12. Ceza Dairesi 2016/9492 E. , 2016/12904 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/11/2015 tarihli ve 2013/4956 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23/12/2015 tarihli ve 2015/1537 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda, 26/08/2013 tarihinde müşteki ..."ın sancılı gebe olarak doğum yapmak üzere geldiği hastanede, icapçı doktor olarak görev yapan şüpheliye haber verilmesine rağmen hastaneye gelip doğum olayına katılmaması sebebiyle görevli iki ebenin doğum yaptırmaları sırasında bebeği düşürmeleri ve gelişen başka komplikasyonlar nedeniyle bebeğin doğumsal büyük damar ve kalp anomalisi nedeniyle yapılan ameliyat sonucunda öldüğü, şüphelinin bu eylemi ile Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği"nin 42. maddesinde yer alan "A) İcapçı nöbeti (Ev nöbeti): Uzman adedi nöbet tutacak miktarlardan az, fakat birden fazla olan kurumlarda uzmanlar sırayla ev nöbetini tutarlar. Bunun için aylık ev nöbet listeleri hazırlanır. Ev nöbetçisi mesai saatleri dışında kurumun idari ve tıbbi her türlü gereklerinden sorumludur. Ev nöbetçisi akşam vizitlerini yapmaya, mesai dışında bulunduğu yeri bildirmeye, kuruma her davette gelmeye mecburdur" şeklindeki hükme açıkça aykırı davrandığının anlaşıldığı, şüpheli her ne kadar kendisine doğumdan sonra haber verildiğini iddia ediyor ise de, bu durumun telefon arama kayıtları ve doğuma katılan ebelerin beyanı ile açığa kavuşturulabileceğinin anlaşılması karşısında, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, görevli doktor olan şüphelinin zamanında doğuma katılması halinde doğum olayında ortaya çıkan aksaklıkların önüne geçilebileceği, bu şekilde sorumluların kusur durumlarının ve delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 27.06.2016 gün ve 94660652-105-48-3839- 2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2016 gün ve 2016/284833 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... Sıtkı Koçman Üniversite hastanesinde kadın doğum uzmanı olarak görev yapan ve Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği"nin 42. maddesi uyarınca icapçı nöbeti tutan şüpheli ..."ın, doğum olayı gerçekleştikten hemen sonra kendisine haber verilmesi üzerine 15 dakika içinde hastanede olduğu yönündeki ifadesinin, dosya içinde yer alan 26.08.2013 tarihli hemşire gözlem formunda, “hastanın saat 23.10 da yatırıldığı, saat 01.00 da tam açık doğum masasına alındığı, normal sponten doğum ile 3150 gr bebeğin başının normal çıktığı, fakat gövdenin zorlandığı, bebeğin sodyum ısıtıcıya alındığı ve aspire edildiği, bu arada Dr. ...ve Dr. ... hanıma haber verildiği” bilgisinin yer aldığı, doğuma katılan ebe hemşire ..."ın 26.06.2014 tarihli kolluk ifadesinde ise “....doğum salonuna beraber götürdük. Annenin ağrıları geldikçe ıkınmasıyla bebek başı bir miktar dışarıdan gözüktü, ancak anne yeterince ıkınamadığından bebek daha fazla ilerleyemedi. O nedenle doğumu yaptıran arkadaşım üstten bastırarak yardımcı olmamı istedi. Bebeğin başı tamamen serbestleşmedi. Omuz takılmıştı. Arkadaşım bebeğin başı ile anne arasına ellerini sokamadığı için omuzu kurtaramadı. Bebeğin görünen kısmı morarmaya başladı. Bu esnada bende üstten bası yapmaktaydım. O aralıkta ben daha bebeği tutmadan bebek kontrolsüz bir şekilde fırladı. Kendimi hızlıca yere atıp bebeği kucakladım, ama bebek yere temas etmişti. Ancak bebekte dış görünüş itibari ile düşmeye bağlı herhangi bir şeyi yoktu. Bebeği hemen radyan ısıtıcısının altına aldım. Aspire edip. oksijen verdik, bu arada yardım istediğimiz anestezi teknisyeni geldi. Onlar müdahale ederken ben hemen icapçı çocuk ve doğum uzmanına haber verdim. Her iki hekim gelip bebeği değerlendirdi...”ifadesi karşısında; şüpheli doktorun kendisine haber verilir verilmez hastaneye geldiği, görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstermediği, kusuru olup olmadığı konusunda Adli Tıp 1. İhtisas kurulundan alınan 27.07.2015 tarihli ve 3325 nolu raporun dosya içeriği ve oluş ile uyumlu olduğu, yeniden rapor alınmasının ve hastane telefon kayıtlarının incelenmesinin sonuca etkili olmaması nedeni ile, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyada mevcut ön inceleme raporu ve Adli Tıp Kurumu raporunu birlikte değerlendirerek şüphelinin olayda kusuru olmadığı gerekçesi ile KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA, karar verildiği, bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 23.12.2015 tarihli ve 2015/1537 değişik iş sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.