17. Hukuk Dairesi 2016/6403 E. , 2017/8064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın arkadan çarpması sonucu hasarlanmasına neden olduğu, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, 7.970,00- TL hasar bedelini ödemek zorunda kaldığı gibi aracın 1 aylık tamir süresi içerisinde günlük 50,00-TL"den 1.500,00- TL harcamak zorunda kaldığını belirterek toplam 9.470,00-TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı..., kazanın oluşumunda davacı sürücünün tamamen kusurlu olduğu, davacının herhangi bir tespit yaptırmadığı, istenen masrafların da çok fahiş olduğu, ayrıca davacının kaza tarihinde de aracı kendisinin kullanmadığından tamir süresinde zararının olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı..., davacıya ait önde giden aracın çukur nedeni ile aniden yavaşlaması sonucu kullandığı davalı ..."a ait araçla arkadan çarpmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilk hükmünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Daire"ce “... taraflar arasında görelen Tahkim başvurusunda, hakem ... tarafından Karar sayısı: K-2011/283, 13.02.2011 tarihli kararında kaza ile meydana gelen hasarın iddia edildiği şekilde meydana gelmediğinden talebin reddine karar verilmiş. ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/414 Esas - 401 Karar sayılı kararı ile hakem kararının tasdikine karar verilmiştir. Anılan kararın güçlü delil olmasına göre mahkemece eldeki dosyada toplanan deliller ile karşılaştırılmalı, gözönüne alınması gerekli konular değerlendirilmeli hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir…” gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece olayın iddia edildiği şekilde meydana gelmesi halinde ön kısmı düz olan çarpan aracın köşe izi bırakmayacağı, çarptığı araç arka kısmının düz bir şekilde komple hasarlanacağı, buna göre söz konusu hasarın iddia edildiği şekilde meydana gelmediği, kesinleşmiş hakem kararı da bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının aracına, davalının arkadan çarptığı hususu tarafların kabulünde olup ihtilaf konusu değildir. Mahkemece, hasarın iddia edildiği şekilde gerçekleşmediği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmesi dosya kapsamına, olayın oluş şekline ve tarafların kabulüne uygun değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen kazada kusurun ne oranda kime ait olduğudur. Tahkim komisyonu dosyasında alınan rapor ile eldeki bu davada alınan rapor arasında çelişki bulunmakta olup, ayrıca hakem heyetince alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı da uyumsuzdur.
Mahkemece yapılacak iş; çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren konuda, konusunda uzman bilirkişiden tarafların itirazlarını ve eldeki bu dosyada alınan bilirkişi raporu ile hakem heyetince alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gideren, tarafların kusur durumlarını ve araçta meydana gelen zarar miktarının tespitini içeren ayrıntılı ve denetime açık rapor aldırmak olup eksik inceleme ile hüküm verilemez. Bu nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.