Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/10153
Karar No: 2016/11761
Karar Tarihi: 06.12.2016

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/10153 Esas 2016/11761 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2015/10153 E.  ,  2016/11761 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Yeniosmaniye köyünde bulunan bir parça tesbit dışı taşınmazı müvekkilinin imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır .
    Mahkemece, davanın kabulüne, 06/04/2011 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile işaretli 24.364 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairenin 26.03.2013 tarih, 2012/15242 E. 2013/3280 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece öncelikle yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidine ilişkin belgeler getirtildikten sonra hat uygulaması yapılması, taşınmazın tahdit sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde davanın reddedilmesi, tahdit sınırları dışında kalıyor ise HGK’nın 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8-183-187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca paftasında orman belirlemesi yapılarak tespit harici bırakılan yerlerin, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, bu tarihe kadar sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, ancak; orman kadastro sınırının dışında bırakıldığı tarihten sonraki zilyetliğe değer verileceğinin düşünülmesi, orman kadastrosunun kesinleşmesinin üzerinden dava tarihine kadar 20 yıl geçmemişse ise davanın reddedilmesi, 20 yıl geçmiş ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşularının araştırılması, sonucuna göre karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
    Dava, TMK"nun 713. maddesi uyarınca tescil istemine ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 01/09/1992 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1972 yılında yapılıp kesinleşmiştir.
    Davacı vekilinin temyiz itirazları harç ve vekalet ücretine yönelik olup, mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı" belirtilmiştir. Somut olayda davanın feragat yönünden reddine karar verildiğinden ret sebebi her iki davalı yönünden de ortak olduğundan davalılar yararına tek vekalet ücreti takdir edilmelidir. Bundan ayrı, dava dilekçesinde dava değeri 10.000.-TL olarak belirtilmiş, anılan miktar üzerinden harç ödenmiş, keşfen belirlenen dava değeri üzerinden eksik harç tamamlanmamıştır. Bu sebeple dava dilekçesinde belirtilen ve harçlandırılan 10.000.-TL dava değeri üzerinden davalılar yarına tek nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, keşfen belirlenen değer üzerinden her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Yine 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca davadan feragat halinde maktu harç alınması gerekirken yazılı şekilde nispi harca hükmedilmesi de usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 06/12/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi