21. Hukuk Dairesi 2018/776 E. , 2019/704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacı İstemi :davacının 29/07/2011 tarihli dilekçe ile yurt dışı çalışmaları sebebi ile 3201 SY kapsamında kısmi borçlanma talep ettiğini, 04/04/1988-12/08/1997, 04/11/1998-27/06/2011 dönemi için yapılan tahakkuk üzerine 5319 gün için 04/04/1988-12/08/1997 , 04/11/1998-04/04/2004 dönemi karşılığı bedeli yatırdığını , 04/12/2013 tarihli dilekçe ile bu dönem için borçlanılan sürenin intibakının istendiğini, intibakın 28/06/1995-27/06/2011 dönemine aralıklı olarak yapıldığını , bu nedenle de aylığın düşük bağlandığını , 11/01/2016 da başlangıçtan ileriye doğru intibak talebinde bulunulduğunu, aylığın yeniden hesaplanıp farkların ödenmesinin istendiğini, kurumun 17/02/2016 da talebi reddettiği , bu işlemin yasaya aykırı olduğunu belirterek yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılmasına ve değerlendirilmesine ilişkin yönetmeliğin 4. Bölüm 12. Maddesinde borçlanılan kişinin belirttiği sürelere göre işlem yapılması gerektiğinin belirtildiğini , tahakkuk cetveline göre kısmi ödeme yapıldığını , anılan hükmün uygulanması gerektiğini davacının bedelini ödediği 5319 günlük hizmetin 04/04/1988 den itibaren ileriye doğru 12/08/1997 tarihine kadar ve 04/11/1998-04/04/2004 dönemine mal edilmesi gerektiğinin tespiti istemiştir.
B)Davalı Cevabı :
Kurum vekili; yetki, husumet , hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemenin;yurt dışı çalışmalarının borçlanılması durumunda borçlanılan sürelerin hangi tarihten itibaren sigortalı süresi olarak kabulü gerektiği, yani ne şekilde intibakın yapılacağına ilişkindir. Bilirkişi raporunda açıklanan yasal mevzuat ve hem davacının sunduğu , hemde raporda bahsi geçen 10 HD kararları birlikte değerlendirildiğinde davacının borçlandığı 5319 günlük sürenin mahkeme kararı ile tespit edilen sigorta başlangıç tarihinden ileriye doğru intibakının yapılması gerektiği, aksine kurum işleminin hatalı olduğu gerekçesine dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, Davacının davasının kabulü ile,davacının 3201 sy kapsamında yaptığı yurt dışı hizmet borçlanması sebebi ile borçlandığı 5319 günün 04/04/1988-12/08/1997 ve 04/11/1998-04/04/2004 dönemine intibakının yapılması gerektiğinin tespitine , yapılacak bu intibaka göre aylığın bağlandığı başlangıç tarihinden itibaren yeniden hesaplanması ve bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davalı vekili; Kurum işleminin doğru olduğunu, davanın reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu; sigortalının yurt dışında geçen ve borçlanmaya tabi sürelerin bir kısmını borçlanması halinde borçlanılan sürelerin hangi tarihler arasına mal edileceği yönünde yasal bir hüküm bulunmadığı gibi, yaşlılık aylığı tutarının sigortalının borçlanmasının mal edildiği döneme göre farklılık arz etmesi karşısında, Kurumun sigortalıyı bu yönde bilgilendirme yükümlülüğü olduğu, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sigortalının zarara uğramasına sebep olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar vermiştir
F)Temyiz :
Davalı vekili, İstinaf başvuru gerekçesini tekrarlamıştır
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 Sayılı Yasa"nın 5. maddesinde;
“Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır.Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.” hükmü yer almaktadır.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 29/07/2011 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile 03/04/1988-27/06/2011 tarihleri arası 8364 gün ev kadınlığı süresini borçlanma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından 09/08/2011 tarihinde 04/04/1988-12/08/1997 ile 04/11/1998-27/06/2011 dönemi için 70.752,39 TL tutarında 7923 gün için tahakkuk cetveli düzenlendiği, davacının 17/10/2011 tarihinde 47.500,39 TL kısmi borçlanma bedelini ödediği, davacının 04/12/2013 tarihinde giren dilekçesi ile 04/07/1988-12/08/1997 tarihleri arasına ilişkin 5319 gün karşılığı primi ödediğini, davacının 04/12/2013 tarihli dilekçe ile 47.500 lira ödeme yapıldığını(5319 gün) bu miktarın 04/07/1988-12/08/1997 ve 04/11/1998-14/07/2004 arasına maledilemesini istediği, davacının 29/01/2014 tarihli dilekçe ile 47.500 lira ödeme yapıldığını(5319 gün) bu miktarın 04/07/1988-12/08/1997 tarihleri arasına arasına maledilemsini istediği, Kurumun borçlanmayı 28/06/1995-12/08/1997 ve 04/11/1998-27/06/2011 tarihleri arası kabul ettiği anlaşılmıştır.3201 sayılı Yasa"nın 5. maddesinin 1. fıkrasına göre; Kurum"ca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum"ca düzenlenen borçlanma cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Yargıtay HGK"nun 12.12.2018 gün, 2017/21-3113 Esas – 2018/1899 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.Davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.
H)Sonuç :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.