10. Hukuk Dairesi 2021/2063 E. , 2021/4543 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2019/626-2020/551
Dava, davacılar murisinin yaşlılık aylığı ve ölüm aylığının iptaline ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile tüm özlük haklarının geri verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kısmen kabulü ile; sigortalı ..."in davacı hak sahiplerine 08/02/2005 tarihinden itibaren ölüm sigortasına bağlı tüm hakların verilmesine ve tanınmasına, 01/03/2005 tarihinden itibaren sigortalı ..."in hak sahiplerine ödenmeyen ölüm aylıklarının her bir aylığın ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı hak sahiplerine verilmesine, davalı kurumun sigortalı ..."in davacı hak sahiplerine borç çıkarma işleminin kısmen iptali ile, sigortalı ..."in davacı hak sahiplerinin davalı Kuruma 302,53 TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir ise de; kurumdan gelen yazı cevaplarına göre davalı Kurumdan gelen yazı cevabında 31.05.2001 tarihinde hayali prim ödemesine dayalı toplam 6944 günlük hizmete karşılık, 01.02.2003 tarihinden itibaren bağlanmakla 01.03.2005 tarihine kadar ödenen yaşlılık aylığı toplamının 7.680,05 TL olduğu, davacılar murisinin 08.02.2005 tarihinde ölümü ile hak sahiplerine 01.03.2005-27.12.2006 tarihine kadar ödenen ölüm aylıklarının toplamının 8624,71 TL hayali prim ödemesine dayalı olmayan gerçek hizmet ile prim ödemesine dayalı 5408 günlük hizmete karşılığı; davacılar murisine 01.02.2003 tarihinden itibaren bağlanmakla 01.03.2005 tarihine kadar ödenmesi gereken yaşlılık aylıklarının toplamının 7973,64 TL olduğu,davacılar murisinin 08.02.2005 tarihinde ölümü ile hak sahiplerine 01.03.2005-27.12.2006 tarihine kadar ödenmesi lazım gelecek ölüm aylıklarının toplamı 10.804,54 TL olduğu belirtilmekle dosya kapsamındaki bilgilerden kurulan hükümün çelişkili olduğu ve infazında tereddüt oluşturacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 35 ve Geçici 10. maddeleri ile 41. maddesidir. 01.01.1947 doğumlu olan sigortalıya 11.12.1977-26.03.1989, 14.07.1993-31.12.1995 ve 24.06.1997-06.01.2003 tairhleri arasında Bağ-Kur sigortalılığı toplam gün sayısı 6944 gün prim ödeme gün sayısı ile 06.01.2003 tarihli tahsis talebine istinaden 31.01.2003 tarihinde yaşlılık aylığı bağlama kararı tesis edilerek mülga 1479 sayılı Yasa ile iş bu yasanın bazı maddelerini değiştiren 4447 sayılı yasa düzenlemesi çerçevesinde 01.02.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği üzere 01.02.2003 tahsis tarihi itibariyle davacıların murisinin 5408 gün üzerinden yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı irdelenmeli, yaşlılık aylığı ve ölüm aylığı iptallerinden dolayı borç tahakkuku yapılan yaşlılık aylığı ve ölüm aylığı miktarları ayrı ayrı Kurumdan sorulmalı, 01.02.2003-08.02.2005 tarihleri arası 6944 gün ve 5408 gün üzerinden bağlanan yaşlılık aylığı miktarı Kurumdan sorularak 6944 gün üzerinden bağlanan yaşlılık aylığının miktarının fazla olması halinde fazla olan fark yaşlılık aylığı miktarı kadar borçlu olduğu ve yine 01.03.2005-27.12.2006 tarihleri arası 6944 gün ve 5408 gün üzerinden bağlanan ölüm aylığı miktarı Kurumdan sorularak 6944 gün üzerinden bağlanan ölüm aylığı miktarının fazla olması halinde fazla olan fark ölüm aylığı miktarı kadar borçlu olduğu kabul edilerek karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, bozma ilamında belirtilmesine rağmen davalı Kurumdan açıkça sorularak yaşlılık aylığı ve ölüm aylığı ödeme miktarlarına göre hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/04/2021gününde oy birliğiyle karar verildi.