Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/2542
Karar No: 2020/9037
Karar Tarihi: 08.07.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2020/2542 Esas 2020/9037 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2020/2542 E.  ,  2020/9037 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ: ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti :
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ... İI Müdürlüğünde 25/02/1985 tarihinde çalışmaya başladığını, 13/02/2006 tarihinde müdür olarak 1. Tip İş Sözleşmesi imzaladığını, 15/07/2008 tarihine kadar müdür olarak görev yaptığını, bu tarihte malzeme müdürlüğünün “tedarik zinciri uzmanlığına” dönüştürüldüğünün bildirildiğini, müvekkilinin ünvanının değiştirildiğini ve müşteri ilişkileri bölümünde görevlendirildiğini, müdürlük ünvanının alınması, personelinin dağıtılması, müdürlük ünvanına bağlı olarak alması gereken artışları alamaması ve bazı ödeneklerin kesilmesi (temsil ödeneği, telefon kontör hakkı, ADSL hakkı gibi) sebepleriyle de ağır şekilde mağdur olduğunu, bu uygulamaların, hem müvekkilin davalı şirketle imzaladığı iş sözleşmesine hem İş Kanununun işverene çalışanlara eşit davranma sorumluluğu yükleyen 5. maddesine aykırı olduğunu savunarak, eşit davranma ilkesini ihlal eden davalının; öncelikle haksız olarak elinden alınmış olan müdür ünvanının müvekkile iadesine, 4 maaş tutarındaki tazminat ile haksız uygulama sonucu davacının uğradığı parasal kayıpların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti :
    Davalı vekili, davacı tarafından aynı hukuki ve maddi olgulara dayanarak davalar açıldığını, açılan davaların derdest dava ile aynı nitelikte bulunduğundan davanın derdestlik yönünden reddinin gerektiğini, davacının ikale sözleşmesi imzalayarak iş sözleşmesini sona erdirdiğini, tüm hak ve alacaklarını alarak müvekkil şirketi ibra ettiğini, davalı şirketin özel hukuk tüzel kişiliğine kavuştuğundan yeniden yapılandığını, buna paralel olarak davalı şirketin yeni organizasyon yapısı, norm kadro sayısı ve uzman yapısında değişimler yaşandığını, il telekom müdürlüklerindeki malzeme müdürlüklerinin tedarik zinciri uzmanlığına dönüştürüldüğünden davacının uzman ünvanına atandığını, daha sonra müşteri ilişkilerinde görevlendirilmesinin sebebinin de şirketin il telekom müdürlüklerinde tedarik zinciri uzmanlıklarının kapatılması olduğunu, bu organizasyon değişiklikleri sonucu gerçekleştirilen ünvan ve birim değişikliklerinin sadece davacıya münhasıran gerçekleşmediğini, yapılan unvan değişikliği sonucunda davacının ücretinde herhangi bir azaltma yapılmasının söz konusu olmadığını, davacının hukuki korumayı gerektiren hak kaybına uğramadığının belgelerle sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Bozma üzerine Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve kanuni düzenlemeler gereğince hakimin, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca kanuni unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde bozma ilamında belirtilen bozma gereği yerine getirilmediği gibi tarafların hukuki dinlenme haklarını ihlal eder şekilde ve usul kurallarının açık hükümlerine aykırı olarak gerekçesiz karar verildiği açıkça anlaşılmakta olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
    2-Öte yandan eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir.
    4857 sayılı Kanun sistematiğinde, eşit davranma borcu, işverenin genel anlamda borçları arasında yerini almıştır. Buna karşın eşitlik ilkesini düzenleyen 5. maddede, her durumda mutlak bir eşit davranma borcu düzenlenmiş değildir. Belli bazı durumlarda işverenin eşit davranma borcunun varlığından söz edilmiştir.Dairemiz kararlarında “esaslı nedenler olmadıkça” ve “biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça” bu yükümlülüğün bulunmadığı vurgulanmıştır. İşverence, işçiler arasında farklı uygulamaya gidilmesi yönünden nesnel nedenlerin varlığı halinde eşit işlem borcuna aykırılıktan söz edilemez.Somut uyuşmazlıkta, işyerinde müdür olarak görev yaptığı sırada davalı işverence yapılan organizasyon değişikliği(05/02/2008 tarihli İcra Kurulu kararı ve 31/01/2008 tarihli “İl Organizasyon Yapısı” belgesi) üzerine davacının görevli olduğu malzeme müdürlüğü biriminin kaldırıldığı ve yerine İl Telekom Müdür Yardımcısına bağlı tedarik zinciri uzmanlığı biriminin ihdas edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 17/10/2019 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek raporda hesaplanan alacaklar yönünden talep doğrultusunda karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin ... İl Telekom Müdürlüğünde “Tedarik Zinciri Müdürlüğü” görevi yapan ...’nin emsal işçi olduğu değerlendirilerek sonuca gidilmiştir. Ne var ki söz konusu dava dışı işçi ...’nin davacı için emsal işçi olduğunun kabulü imkanı bulunmamaktadır.Şöyle ki; davalı işverence yapılan organizasyon değişikliği üzerine şirket bünyesinde mevcut “İl Telekom Müdürlüklerinin” bir kısım objektif kriterler gözetilerek sınıflara ayrıldığı, tüm il müdürlüklerindeki “malzeme müdürlüğü” birimlerinin kapatıldığı ancak 1. sınıf İl Müdürlüklerinde bulunan sabit telefon abonesi ve ADSL sayıları gözetilerek malzeme müdürlüğü yerine “tedarik zinciri müdürlüğü” biriminin ihdas edildiği, davacıya emsal kabul edilen dava dışı İ.Tırsi’nin görev yaptığı ... İl Müdürlüğünün 1. sınıf İl Müdürlüğü olduğu, davacının görev yaptığı İl Müdürlüğünün ise 1. sınıf İl Müdürlükleri arasında yer almadığı ve dolayısıyla davacı için dava dışı ...’nin emsal kabul edilemeyeceği anlaşılmış olup dosya kapsamındaki dava dışı işçiler ..., ..., ...’ın çalıştıkları İl Müdürlükleri ve pozisyonları itibari ile davacı gibi 1. sınıf olmayan İl Müdürlüklerinde görev yaptıkları ve anılan dava dışı işçilerin bordroları gözetilerek davalı işverenin davacıya karşı eşit işlem borcuna aykırı davranışından söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken, Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmadan yanılgılı değerlendirme ile sonuca gidilmesi yerinde değildir. Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08/07/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.














    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi