23. Hukuk Dairesi 2017/234 E. , 2020/1612 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından duruşma istemi reddedilerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, müvekkili kooperatifin 2007 yılı olağan genel kurul toplantısı ve 2009 yılı olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan kararlar uyarınca ödenmeyen üyelik aidatlarının ödenmesi için davalı hakkında Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü"nün 2010/18832 sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalarda davacı vekili; davalının aidatlarını ödememesi üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek ayrı ayrı icra dosyalarından itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile 28.05.1999 tarihinde karşılıklı sözleşme imzalayarak daire satın almak üzere anlaştığını, sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini 2010 yılı Ağustos ayına kadar aksatmadan yerine getirdiğini, bu tarihte kendisine tahsis edilen B-8 Blok 2. Kat 9 no.lu bağımsız bölümü dava dışı 3. şahsa satıp devrettiğini, bu tarihten sonraki aidatlardan yeni malikin sorumlu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.04.2015 tarihli 2014/8595 Esas, 2015/2456 Karar sayılı ilamı ile 28.05.1999 tarihli sözleşmede kararlaştırılan şartların davalı tarafından süresinde yerine getirilip getirilmediği, peşin üyelik şartlarının davalı açısından oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı kooperatif üyesi olan davalının kooperatife likit aidat borcu olduğu halde .../...
takiplere haksız olarak itiraz ettiği, 28.05.1999 tarihli sözleşmenin genel kurul kararına uygun olmadığından ve sözleşme şartlarına da uyulmadığından davacı kooperatifi bağlamayacağı, davalının sabit fiyatı olarak kabulünün mümkün olmadığı, borcun da davalının çıkma iradesini bildirdiği tarihten önceki döneme ait olduğundan davalının savunmalarının yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Birleşen 2015/1230 E. sayılı dosyası yönünden; 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK"nın 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun"un 19"ncu maddesiyle HUMK" na eklenen Ek-Madde 4" te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2016 yılı için 2.190,00 TL" dir. Davalı vekilince birleşen 2015/1230 E. sayılı dosyası yönünden temyize konu yapılan miktar yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin bu dosyaya ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Asıl ve birleşen 2014/1655 E. sayılı dosya yönünden; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin birleşen 2015/1230 E. sayılı dosyası yönünden temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen 2014/1655 E. sayılı dosya yönünden davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.