23. Hukuk Dairesi 2012/350 E. , 2012/1882 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçiler vekili, müvekkillerinin borçlu şirketten işçi alacakları olduğunu, yaptıkları takipler sonucunda borçlunun banka mevduatına, mallarına 17.03.2010 ve 09.03.2010 tarihinde haciz koydurduklarını, şikayet olunan vergi dairesinin borçlu aleyhine icra takibi olmamasına rağmen şikayetçiler ile şikayet olunan arasında garameten paylaştırma yapılmak suretiyle yasaya aykırı şekilde düzenlenen 17.05.2010 tarihli sıra cetvelinde davalının sırasına itiraz ettiklerini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Şikayet olunan vekili, borçlu şirketin 2009,2010,2011 yıllarına ait gecikme zammı dahil toplam 257.329,53 TL vergi borcunun tahakkuk ettiğini, borcun ödenmemesinden dolayı borçlu hakkında icrai takibata başlanılarak ödeme emirleri ve haciz varakaları tanzim edildiğini, 6183 sayılı AATUHK"nun 21. maddesi gereği şikayetçilerle birlikte garameten haczi iştirak ettirilerek hazırlanan sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, haksız şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, şikayet olunan vergi dairesinin 6183 sayılı AATUHK"nun 79. maddesi uyarınca borçlu şirketin banka mevduat hesaplarına e-haciz yöntemiyle haciz bildiriminde bulunduğu, benimsenmeyen bilirkişi raporunun aksine Vergi Dairesinin İcra Müdürlüğü"nde ayrıca bir takip yapmasının zorunlu olmadığı, Vergi Dairesinin haczine ve miktarına ancak Vergi Mahkemesi"nde itiraz edilebileceği, bu nedenle icra mahkemelerinde bu hususun değerlendirme konusu yapılamayacağı, şikayete konu sıra cetvelinde taraflar arasında garameten paylaştırma yapılmasının 6183 sayılı AATUHK"nun 21. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçiler vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçiler vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Şikayet, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamından şikayet olunan Vergi Dairesi"nin borçlunun mevduat hesabına e- haciz konulmasına ilişkin 26.07.2010 ve 01.09.2010 tarihli müzekkerelerinde 18.05.2010, 15.07.2010, 26.07.2010 tarihli e-hacizlerden bahsedilmekte ise de bu haciz uygulamalarının kapsam ve miktarları mevcut belgelerden anlaşılamamaktadır.
Vergi alacakları için konulan hacizler, haciz tarihindeki alacak ile bu alacağa satışa kadar işleyecek faizi karşılamakta dikkate alınabilir. Bir diğer ifade ile haciz tarihinden sonra tahakkuk eden vergi alacakları ve fer"ilerinin bu hacizden tatmin edilmesi mümkün değildir. Öte yandan vergi alacaklarının ne şekilde zamanaşımına uğrayacağı da 6183 sayılı AATUHK"nun 102 vd. maddelerinde gösterilmiştir.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece, vergi ve muhasebe konularında uzman bir bilirkişi seçilerek, şikayet olunan Vergi Dairesi"nin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle şikayet olunanın vergi alacağının miktarı ve şikayet olunan tarafından borçlunun mevduat hesabına konulan haczin kapsamı ve miktarı ile tarihleri de saptanarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli, açıklamalı rapor aldırılarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayetçiler vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayetçiler vekilinin, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçiler yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.