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27/12/2017 tarih, 2017/1682 (E) ve 2017/2042 (K) sayılı kararının, sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27/12/2017 tarih, 2017/1682 (E) ve 2017/2042 (K) sayılı kararının sanık müdafiine 27/12/2017 tarihinde tefhim edildiği, müdafiinin 02/01/2018 tarihinde 5271 sayılı CMK'nin 291.maddesinde belirtilen süre içinde herhangi bir nedene dayanmayan süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın 22/01/2018 tarihinde tebliğ edilmesine karşın sanık müdafiinin CMK'nin 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süreden sonra 05/02/2018 tarihinde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmış ise de;
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27/12/2017 tarih, 2017/1682 (E) ve 2017/2042 (K) sayılı yargılanmasına kararında yalnızca 5237 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen 15 günlük süre tutum dilekçesine ilişkin ihtarın bulunduğu, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde 5237 sayılı CMK'nin 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunmaları gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/03/2021 tarih ve 2019/9.MD-554 (E)- 2021/117 (K) sayılı kararında da belirtildiği üzere, kararda CMK'nin 295/1. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süreye dair ihtarın bulunmaması durumunda tarafların gerekçeli temyiz istemlerinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle sanık müdafiinin 05/02/2018 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçundan hükmedilen hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle CMK'nin 286/2-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; Maktulün ailesi ile birlikte Bayat ilçesi Eskialibey beldesinde yapılacak düğün merasimine gittikleri, sanık ...'in de düğüne davetli olduğu, düğüne katılanların silahlarla havaya ateş ettikleri, düğünün sonlarına doğru sanığın ele geçirilemeyen bir silahla düğün alanında havaya ateş ettiği, daha sonra yerine oturduğu, oturduktan sonra nedeni tespit edilemeyen bir sebeple elindeki silah ile uğraşmaya başladığı, bu sırada ateş alan silahtan çıkan mermi çekirdeğinin maktule isabet ettiği, yere düşen maktulün hayatını kaybettiği, düzenlenen otopsi raporuna göre; sağ skapular bölge dış yan bölümde aksilla üst sınırın 10 cm dış 4 cm üst bölümü hizasında etrafında vurma halkası bulunan 1 cm çapında ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası, boyun alt ön bölümde insisura jugularisin 1 cm üst 1 cm sol yan bölümünde 1x1,5 cm ebadında ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarası olduğu, maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot ve skapula kırığı ile karakterli iç organ (sağ akciğer) harabiyeti ve büyük damar (sağ karotis arter) harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği, suçta kullanılan silahın ele geçmediği, tanıkların beyanlarından sanığın silahını kurcalarken ateş alması ile silahtan çıkan merminin ölene isabet ettiğinin saptandığı, sanığın düğün yeri gibi kalabalık insan yoğunluğunun bulunduğu yerde, silahının ateş alması durumunda çevredekilerin yaralanabileceğini ve ölebileceğini öngörmesine rağmen, uzmanı olmadığı silahını kurcalaması suretiyle dikkatsizlik ve özen eksikliği sonucu öngördüğü ölüm neticesini istemeksizin maktul ...'in ölümüne neden olduğu olayda; ele geçirilemediği için nitelikleri ve herhangi bir arızasının olup olmadığı tespit edilemeyen silahını kurcaladığı sırada namludaki merminin ateş alması halinde çevredekilerin yaralanabileceğini ve ölebileceğini öngörmesine rağmen hareketini sürdürmek suretiyle ölüm sonucunu kabullendiğine ya da tetiğe bilinçli olarak basıp ateşlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak bir delil bulunmaması karşısında, sanık hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nin 85/1 ve 22/3 maddelerinden hüküm kurulması gerektiği halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek, olası kastla öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülerek hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak CMK'nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/2-b maddesi gereğince "... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/06/2022 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında yerel mahkeme olan Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesi "bilinçli taksirle ölüme neden olmak" suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir.
Kararın aleyhe istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, sanığın düğün merasiminde önce havaya ateş etmesi sonra kalabalık bir ortamda doldur boşalt yaparak silahın ateş alması sonucunda mağdurun ölümüne sebep olmasından dolayı "olası kastla öldürme" suçundan duruşma açarak sanığın cezalandırılmasına dair karar vermiştir.
Sayın çoğunluk olayın bilinçle taksirle ölüme neden olmak suçu olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.
Şöyle ki;
TCK'nin 21/2. maddesinde açıklanan olası kast;
"Kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi halinde olası kast vardır" şeklinde açıklanmıştır. Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.
Kanun'un olası kastla ilgili gerekçesinde de olası kastla ilgili düğün örneği verilmekte, düğünde ateş edilmesi olayında başkalarının yaralanabileceği veya ölebileceği kabullenilmekte, olursa olsun diye ateş edilmektedir, şeklinde açıklanmıştır.
Olası kastla suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşmesi muhtemeldir, fail büyük bir ihtimalle gerçekleşebilecek neticenin meydana gelmesini kabullenmekte ve "olursa olsun" düşüncesi ile göze almakta, neticenin gerçekleşmemesi için herhangi bir çaba sarfetmemektedir. Fail tarafından muhtemel netice kabullenilmektedir.
TCK'nin 22/3. maddesinde açıklanan bilinçli taksirde ise "kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesi" şeklinde tanımlanmıştır. Bilinçli taksirde de netice öngörülmekte ancak bu gerçekleşecek netice istenmemekte kişi sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri ve bilgisine güvenerek hareket etmektedir.
Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesini kayıtsız kalınması durumunda "olası kast" öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde "bilinçli taksir" söz konusu olmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.06.2020 tarih 2016/1-545 Esas ve 2020/316 sayılı kararında açıklandığı üzere, "düğün merasiminde ateş eden bir kişinin, rastgele ateş ettiği mermilerden birisinin çevrede bulunan kişilere isabet edebileceğinin, bu konuda bazı kişilerin yaralanabileceğini veya ölebileceğini öngörmesine rağmen, muhtemel neticeyi kabullenerek fiili gerçekleştirdiğinden olası kastla hareket ettiğinin kabulü gereklidir" demektedir.
Olayımızda Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği üzere sanık düğünde ateş ederek olası kastla hareket ederek maktulun ölümüne sebep olmuştur. Bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararı "onanması" gerekirken "bozulmasına" karar veren sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.