17. Hukuk Dairesi 2016/15106 E. , 2017/8073 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirkete ... sayılı poliçe ile 22.05.2012-22.05.2013 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... A.Ş" ne ait... plakalı aracın 10/07/2012 tarihinde ... yönetiminde, ... ili ... Mahallesi ... Sitesi karşısında yolda bulunan rögar kapağının üstünden geçtiği esnada rögar kapağının açılarak aracın alt kısmı, teker ve yakıt deposuna çarparak aracın tekrar geldiği istikamete dönmesine ve hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, bu kaza sebebi ile sigortalı araçta meydana gelen hasarlar nedeniyle, sigortalıya 31/10/2012 tarihinde 3.326,00-TL tazminat ödendiğini, 10/07/2012 tarihli kazanın, yolun bakım ve onarımından sorumlu bulunan davalı belediyenin rögar kapağının bakım ve onarımını gereği gibi yapmaması sebebiyle meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda davalı idarenin %100 kusurlu olduğunu, davalının bedelin ödenmesi için yazılan ve 27/11/2013 tarihinde tebliğ edilen yazıya olumsuz cevap verdiğini, müvekkili şirketin ödediği 3.326,00-TL tazminatın davalı belediyeden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, Davanın usule, yasaya, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunmasının yanında idareye yüklenebilecek işlem veya eylemden kaynaklanan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesinin gerektiğini, idarenin dava dilekçesinde iddia edilen yapmış olduğu veya yapmayı ihmal ettiği eylem/eylemler ile meydana gelen zarar arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, ayrıca faiz tarihinin olay tarihinden itibaren değil, davalı kurumun mütemerrit olduğu tarihten itibaren başlaması gerektiğini, faiz başlangıcını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilerek vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan araç hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya kapsamı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre; Davanın kabulü ile; 3.326,00 TL alacağın davalıya ihbar tarihi olan 27/11/2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı taraf, dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin tahsilini talep etmiş; mahkeme tarafından dosya içeriğinde bulunan ekspertiz raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Mahkemece, hasar konularında uzman bilirkişi(makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça sunulan faturadaki hasar onarım bedellerinin denetlenmesini sağlamak amacıyla, fatura edilen hasarların kazayla uyumlu olup olmadığı, hasar onarım bedellerinin piyasa rayiç değerleriyle uyumlu olup olmadığı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, itiraza da uğrayan ekspertiz raporuna dayanılarak eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.9.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.