Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/2374
Karar No: 2013/3681
Karar Tarihi: 18.3.2013

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2013/2374 Esas 2013/3681 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2013/2374 E.  ,  2013/3681 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ALANYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 08/03/2012
    NUMARASI : 2010/269-2012/270

    Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Ü.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;                                  
    Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının miras bırakanı ve babası olan A. U."ın 20.08.1952 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı Z.ile dava dışı Ü.K., M. Ç., A. U., Y. U., ölü oğulları M.ile A."in eş ve çocuklarının kaldığı, davalılardan N."in murisin oğlu M.in damadı, davalı Ü."nün ise murisin gelini olduğu, ortak murislerinden intikal eden 38 ile 39 parsel sayılı taşınmazların mirasçılar adına miras payları oranında tescil edildikten sonra, ifraz edilebilmesi amacıyla iki parsel birleştirilerek 1690 nolu parselin oluşturulduğu, bütün mirasçıların katılımı ile 17.01.2008 tarihinde 1690 parselin taksim edildiği, taksim sonucunda davacıya 396 ada, 5 parselin müstakilen, 397 ada, 4 parselin davalılarla birlikte 1/3 er paylarla tescil edildiği, davanın 28.04.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
    Davacı, 7 kardeşten her birinin payına 2500 m² yer isabet etmesine karşın, taksim sonucunda kendisi adına 1803 m² yer tescil edildiği, taksim ve tescil sırasında hataya düşürüldüğü ve kendisine eksik pay  verildiği iddiası ile eldeki davayı açmıştır.
    Davalı vekili tarafından hak düşürücü süre geçirildikten sonra davanın açıldığına dair itirazda bulunulmuştur.
    Hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 39. (818 sayılı Borçlar Kanununun 31. ) maddesi "" yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır"" hükmünü içermektedir. O halde, hak düşürücü sürenin geçmiş olması halinde mahkemece işin esasının incelenemeyeceği ve salt bu nedenle davanın reddine karar verileceği kuşkusuz olup, sürenin mahkeme tarafından resen dikkate alınıp incelenmeside yasal bir zorunluluk bulunmaktadır.
    Somut olayda; mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı konusunda bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleme olanağı bulunmaktadır.
    Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler dikkate alınarak davanın yasal süresi içinde açılıp açılmadığının tespiti için  araştırma ve inceleme yapılması, bildirdikleri taktirde taraf delillerinin toplanması, davanın süresi içinde açılmadığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesi, yasal süresinde açıldığı sonucuna varıldığı taktirde hata olgusunun yasal ve kabul görmüş Yargıtay ilkeleri dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, ıttıla tarihini davalının ispat etmesi gerektiği şeklindeki  yanılgılı değerlendirme ve noksan tahkikatle  yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
     Davalının temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi