19. Hukuk Dairesi 2017/5580 E. , 2018/3252 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen İntifa Hakkı Tesisi Ve Yatırım Hakkındaki Protokol ve ekleri uyarınca dava konusu akaryakıt istasyonunun kullanma, yararlanma ve tasarruf haklarının 07.08.2025 tarihine kadar davacı şirkete bırakıldığını, söz konusu akaryakıt istasyonunun, tapusal hakka istinaden imzalanan bayilik sözleşmesi tahtında Shell akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösterdiğini, Rekabet Kurumu kurumsal internet sitesinde 12.03.2009 tarihinde yayınlanan genel duyuru ve akabinde vermiş olduğu emsal niteliğindeki Kurul Kararları ile önceki emsal kararlar ve yerleşik uygulamanın değiştirilmiş olduğunu, bunun üzerine Danıştay nezdinde yürütmeyi durdurma talepli olarak iptal davaları açılmışsa da taleplerinin reddedilmiş olduğunu bu nedenle dava konusu akaryakıt üzerinde hukuken intifa hakkının kullanılamaz hale geldiğini, intifa bedelinin kullanılmayan döneme isabet eden süreye kıstelyevm usulü ile hesaplanacak tutarın müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğinin de yazılı olarak kararlaştırılmış olduğunu, sözleşme hükümleri gereğince 1.117.552,24 TL tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin tapu kayıtları incelendiğinde görüleceği gibi, kendi yetkililerini görevlendirerek intifa şerhini tek taraflı olarak kaldırmış olduğunu, davacının rekabet kurulu kararına istinaden idari yaptırıma uğramamak için intifa sözleşmesini rızasıyla sona erdirmiş olduğunu, kendi rızasıyla yaptığı bir işlemden dolayı müvekkili şirketin sorumlu gösterilerek hak iddia etmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama alınan bilirkişi raporu neticesinde, taraflar arasında 19/06/2008 tarihli sözleşme imzalandığı, 17 yıllık intifa hakkı tesis edilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 18/09/2015 tarihinden sonra imzalanmış olması nedeniyle grup muafiyetinden yararlanma süresinin 29/05/2013"e kadar olduğu, bu tarih itibariyle sözleşmenin sona ermiş kabul edilmesi gerektiği, bu durumda intifa hakkının kalan süresinin 4388 gün olduğu, intifa hakkı karşılığında davalıya verilen bedelin kısmen sebepsiz kaldığı, bu kısım yönünden iade borcunun doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava intifanın kullanılmayan süresine ilişkin intifa bedelinin tahsili davasıdır. Davalı cevap dilekçesinde davacının intifa hakkını kendi rızasıyla kaldırdığını , akit tablosu içeriğine göre bedel talep edemeyeceğini savunmuştur. Dava konusu intifanın kaldırılmasına ilişkin tapu sicil müdürlüğünün 14/06/2013 tarihli 6603 sayılı belgesinde davacı temsilcisi beyanında “Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğum intifa hakkının tamamından bedelini aldığımdan bedelsiz olarak çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim.” demiştir. Bu durumda yerel mahkemece bu beyan karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı lehine hükmedilen takdiren 1.630,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.