Davacı, 1.1.994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı 1.2.1994 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davacının satıp teslim ettiği ürünlerden yalnızca 1998 yılındaki prim tevkifatının Kurum kayıtlarının geçtiğine ilişkin Kurum yazısını gerekçe gösterilerek, diğer yıllardaki prim tevkifatlarına göz ardı edilerek davacının 1.6.1998-1.2.1999 tarihleri arasında tarım bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar verilmiştir.
Davacının, ziraat odasına 8.1.1999 tarihinden itibaren kayıtlı olduğu, kooperatif ortaklığının bulunmadığı, muhtarlık beyanına göre 1990 ıyılından beri çiftçilikle uğraştığı üzerine kayıtlı tarla ve fındık bahçelerinin olduğu, 1.2.1999 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, Düzce Gındık Tarım Satış Kooperatifinin 2 6.2007 tarihli yazısı ve eklerinde davacının teslim ettiği fındık ürünlerinden ilk defan Nisan 1995 tarihinde prım kesintisinin yapıldığı, daha sonra 1997, 1998 ve 1999 yıllarında da kesintilerinin mevcut olduğu ve kooperatifin yapılan prim kesintilerini Vakıflar Bankası"na yatırıldığını Bolu Bağ-Kur Müdürlüğü"nce yazı ile bildirildiği, ilgili yazıların, kayıtların ve makbuzlarının dosyada bulunduğu, ancak Bağ-Kur Düzce İl Müdürlüğü"nden gelen 9.4.2007 tarihli yazıda Nisan 1998 dönemi priminin Kurum hesaplarının intikal ettiğinin, diğer kesintilerinin ise belirlenemediğinin bildirilmesi üzerine, mahkemece kooperatifin prim kesintisinie ilişkin yazı ile belgeleri dikkate alınmaksızın Kurum yazısının esas alınarak sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
İlgilinin satıp teslim ettiği üründen prim tevkifatının yapılmış bulunması ve bunun belgelerle belirlenmesi durumunda, kesintinin Kurum hesabının intikalinin sigortalılığın başlaması yönünden aranılmayacağı, kesintinin yapılmasının yeterli olduğu, kesintinin kurum hesaplarının geçmesinin takip ile yetkili Kurum ile prim kesintisinin gerçekleştiren intikalden sorumlu kuruluş arasındaki sorun olduğu, aksi halde başkalarının kusurunun, prim kesintisini sağlayarak üzerine düşen görevi yerine getiren, kayıt ve tescil konusunda iradesini açıkça ortaya koyan şahsa yükleneceği bununda sosyal güvenlik ilkelerine ters düşeceği ortadadır.
Mahkemece, davacının teslim ettiği üründen Nisan/1995 tarihdeki prim kesintisi ile 1997, 1998 ve 1999 yıllarındaki kesintiler ve 2926 sayılı Yasa"nın 10. maddesinde belirtilen, tarımda kendi adına ve hesabına bağmsız çalışmanın yasal karinesi olan kayıtların davacı adına mevcut olması dikkate alınarak ilk kesintiyi takip eden aybaşı olan 1.5.1995 tarihinden, sigortalı olarak tescilinin yapıldığı 1.2.1999 tarihine kadar olan dönemde davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle 1.6.1998 tarihinden itibaren tesbitine karar verilmesi, kabule göre de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken uygulama yeri bulunmayan "davanın mahiyeti gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığı" gerekçesi ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.