17. Ceza Dairesi 2015/2168 E. , 2015/1080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Müştekinin 31.05.2010 havale tarihli dilekçesinde zararının giderildiğini belirttiği, ancak aynı tarihli karar celsesinde her ne kadar bu hususta dilekçe vermiş ise de, zararının giderilmediğini söylediği ve sanığın da aynı celsede suça konu telefonu sattığını ve parasını da iade etmediğini belirtmesi nedeniyle ve mahkemenin suçun niteliği, sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, geçmiş hali, cezadan amaçlanan caydırıcılık unsurunun sanık yönünden gerçekleşmeyeceği ve bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda kanaat oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmadığını belirtmesi nedeniyle tebliğnamede bozma isteyen (3) numaralı düşünceler benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında dosya içinde fotokopisi bulunan ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi"nce düzenlenen 01.06.2010 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda kişilik bozukluğu ve birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanıma bağlı psikotik bozukluk tanısının konulduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle sanığın iddia edilen rahatsızlığı ile ilgili tedavi görmüşse bu tedavi evrakının araştırılıp temin edilmesinden sonra 5237 sayılı TCK"nın akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre de ""sanığın suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde tamamen ya da önemli derecede azalma olup olmadığı" araştırılıp, ""işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp-azalmadığı" hususunda yöntemince raporla saptanılıp, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünün gerekçeli kararda belirtilmeyerek 5271 sayılı CMK"nın 230/1-a maddesine aykırı davranılması,
3-Hükmün esasanı oluşturan kısa karada sanık hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
4-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemenin gerekçeli kararında ise yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."nun temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.