Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/6649
Karar No: 2013/1227
Karar Tarihi: 07.02.2013

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/6649 Esas 2013/1227 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2012/6649 E.  ,  2013/1227 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

    ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi"nden verilen 21.02.2012 gün ve 302/155 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili, dava dilekçesinde; vekil edeninin eşi ve davalıların babası bulunan ...’ın 13.08.2006 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak vekil edeni ile davalıların kaldığını, vekil edeniyle eşi ...’in 1983 yılında evlendiklerini, Mühendis olarak çalışan davacının teknisyen olarak çalışan eşinden üç kat daha fazla gelir elde ettiğini, bütün birikimlerini eşine vererek tasarrufta bulunduğunu, tarafların murisi ...’in 20.09.1999 tarihinde kendi el yazısıyla yazmış olduğu vasiyetinde bu durumu belirttiğini, kendisine ait Sincan’da bir daire ve araba olduğunu açıkladığını, vekil edenine ait Ankara Batıkent’teki bir dairenin satışından ve Didim’deki arsanın satışından elde edilen parayla Sincan’da ... Mahallesi, ... ada... parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün 2003 yılında satın alınarak muris ... adına tapuya tescil edildiğini, uyuşmazlık konusu taşınmazın tüm parasının vekil edeninin kazanç ve birikimleri sonucu alındığını açıklayarak tapu kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 22.02.2008 tarihli oturumda uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, vekil edeninin gelirinin murisin gelirinden fazla olması sebebiyle terditli olarak geliriyle sağlamış olduğu katkı payının belirlenmesini de talep ettiğini beyan etmiştir. 21.11.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle dava tarihindeki rayiç değer üzerinden 28.140,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
    Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davacı ile müşterek murislerinin 1983 yılında evlendiklerini, evliliğin 13.08.2006 tarihine kadar çoğunlukla ayrı yaşamak suretiyle devam ettiğini, davacı ile tarafların ortak miras bırakanının ayrı evlerde kendi kazançlarını harcamak suretiyle evliliklerini devam ettirdiklerini, davacının hiçbir zaman kazancını eşine

    ..//...



