12. Ceza Dairesi 2019/2300 E. , 2021/1252 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.835,75 TL maddi, 6.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 27/07/2015 tarihinden işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan düzenleme dikkate alındığında, davacı lehine hükmolunan vekalet ücreti miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat"" yerine, ‘’Tazminat’’ olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/603 Esas – 2016/29 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27/07/2015 – 18/12/2015 tarihleri arasında 4 ay 21 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24/02/2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK"nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 4.835,75 TL maddi, 6.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmedilmesinde;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, manevi tazminat miktarının fazla verildiğine, vekalet istemine ilişkin karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Maddi tazminatın, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’4.744,48’’ TL yerine, fazla hesaplama ile bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’4.835,75’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2- Davacı tarafça faiz talebinde bulunulmadığı dikkate alınmadan, gözaltı tarihinden itibaren faize hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. paragrafında davacı lehine hükmolunan maddi tazminat miktarının "4.744,48" TL"ye düşürülmesi ve hüküm 1. ve 2. fıkrasındaki “gözaltı tarihi olan 27/07/2015” ibaresinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.