23. Hukuk Dairesi 2011/4513 E. , 2012/1478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... aleyhine başlattığı takipte alacağını tahsil edemediğini, davalı ... ve arkadaşları ile davalı yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, yüklenicinin dava konusu dairenin tescilini isteme hakkına sahip olmasına rağmen dairenin arsa maliki davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek, 919 ada 1 parsel 9 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davalı yüklenici adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı yükleniciye sözleşme uyarınca altı bağımsız bölüm verileceğini, 6,8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin yükleniciye verildiğini, yüklenicinin ayrıca 1 ve 3 numaralı bölümleri satış vaadi sözleşmesiyle üçüncü kişilere sattığını, inşaatın geldiği seviye itibariyle yüklenicinin dava konusu 9 numaralı bağımsız bölümü hak etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşaatı %83 oranında tamamlayarak 4.98 adet bağımsız bölümün tescilini istemeye hak kazandığı, sözleşme uyarınca yükleniciye isabet eden 6, 8 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin yüklenicinin istediği kişilere devredildiği, yüklenicinin hak ettiği 1.98 adet dairenin mülkiyetinin ise arsa maliklerince verilmediği, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/324 Esas ve 2009/54 Karar sayılı ilamıyla davalılar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geleceğe etkili olacak şekilde feshedildiği ve yüklenicinin 9 numaralı bağımsız bölümü hak ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİK.’nun 94. maddesine dayalı tescil istemine ilişkin olup, bu tür davalarda yükleniciden alacaklı olan davacı, davalı arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmenin tarafı değildir. Yasanın kendisine tanıdığı yetkiyi kullanarak bu davayı açtığından yüklenici adına tescil koşullarının oluşup oluşmadığının yüklenici ile arsa malikleri arasındaki sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Davacı, ancak yüklenicinin sözleşme uyarınca tescilini isteme hakkına sahip olduğu taşınmazların kendi alacağının tahsiline sağlamaya yeter oranında yüklenici adına tescilini isteyebilir. Somut olayda, yüklenici ile
arsa sahipleri arasındaki sözleşme arsa sahiplerinin açtığı dava sonucu ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/324 E 2009/54 K. sayılı kararıyla ileriye etkili olarak feshedilmiş olup, yüklenicinin edimini %80 oranında yerine getirdiği belirlenmiştir.
Sözleşme uyarınca yüklenicinin altı daire hakkı bulunduğu, üç dairenin arsa sahiplerince yükleniciye verildiği ve geriye dava konusu 9 numaralı daire ile 1 ve 3 numaralı dairelerin kaldığı, inşaatın bitirilme seviyesine göre davacının teslim edilen üç daireden başka 1.8 daire talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Davalı vekili, davalı yüklenicinin bir adet daireyi taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle .... isimli kişiye sattığını, anılan kişi tarafından yüklenici ve arsa sahipleri hasım gösterilerek ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/251 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, arsa sahiplerince de yükleniciye karşı ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/347 Esas sayılı dosyası ile sözleşmeden kaynaklanan kira geliri mahrumiyeti nedeniyle tazminat davası açıldığını bildirilmiştir. Davacı, eldeki davayı yüklenicinin haklarına dayalı olarak açtığına göre mahkemece anılan davaların sonucunun beklenerek yüklenicinin bu davaların sonucuna göre teslim edilenler dışında hak ettiği bağımsız bölüm bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru değildir.
2- Kabule göre de davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin takip konusu alacak ile daire bedelinden daha düşük olana göre belirlenmesi gerekirken yüksek olan daire değerine göre belirlenmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.