Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2017/3164
Karar No: 2020/5922
Karar Tarihi: 08.12.2020

Danıştay 10. Daire 2017/3164 Esas 2020/5922 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/3164
Karar No : 2020/5922

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA (MÜDAHİL): … İnş. Haf. Nak. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2015/4796 K:2017/2569 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davalı idare ve işi ihale ettiği yüklenici şirket tarafından 2008 yılında başlatılan yol yapım çalışmaları esnasında Hakkari ili, … ilçesi … köyü, … Mezrasında bulunan davacılara ait meyve ağaçlarının yol şev sınırında kalarak üzerlerinin toprak ile örtülmesi ve kırılmaları sonucu zarar meydana geldiğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen maddi zarara karşılık 88.308,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle artırılarak 120.199,22 TL) maddi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 17/04/2015 tarihinde düzenlenen zirai bilirkişi hesap raporunda dava konusu taşınmazda meydana gelen zararın 92.961,95 TL olarak hesaplandığı, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterli görüldüğü belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 92.961,95 TL'nin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2015/4796 K:2017/2569 sayılı kararı ile tarafların temyiz istemleri kabul edilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda kurumuş ağaçlara ilişkin olarak yapılan hesaplamanın doğru olduğu, bilirkişi raporunda kuruyan ağaçların kereste değeri ve kuru tarım kazancı hesaplanacak tazminattan düşüldüğünden tekrar düşülmesi yönünde verilen bozma kararında hukuki isabet bulunmadığı ve bozma kararının miktar artırımı ile artırılan kısma artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönündeki kısmının da yerinde olmadığı ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde maddi zararın hesaplanma yöntemi yönünden ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile maddi tazminatın hesaplanma yöntemini gösteren Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2015/4796 K:2017/2569 sayılı kararı kaldırılarak tarafların temyiz istemi yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılara ait Hakkâri ili, … ilçesi, … köyü, … mezrasında yer alan taşınmazlarda bulunan meyve ağaçlarının 2008 yılında başlatılan Hakkari-Çukurca Karayolunun yapımı nedeniyle toprak ve moloz altında kalmaları ve kırılmalarından dolayı zarara uğranıldığı ileri sürülerek uğranılan zararın ödenmesi istemiyle Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak, 16/01/2015 tarihinde … Mezrası'nın tümünde (dava konusu taşınmazlar da dahil olmak üzere) keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı; bir inşaat mühendisi, bir harita mühendisi ve bir ziraat yüksek mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda; davacılara ait taşınmazın yol şev sınırının yakınında olduğu, …'a ait … ada … parsel sayılı ve …'a ait … ada … parsel sayılı taşınmazların içinde kalan ağaçların yol çalışmaları sırasında zarar gördüğü, yol boyunca yaklaşık 50 metre boyunca ve ortalama 15-20 metre eninde olacak şekilde dava konusu parselin molozla dolduğu, keşif sırasında bilirkişi olarak beyanına başvurulan kişiler ve köylüler tarafından kadastro çalışmalarından önce davacıların özel bilirkişi raporuna konu olan alanları zilyet olarak kullandıkları, kendileri tarafından bu alana ağaçlar dikildiği, 2008 yılında yol çalışmalarının yapıldığı ve davacılara ait ağaçların molozların altında kalarak ya da çalışmalar sırasında yuvarlanan kayaların çarpması sonucu kırıldığının beyan edildiği, dava konusu olayda hangi davacının taşınmazında ne kadar ağaç olduğu belirtilmeksizin ortak tutanak tutulduğu için parsel bazında ayrım yapılmaksızın toplam zararın bir bütün olarak hesaplandığı belirtilmiştir.
Olayla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere, davalı idare ve işi ihale ettiği yüklenici şirket tarafından 2008 yılında başlatılan yol yapım çalışmaları esnasında, Hakkâri İli, … İlçesi, … Köyü, … Mezrası'nda bulunan taşınmazlardaki meyve ağaçlarının toprak altında kalması ve yuvarlanan kayaların etkisiyle kırılmaları ve zararlarının giderilmemesi nedeniyle, davacıların uğradığı zararın, hizmet kusuru ilkesi uyarınca davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği açıktır.
Ancak, dosyada mevcut ziraat mühendisi tarafından düzenlenen 15/04/2015 tarihli bilirkişi raporunun hesaplama yöntemi bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesince, davacıların uğradıkları gerçek zarar miktarının tespiti amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.
Buna göre, dosya üzerinden yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, davacıların zararının;
1- 15/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda zarar gördüğü tespit edilen ağaçların değerinin; zarar gören ağacın yerine dikilecek ağacın resmi veya özel kişi ve kurumlardan satın alınması halindeki ödenecek bedele göre hesaplanması,
2- Ağaçların ürün kaybına ilişkin zararın ise … İlçe Tarım Müdürlüğünce bildirilecek ürün fiyatı esas alınarak, hesaplanması gerekmektedir.
Bu şekilde hesaplanacak zarar tutarından, arazinin boş kaldığı dönemde hububat ekilmesi halinde elde edilebilecek gelir ile kırılmak suretiyle kuruyan ağaçların satılması halinde elde edilebilecek kereste/odun bedelinin yarar olarak düşülmesi, bir başka ifadeyle yarar ve zararın denkleştirilmesi suretiyle zararın hesaplanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi