Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/17171
Karar No: 2007/19510
Karar Tarihi: 30.10.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2007/17171 Esas 2007/19510 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2007/17171 E.  ,  2007/19510 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Diyarbakır  İş Mahkemesi
    TARİHİ : 25/05/2006
    NUMARASI : 2003/468-2006/318

    Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde  28.12.1994-15.4.1998 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine   karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Dava, davacının 28.12.1994 - 15.4.1998 tarihleri arasında davalı işverenlere ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davacının 01.01.1998-15.04.1998 tarihleri arasında 105 gün süre ile   davalı A.V."a ait işyerinde çalıştığının tesbitine, 1994,1995,1996,1997 yıllarına ilişkin tesbit isteminin dava tarihine göre hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine  karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının çalıştığını bildirdiği işyerinin 21517.21 sigorta nosu ile davalı  A.V. adına 10.2.1992 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınıp 15.6.1998 tarihinde kapsamdan  çıkarıldığı, davalı şirkete ait 011000767.21 sigorta nolu işyerinin ise 5.6.1999--30.9.1999 tarihler arasında kapsamda bulunduğu davacının şikayeti üzerine Çalışma Bakanlığı"ca yapılan teftiş sırasında davalı A.V. tarafından  davacının işyerinde serbest hamal olarak aralıklı çalıştığının beyan edildiği, müfettiş tarafından beyanlarına başvurulan komşu işyerlerinde  çalışan M.D. ile Ş.E. davacının  ihtilaflı dönemde davalıya ait işyerinde çalıştığı bildirildiği, davalı A.V. tarafından  noterde düzenlenen 17.7.1997 tarihli vekaletnamede davalıya işyerinin resmi kurumlardaki işleri için takip yetkisi verdiği, Adil Vural"ın davalı şirketin ortaklarından olduğu  davacının B. Sit A.Ş. aleyhine açtığı Diyarbakır İş Mahkemesinin 2000/71 Esas nolu dosyasıda  görülen 28.12.1992-15.4.1998 tarihleri arasındaki çalışmalarının  tespitine ilişkin davanın husumetten reddine karar verildiği ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği  anlaşılmaktadır.
    Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa"nın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikte tespit edilen belgeler  işveren tarafından verilmeyen ve çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiği öngörülmüştür. Davacının çalıştığını bildirdiği 28.12.1994 - 15.4.1998 tarihleri arasında başka bir işyerinden bildirilmiş hizmeti olmadığı gibi müfettiş tarafından dinlenen tanıklarında davacının ihtilaf konusu dönemde işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını bildirmeleri karşısında davacının hizmetin  sona erdiğini bildirdiği 15.4.1998 tarihini takip eden aybaşından itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadan 28.4.2003 tarihinde davayı açtığı anlaşılmakla, mahkemece 28.12.1994 - 31.12.1997 tarihleri arasındaki dönemin hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
    Öte yandan uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
    Oysa, ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerde değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Öte yandan tesbiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez.
    Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı ile birlikte çalışan ve  SSK prim  bordrolarında kayıtlı H.G., A.G, İ.G. adlı kişiler veya benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin tesbit edilerek anılan kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 16.6.1999 gün  1999/21-510-527, 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün  2004/21-35-64 E.ve K. 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572  E. K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde,  davacı ve SSK"nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,  30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.  



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi