Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/945
Karar No: 2019/707
Karar Tarihi: 07.02.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/945 Esas 2019/707 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/945 E.  ,  2019/707 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    K A R A R
    A)Davacı İstemi :
    Davacı vekili, 22/03/2013 tarihli dilekçesi ile devredilen Bağkur kapsamında,ardından 30/12/2013 vc 31/03/2015 tarihli dilekçeleri ile de devredilen SSK kapsamında yurtdışında geçen sürelerinin bir bölümünü 3201 Sayılı Yasa uyarınca borçlanma talebinde bulunduğunu, Devredilen Bağ-Kur kapsamında 26.04.1982-25.04.1997 tarihleri arasına ilişkin olarak 5400 gün tahakkuk ettirilen cetvele 26.04.1982-10.09.1992 tarihleri arasına ilişkin olmak üzere 3735 gün için 38.993,40 TL’yi, devredilen SSK kapsamında 27.04.1997-06.09.2000 tarihleri arasına ilişkin olarak 1210 gün tahakkuk ettirilen cetvele 27.04.1997-24.12.1999 tarihleri araşma ilişkin olmak üzere 957 gün için 10.429,84 TLyi, yine devredilen SSK kapsamında 11.09.1992-12.07.1993 tarihleri arasına ilişkin 302 gün tahakkuk ettirilen borçlanma bedelinin tamamını (3,870,43 TL’yi) davalı Kurumun ilgili banka hesabına yatırdığını, müvekkilinin 10/06/2015 ve 29/06/2015 tarihli dilekçeleri ile ödemelerin 26.04.1982-10.09.1992, 11.09.1992-12.07.1993, 27.04.1997-24.12.1999 tarihleri arasına sayılması hususunda irade beyanında bulunarak, 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurum, 05.11.2015 tarihli aylık bağlama kararı İle davacıya yaşlılık aylığı bağladığını, ancak yaşlılık aylığı bağlama kararının incelenmesinden; davacının aylık bağlamaya esas yıllık kazanç dönemleri belirlenirken borçlanarak ödediği 957 günün tahakkuk cetvelindeki 09.01.1998-06.09.2000 tarihleri arasını dönemin esas alındığını ve aylıklarının buna göre bağlandığını, bu uygulama ile müvekkilin borçlanma yaptığı dönemler 31.12.1999 tarihinden sonrasına bırakılarak aylılarının düşük hesaplanmasına sebebiyet verdiğini,bunun üzerine 19.01.2016 tarihli dilekçe ile 09.03.2015 tarih ve 3963892 varide sayılı tahakkuk cetveline yapılan 957 günlük ödemenin 27.04.1997-24.12.1999 tarihleri arasına karşılık yapıldığı göz önünde tutularak, bu borçlanma tarihlerine göre aylık bağlamaya esas yıllık kazanç dönemlerinin tespit edilerek bağlanmış olan yaşlılık aylığının başlangıç tarihinden itibaren yeniden bağlanması ve doğacak, fark tutarlarının hesaplanarak müvekkile ödenmesi talep edilmiş ise de, davalı Kurum tarafından aylıklarının hesaplanmasında ve ödenmesinde herhangi bir hata bulunmamaktadır” denmek suretiyle talebin reddedildiğini,yapılan işlemlerin yerinde olmadığını, müvekkilinin devredilen SSK kapsamında borçlanmak suretiyle ödediği 957 prim gününün 27.04.1997-24.12.1999 tarihleri arasına mal edilmesi gerektiğini, düzeltilen bu borçlanma tarih aralıklarına göre, bağlanmış olan yaşlılık aylığının buna göre başlangıç tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemiştir.
