Davacı, 01.01.1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimitarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.01.1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davacının satıp teslim ettiği ürünlerden 1995 ve 1997 yıllarında yapılan kesintilerin kurum kayıtlarına geçmediğini, 1998 ve 1999 yıllarındaki kesintilerin kurum hesabına geçmesine karşılık aynı döneme rastlayan SSK. çalışmalarının olduğu ve tarımsal faaliyetinin kesintisiz olmadığı gerekçesi ile gerek prim kesintilerini ve tarımsal faaliyete ilişkin kayıtları, gerekse SSK. çalışmalarının kısa süreli olduğunu göz ardı ederek istemin reddine karar vermiştir.
Davacının ziraat odasına 12.03.2001 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu kooperatife ortak olmadığı, üzerine kayıtlı tarla ve fındık bahçelerinin bulunduğu, muhtar beyanına göre sürekli çiftçilik yaptığı, 01.08.2003 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, Düzce Fındık Tarım Satış Kooperatifi’nin 24.01.2007 tarihli yazısı ve eklerinden ilk defa Nisan/1995 tarihinde prim kesintisinin yapıldığı, daha sonra 1997,1998,1999 yıllarında da kesintilerin mevcut olduğu ve kooperatifin kesintilerin Vakıflar Bankasına yatırıldığının Bolu Bağ-Kur Müdürlüğü’ne yazı ile bildirildiği ilgili yazıların listelerin ve makbuzların dosyada bulunduğu, Bağ-Kur Düzce İl Müdürlüğü’nden gelen 09.04.2007 tarihli yazıda Kasım/1998 ve Ekim/1999 dönemleri primlerinin kurum hesaplarına bildirildiği ancak kesintilere ilişkin kooperatifin yazı, liste ve belgeleri dikkate alındığında prim tevkifatlarının yapıldığının açık olduğu, primlerin intikalinin ise kooperatif ile kurum arasındaki sorun olduğu, prim kesintilerini sağlayarak üzerine düşeni yerine getiren, kayıt ve tescil konusunda iradesini açıkça ortaya koyan davacının etkilenmemesi gerektiği, aksi düşüncenin sosyal güvenlik ilkeleri ile bağdaşmayacağı, öte yandan ihtilaf konusu dönem içindeki SSK.’na tabi çalışmaların 01.08.1996-31.10.1996 tarihleri arasında 90 gün, 01.06.1997-31.08.1997 tarihleri arasında 58 gün ve 01.11.1997-31.12.1997 tarihleri arasında 33 günden ibaret olup, tarımsal faaliyete, dolayısıyla tarım Bağ-Kur sigortalılığına yönelik iradeyi bozmayacak mahiyette kısa süreli çalışmalar olduğu, Mahkemenin bu süreleri nazara almaksızın, ihtilaf konusu olmayan tarihlerdeki kısa süreli çalışmalar da ekleyerek adeta davacıya sürekli SSK.’na tabi çalışması varmış gibi kabul ederek sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece , davacının teslim ettiği üründen Nisan/1995 tarihindeki prim kesintisi ile 1997, 1998, 1999 yıllarındaki diğer kesintiler ve 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeki, tarımda kendi adına ve hesabına çalışmasının yasal karinesi olan kayıtların davacı adına mevcut olması dikkate alınarak, ilk prim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.05.1995 tarihinden sigortalı olarak tescilinin yapıldığı 01.08.2003 tarihine kadar olan dönemde, tarım Bağ-Kur sigortalılığına yönelik iradeyi bozmayacak nitelikte kısa süreli 1996 ve 1997 yıllarındaki SSK.’na tabi çalışmaları dışlanarak, davacının tarım Bağ-Kur sigortalılığının tesbitine karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.