    2012/6649-2013/1227 -2-

    vermediğini, aksine çok iyi gelire sahip olan eşinden destek aldığını, müşterek murisin evlendikten sonra kendisine ait Keçiören Şairdertli Sokak 59/4 adresinde bulunan daireyi satarak davacının özgür olarak eşinden ayrı biçimde yaşamını devam ettirdiği ve halen davacı adına kayıtlı olan 174 ada 28 parselde bulunan daireyi satın aldığını, davacı ile ...’ın evlendiğinde murisin ... Merkezinde 1 ev ve 4 adet dükkanının bulunduğunu, murisin gelirinin davacının gelirinden fazla olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuş, 12.12.2011 tarihli dilekçeleriyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacı ile tarafların ortak miras bırakanı Ahmet Kılıçaslan 01.12.1983 tarihinde evlenmiş, 13.08.2006 tarihinde ...’ın ölümü ile evlilik birliği sona ermiştir. Başka mal rejimi seçilmediğinden; evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM"nin 170.m.), 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği 13.08.2006 tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TMK"nun 202 ve 4722 sayılı Yürürlük Kanunu m.10/1) Davacı taraf 10.12.2003 tarihinde edinilerek tarafların ortak murisi adına tapuya tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptalini, bunun mümkün olmaması halinde satış bedelinin davacının kazanç ve birikimleriyle elde edildiğinden 28.140,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    743 sayılı TKM"nin yürürlükte bulunduğu dönemde mal ayrılığı rejimi söz konusu idi. Mal ayrılığı rejimi için 743 sayılı TKM"de mal rejimi konusunda herhangi bir zamanaşımı süresi öngörülmemişti. Ancak 743 sayılı TKM"nin Borçların Umumi Kaideleri başlığını taşıyan 5. (4721 sayılı TMK. m.5) maddesinde, “Akitlerin in’ikadına ve hükümlerine ve sükutu sebeplerine taalluk edip borçlar kısmında beyan olunan umumi kaideler, Medeni Hukukun diğer kısımlarında dahi caridir” amir hükmüne yer verilmiştir. Bu durum karşısında anılan madde gereğince BK"nun zamanaşımına ilişkin uygun düşen hükmünün mal rejimleri konusunda da uygulanabileceği kabul edilmektedir. Bu durum karşısında, TKM"nin 5. maddesi yollamasıyla mal ayrılığı rejimi dönemi bakımından BK"nun 125. (6098 sayılı BK"nun 146.m.) maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi uygun düşmektedir. BK"nun 125. (6098 sayılı BK"nun 146 m.) maddesinde; “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı taktirde her dava 10 senelik mürur zamana tabidir”, denilmiştir. Madde metninde sözü edilen “her dava” sözcüğü her alacak olarak değerlendirilmektedir. Aynı Kanunun 132/1-3 nolu bendinde ise, “Nikah devam ettiği müddetçe karı kocadan birinin diğerinin zimmetinde olan alacakları hakkında zamanaşımı işlemez” hükmüne yer verilmiştir.
    4721 sayılı TMK"nunda ise, zamanaşımına ilişkin hüküm yer almaktadır. Anılan Kanunun 178. maddesinde; “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” denilmiştir. Maddenin birinci bölümünden de açıkça anlaşılacağı üzere “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları...” denilmektedir. Bu hükmün sadece boşanmanın feri niteliğinde bulunan nafaka, maddi ve manevi tazminat ile benzeri hakları kapsadığını söylemek güçtür. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları ibaresinin aynı zamanda edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan katılma alacağı ve değer artış payını da kapsadığı düşünülmektedir. Halihazırda Daire uygulaması bu yöndedir. 743 sayılı TKM"nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde katkı payı alacağına yönelik tüm davalar sözleşme olsun veya olmasın 743 sayılı TKM"nin (4721 sayılı TMK"nun) 5. maddesi yollamasıyla BK.nun 125. (6098 sayılı BK"nun 146 m.) maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımına tabidir. TMK"nun 225/1. maddesi

    2012/6649-2013/1227 -3-
    uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona ermiş (ki başka bir mal rejiminin kabulü halinde sözleşme söz konusu olur) ya da aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince Mahkemece evliliğin iptaline karar verilmesi hallerinde de 4721 sayılı TMK.nun 5. maddesinin yollamasıyla BK.nun 125. (6098 sayılı BK.nun 146.m.) maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı uygulanmaktadır. 01.01.2002 tarihinden sonra eşler arasında mal rejimi konusunda yapılmış bir sözleşme söz konusu ise, yine 10 yıllık zamanaşımı uygulanacaktır. TMK"nun 225/2. fıkrasında; “Mahkemece evliliğin (…) boşanma sebebiyle sona ermesi…” halinde katılma alacağı bakımından TMK"nun 178. maddesinde yer alan bir yıllık zamanaşımının uygulanacağı Dairece kabul edilmektedir. Daha önce mal rejimine ilişkin davaların görüldüğü Yüksek Yargıtay ... Hukuk Dairesi"nde de; 4721 sayılı TMK"nun 231. maddesine dayalı katılma alacağı konusundaki kararlar oyçokluğuyla verilmiştir. Çoğunluk; TMK"nun 5. maddesi yollamasıyla bu mal rejiminde BK.nun 125. (6098 sayılı BK.nun 146.m) maddesinde yer alan 10 yıllık, azınlık ise; TMK"nun 178. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasını benimsemiştir (2.H.D. 05.02.2007 T. ve 9383/1228 E/K).
    Somut olayda; davacı ile tarafların ortak miras bırakanı Ahmet Kılıçaslan arasındaki mal rejimi ortak miras bırakanın 13.08.2006 tarihinde vefatıyla sona ermiştir. (TMK"nun m.225/1) Bu durumda eldeki dava BK"nun 125 (6098 sayılı BK.nun 146 m.) maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ortak miras bırakanın ölüm tarihi olan 13.08.2006 tarihinden dava tarihi olan 31.10.2007 tarihine kadar anılan Yasa maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yeri olmadığına, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi