14. Hukuk Dairesi 2015/1692 E. , 2015/5409 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.02.2010 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, murisi ... tebalı ...’un taşınmazının tapu kaydına şerh konulduğunu, şerhin iptali için dava açtıklarını, açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görüldüğünü, mahkemece hasımlı mirasçılık belgesi istenildiğini, ... ’e ait bu ilamı aldıklarını, davanın kabul edildiğini ancak, davalıların kök muris ...’nin başkaca mirasçıları olduğunu ileri sürerek kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince mirasçılık belgesinin kayıt malikinden değil oğlu ...’den alındığı, kayıt malikinin başkaca mirasçıları olup olmadığının anlaşılamadığı, bu itibarla kayıt maliki ...’den hasımlı mirasçılık belgesi alınması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulduğunu, bozmaya uyulduğunu ve buna göre kayıt maliki ...’den itibaren mirasçıları gösterir mirasçılık belgesi alınması için bu davayı açtıklarını, tek mirasçının ...in çocuğu olan ... olduğunu ileri sürerek, mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; Davacının ... "un babası ... "un tek mirasçısı olduğunu kanıtlaması gerektiğini, Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/1556-1227 sayılı mirasçılık belgesini dayanak göstererek tek mirasçı olduğunu iddia etmekte ise de ekte sunulan... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.1948 tarihli, 1948/1902 sayılı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.1959 tarihli, 1957/805-704 sayılı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.1969 tarihli, 1965/145-75 sayılı mirasçılık belgeleri incelendiğinde Anne
..."in tek mirasçı olmadığının anlaşıldığını, dolayısıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1977/1556 Esas, 1997/1227 Karar sayılı mirasçılık belgesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... izafeten ...; Davacının babası ... ile onun babası olan ... arasında nüfus açısından kesintisiz bağ kurulamadığını, ayrıca muris ile tapu malikinin isimleri benzemesine rağmen soyisimlerinin aynı olmadığını, 19.10.1977 tarihinde alınan veraset belgesinde ... tek mirasçı olarak görünmesine rağmen 22.10.1948 tarihinde alınan veraset belgesinde altı kardeş ve bir yeğeni ile birlikte mirasçı olduğunun görüldüğünü, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, mirasçıların vatandaşı oldukları ülkelerle Türkiye arasında karşılıklılık anlaşmasının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve incelemeler hüküm vermeye yeterli değildir.
Davacı, murisi ...’in mirasçısı olduğunu belirterek bu sıfatının tespiti ve murise ait ...’daki taşınmazla ilgili mülkiyet hakkından doğan yetkilerini kullanabilmesi için mirasçılık belgesi verilmesini istemiş, murisin diğer mirasçıları hakkında verilen gaiplik kararlarını ibraz etmiştir. Ancak bir kısım mirasçıların kayıtları üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu nedenle mahkemece, mirasçılardan ölü olduğu anlaşılan ... oğlu ..."un ve ... oğlu ..."un aile nüfus kayıtları araştırılmalı, gerekirse tanıklar da dinlenilerek tüm mirasçıları tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 13.5.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.