23. Hukuk Dairesi 2011/1649 E. , 2012/2046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit, istirdat ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken, davalı kooperatif yönetimi ile varılan mutabakat neticesinde tüm borçlarını ödeyerek 30.03.2004 tarihli ibranameyi aldığını ve daha sonra kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, ancak daha sonra davalı kooperatifin müvekkilinin borcu olduğu iddiası ile takibe geçtiğini müvekkilinin haciz tehdidi altında borçlu olmadığı bedeli ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının müvekkili kooperatifin üyesi iken 18 no"lu bağımsız bölümün tapusunun davacı adına devrinin yapıldığını, ancak davacının müvekkili kooperatife karşı bakiye borçlarını ödememek için istifa ettiğini, davacının dayanak aldığı ibranamenin BK"nun 19 ve 20. maddeleri uyarınca hukuken geçerli olmadığını ve müvekkilini bağlamadığını, müvekkili kooperatifin 26.06.2004 tarihinde alınan karar uyarınca davacının da aidat tutarını ödediğini, ancak yeni yönetimin yaptığı inceleme sonucunda müvekkili kooperatifin borç yükü altında olduğunun tespit edilmesi üzerine 16.10.2004 tarihinde yapılan genel kurulda yeni aidatlar belirlendiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının borcunu ödememesi üzerine takibe geçildiğini, davacının haciz zaptında borcu kabul ettiğini, davanın haksız açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 10.07.2008 gün 2007/2806 Esas 2009/9315 Karar sayılı hükmüyle bozulmuştur.
Bu sırada...Yalısı Konut Kooperatifi tarafından, ... aleyhine açılan alacak davasının mahkemenin 08.07.2009 gün 2009/102-211 sayılı kararı ile asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, bu davada... Yalısı Konut Yapı Kooperatifi vekili 16.000,00 TL kooperatif alacağının tahsilini talep etmiş, ... vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; 26.06.2004 tarihli genel kurul gündeminde ortakların ibralarına ilişkin bir madde yer almadığı ve bu işlemin genel kurulda müzakere edilmediği için geçerli olmadığı, taraflar arasında akdedilen 30.03.2004 tarihli "Sulh ve İbranamedir." başlıklı sözleşmeye dayanan ve davacı ortağın ibrasına yönelik 26.06.2004 tarihli genel kurulun yok hükmünde olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin devam ettiği, adına tahsis edilen taşınmazı satmasının ortaklığı devir anlamına gelmediği, doğan borçlardan sorumlu olduğu ortaklar arasında eşitlik ilkesinin bozulmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, bilreştirilmesine karar verilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 16.10.2004 tarihli genel kurul kararı uyarınca aidat borcunun tahsili için girişilen takip nedeni ile menfi tespit, istirdat ve Yargıtay bozma ilamından sonra birleştirilmesine karar verilen alacak talebine ilişkindir.
Taraflar arasında 30.03.2004 tarihli ibraname imzalandığı ve davacı ..."ın 30.03.2004 tarihli dilekçesi ile davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve istifasının yönetim kurulunun aynı tarihli kararı ile kabul edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, hem asıl davadaki hem de birleştirilmesine karar verilen davadaki borcun temelini oluşturan 16.10.2004 tarihli genel kurul kararı ile diğer genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak görülen davanın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından bu davanın sonucu beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı karşı davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.