17. Hukuk Dairesi 2016/15159 E. , 2017/8079 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin... plakalı aracı ile 06.06.2014 tarihinde çevre yolu sırkıntı kavşağında karşı tarafa geçerken ... yönetimindeki... plakalı aracın kırmızı ışıkta geçerek çarpması neticesi müvekkilinin aracının pert olduğunu, müvekkilinin davalı ile ... ile kasko sigortası yaptığını, başlangıç tarihinin 27.12.2013 ile 27.12.2014 tarihleri üzerinde geçerli olduğunu, kazanın 06.06.2014 tarihinde poliçe süresi içerisinde meydana geldiğini, davalı ... şirketi tarafından müvekkiline rayiç bedel olarak 58.000,00 TL ödendiğini, eksper tarafından aracın tam hasarlı olarak tespit edildiğini ancak hesaplamanın doğru yapılmadığını, bu nedenle gerçek rayiç bedelin ödenmesini istediklerini belirterek şimdilik 10.000,00 TL belirsiz tazminat alacağının sigortaya kazanın bildirilmesi tarihi olan 07.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; ... bedelinin araç hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına alındığını, ödenen ... bedeline davacının hiçbir itirazı olmadığı gibi, davacının dava konusu tazminata ilişkin müvekkili ... şirketini kayıtsız şartsız ibra ettiğini, tazminat talep tutarının haksız olduğunu, davacının kasko sigortalı araç sebebi ile oluşan zararının müvekkili şirketin ödemeye esas değerlendirmesine göre hesap edilen ve ödenmiş olan tutardan fazla olmadığını, mahkemece zarar tutarından inceleme yapılacaksa bu incelemenin taraflar arasındaki kasko poliçesi şartlarına göre yapılması gerektiğini, temerrüt ve faize ilişkin talebin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 7.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko ... poliçesine dayanarak açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortalarında sigortalı ile sigortacı arasında gerek rizikonun niteliği ve gerekse tazminat miktarı bakımından bir uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflar arasında akdedilen ... poliçesi genel ve özel şart hükümleri, bu hükümlerde de boşluk olması halinde TTK"nun genel hükümlerinden ve devamında TBK hükümlerinden yararlanması gerektiği izahtan varestedir.
Poliçenin hadise tarihinde geçersiz olduğuna dair bir iddia yoktur. Aksine poliçe tarafların kabulündedir ve sigortacı tarafından tazminat ödenmiştir. Davadaki öncelikli çekişme ibra nedeniyle bakiye tazminat talebinde bulunup bulunulmayacağı hususundadır. Davalı, yapılan ödeme sonucu alınan ibraname ile sorumluluğunun kalmadığını savunmaktadır.
Dosyaya sunulu ve ödemelerden sonra düzenlenen ibranameden, davacının aracının 06/06/2014 tarihinde geçirdiği kaza sonucu tam hasara uğraması nedeniyle ... değerinin 58.000,00 TL üzerinden değerlendirilip ödenmesini, bu tazminat bedelinin ödenmesi koşulu ile söz konusu zararın tamamen tazmin edilmiş olup, bu hasar dolayısıyla davalı ... şirketini her türlü hak, alacak ve davadan kayıtsız şartsız ibra ettiğini beyan ve taahhüt ederek imzaladığı anlaşılmaktadır. Söz konusu ibraname TBK 132.maddesi uyarınca tam bir ibradır. Yine dosya arasındaki belgelerden davacıya 20.08.2014"de 18.900,00 TL ve 26.08.2014"de 29.100,00 TL sigortacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Zarar miktarının tespiti yönünde mahkemece bilirkişilere hazırlattırılan raporda, davalı sigortacının dava konusu hadise nedeniyle ödemesi gereken toplam tazminat tutarının 65.000,00 TL olduğu ve yapılan ödeme düşüldükten sonra ödenmesi gereken bakiye miktarın 7.000,00 TL olduğu bildirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Davacı taraf; kayıtsız şartsız şekilde ibranameyi imzalamış olup, davacı yanca eldeki davada TBK 28 maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümlerine dayanılmamış, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulmuştur. Esasen iki ayrı ödemeyi kabul edip ibraname veren sigortalının müzayaka halinde oludğu kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece, borcu söndüren sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, HMK"nın 25. maddesine aykırı şekilde ve yanlış gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.