    B)Davalı Cevabı :
    Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
    Mahkemenin; davacı her ne kadar kendisine yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra borçlanılan 957 günlük sürenin 27/04/1997 -24/12/1999 tarihleri arası döneme mal edilmesini talep etmiş ise de, borçlanma talebinde bulunurken borçlanacağı bu dönemi açıkça belirtmediği, dolayısıyla Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesine dayandığı anlaşılmıştır.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    D) İstinaf Başvurusu :
    Davacı vekili; davacının yaşlılık aylığı bağlanırken iradesini açıkca ortaya koyduğunu, 3201 sayılı kanunun 5/2.maddesinde sosyal güvenlik kanununa tabi hizmeti olanların borçlandıkları gün sayısının prim ödeme gün sayısı ile ilgili hizmetlerine katılacağını öngördüğü gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
    E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
    Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu;davacının 26.04.1964 doğumlu olduğu,403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu"nun 20. Maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu"nun 99/13545 sayılı kararı ile 07.09.2000 tarihinden itibaren izinle Türk vatandaşlığından çıktığı, 02.10.2013 ile 09.10.2013 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında 8 günlük çalışmasının bulunduğu, 01.09.1981-07.04.2015 tarihleri arasında Almanya"da zorunlu sigortalı olduğu, kesin dönüşün bu tarihten önce gerçekleşmediği, davacının 30.12.2013 tarihli borçlanma talebi ile Almanya"da çalışılan süre ve ev kadınlığı niteliğindeki süreden 27.04.1997 tarihinden ileriye doğru 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanmak için başvurduğu, borçlanmak istediği süreyi açıkça yazdığı, talep üzerine Kurumun 4/1-(a) bendi kapsamında 27.04.1997 ile 06.09.2000 tarihleri arasındaki 1210 gün karşılığı 13.184,16 TL tutarında borç tahakkuk belgesi düzenlediği, Kurumun davacının istemine uygun işlem yaptığı, ... 3. İş Mahkemesinin 05.11.2013 gün ve 2013/1139 - 1166 E.K.sayılı kararı ile davacının Türk vatandaşı olduğu dönemleri borçlanabileceğinin tespitine karar verildiği, kararın 19.12.2014 günü onandığı, davacı vekilinin 12.06.2015 tarihli dilekçesi ile borçlanma süresinin 27.04.1997 ile 30.12.1999 dönemine mal edilmesini talep ettiği, Kurumun 05.11.2015 onay tarihli karar ile 01.07.2015 tarihinden itibaren 5003 gün üzerinden aylık bağladığı, dava konusu süreyi 07.09.2000 tarihinden geriye doğru mal ettiği, 19.01.2016 tarihinde başvuru koşulunun yerine getirildiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine davanın kabulü ile davacının 01.06.2015 tarihinde 4/1-a kapsamında yaptığı 10.429,84 TL tutarındaki borçlanmanın 27.04.1997 tarihinden ileriye doğru mal edilmesi gerektiğinin tespitine, düzeltilen bu borçlanma tarih aralıklarına göre aylık bağlamaya esas yıllık kazanç dönemlerinin yeniden tespiti ile bağlanmış olan yaşlılık aylığının buna göre başlangıç tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir
    F)Temyiz :
    Davalı vekili, Kurum işleminin doğru olduğunu davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz yoluna başvurmuştur
    G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 30/10/2013 tarihli borçlanma talebinde 27/04/1997 tarihinden itibaren yurtdışında çalışılan, boşta geçen ve ev kadınlığı olmak üzere 1300 gün süreyi borçlanmak için talepte bulunduğu, talebi üzerine Kurum tarafından 27/04/1997 - 06/09/2000 tarihleri arası dönem yönünden 1210 günlük borç tahakkuk cetveli düzenlendiği ve davacıya gönderildiği, davacı tarafından ise bu döneme yönelik olarak 01.06.2015 tarihinde 957 gün karşılığı 10.429 lira kısmi ödeme yaptığı,Kurum tarafından da bu sürenin 06/09/2000 tarihinden 957 gün geriye gidilerek 01/08/1998 - 06/09/2000 tarihleri arası döneme mal edildiği, davacının 10/06/2015 tarihinde dilekçe ile Kurumdan yaptığı ödemelerin 27/04/1997-30/12/1999 tarihleri arası olarak kabul edilmesini istediği, anlaşılmaktadır.Davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 Sayılı Yasa"nın 5. maddesinde; “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır.Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.” hükmü yer almaktadır.
    3201 sayılı Yasa"nın 5. maddesinin 1. fıkrasına göre; Kurum"ca yapılan borçlanma tahakkuk işlemi yerinde olduğu gibi Kurum"ca düzenlenen borçlanma tahakkuk cetvelindeki süreye ait borçlanma bedelinin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ödenmesi karşısında eldeki davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Yargıtay HGK"nun 12/12/2018 gün, 2017/21-3113 Esas – 2018/1899 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.Davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.O halde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun kabulü yeni hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASI gerekmiştir.H)Sonuç :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi