Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/4114
Karar No: 2012/2162
Karar Tarihi: 20.03.2012

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2011/4114 Esas 2012/2162 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2011/4114 E.  ,  2012/2162 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki üyeliğin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    -K A R A R-
    Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatif tarafından inşa edilen dairelerden B blok G-6 numaralı daire için yönetim kurulu kararıyla kooperatife peşin ödemeli ortak olduğunu, dairenin tamamlanmış haliyle teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin kooperatifin ortağı olduğunun tespitine, diğer ortakların varsa daire üzerindeki müdahalelerinin önlenmesine, aksi halde dairenin değeri karşılığı şimdilik 10.100,00 TL" nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacı ile müvekkili kooperatif arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacının ödemelerinin kooperatif kayıt ve defterlerinde görünmediğini, önceki yönetim kurulunun yaptığı usulsüzlükler nedeniyle yargılandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu, dava konusu B blok bodrum kat 1 numaralı dairenin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile anılan dairenin ferdileşme işlemleri sırasında davacı adına tahsisi ile tapuya tesciline karar verilmiştir.
    Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
    1- Dava, ortaklık tespiti, B blok 6 numaralı daireye vaki müdahalenin önlenmesi, olmadığı takdirde daire değeri karşılığı şimdilik 10.100,00 TL’nin tahsili istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelerden, davacının 20.10.1995 tarihli yönetim kurulu kararıyla kooperatif ortaklığına alındığı, aynı tarihli sözleşmede ise, davacıya B blok G 6 numaralı dairenin tahsis edildiği, daire bedelinin peşin alındığının belirtildiği anlaşıldığından davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olup yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa"nın 23. maddesine aykırı şekilde
    yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. O halde mahkemece, davacının peşin ortaklığa alınmasına ilişkin geçerli bir genel kurul kararı bulunup bulunmadığı belirlenerek, geçerli bir peşin ortaklık varsa, davacının inşaat finansman giderlerinden sorumlu olmadığı bunun dışındaki yukarıda belirtilen giderlerden sorumlu olduğu, davacının peşin ödemeli ortak olmadığının anlaşılması halinde ise diğer ortaklar gibi genel kurul kararlarıyla belirlenen aidatları ödemekle yükümlü olduğu düşünülerek davacının ortaklık statüsüne göre kooperatife karşı olan yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği belirlenmeden karar verilmesi doğru değildir.
    2- Konut yapı kooperatifleri aidat ödeme yükümlüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir konut tahsisle yükümlüdür. Kooperatif anasözleşmesinin 62. maddesi uyarınca, konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur"a ile dağıtılır. Konutların anasözleşmenin 59/2. maddesine göre ortaklara dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz. Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kur’a sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir. Anlatılan ilkeler dışında, yönetim kurulu genel kurulun karar veya onayı olmaksızın bir konutu belli bir ortağa tahsisine karar veremez. Dava konusu dairenin 20.08.2003 tarihli kur’a zaptına göre... isimli ortağa tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Konut tahsisi, ortağa şahsi hak sağlar. Bir ortağa daire tahsisi halinde, bu kişinin ortaklığı devam ettiği sürece, rızası olmaksızın kooperatif organlarınca aynı dairenin başka ortağa tahsisi mümkün olmadığından konut üzerinde hak sahibi olma ihtimali bulunan kişilere yönelik dava açması için davacıya süre verilmeli, dava açıldığı takdirde davalar birleştirilerek diğer yanın delilleri sorulmalı ve dava konusu dairenin kime tahsis edildiği, birden çok kişiye tahsis söz konusu ile ilk tahsisini kime yapıldığı üzerinde durularak davacıya dava konusu dairenin veya başka bir dairenin tahsis edilip edilmediği keşfen belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak, dava konusu olmayan 1 numaralı dairenin tahsis ve tesciline karar verilmesi doğru değildir.
    3- Dairemize intikal eden dosyalardan davalı kooperatife yönelik benzer iddialarla çok sayıda dava açıldığı, davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin bir çok ortağın şikayeti nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları anlaşılmaktadır. İncelenen dosyalardan, yönetim kurulunca bazı dairelerin birden fazla ortağa tahsis edildiği, kooperatifle arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre arsa sahiplerine bırakılan dairelerin dahi birden fazla kişiye tahsis edildiği anlaşıldığından sadece dava konusu dairenin incelenerek sağlıklı bir sonuca varılması mümkün değildir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmiş ise de bilirkişi incelemesi hüküm kurmak için yeterli olmadığından mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulu oluşturularak, kooperatifin tüm belgeleri, defterleri, genel kurul tutanakları, ortakların ödeme belgeleri, kur’a tutanakları, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve tahsise ilişkin tüm belgeler getirtilmeli, kooperatife benzer iddialarla yöneltilen tüm dosyalar ve ağır ceza mahkemesi dosyası göz önünde bulundurularak kooperatifçe inşa edilen dairelerden hangi dairenin, hangi ortağa tahsis edildiği ve davacının ödemede bulunup bulunmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde denetime ve keşfi izlemeye olanak veren bilirkişi raporuyla belirlenmelidir. Davacının aidat ödemeleri saptanırken, yukarıda sözü edilen sözleşme de
    dikkate alınmalıdır. Zira, ortak tarafından kooperatifin yetkili kişilerine ödeme yapılması halinde ödenen miktarın kooperatif kayıtlarına aktarılmaması ödeme yapan ortağı ilgilendirmez.
    Yapılacak incelemede dava konusu veya başka bir dairenin davacıya tahsis edildiğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması halinde davacının tapu iptali ve tescil veya tahsis isteminde bulunmadığı düşünülerek, müdahalenin men’i ve dairenin teslimi istemleri değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
    4- Yapılacak tespit sonucu davacıya daire tahsis edilmediği ve kooperatifin elinde davacıya tahsis edilecek daire bulunmadığının anlaşılması halinde davacının daire karşılığı tazminat isteminde bulunduğu da göz önüne alınarak, daire tahsisi mümkün olmayan ortağa verilecek tazminatın hesaplanmasına ilişkin Dairemizin 20.10.2011 tarih 2011/965 Esas ve 2011/1185 Karar sayılı ilamıyla belirlenen formüle göre belirlenecek miktarın hüküm altına alınması gerekir.
    5- Kabule göre de, davacının ortaklık tespiti ve ıslahla dava konusu dairenin teslimini istediği halde istem aşılarak HMUK’nun 74 ve HMK’nun 26. maddesine aykırı şekilde tahsis ve tescil kararı verilmesi dahi doğru değildir.
    SONUÇ: Yukarıda (1),(2),(3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 20.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi