23. Hukuk Dairesi 2011/4362 E. , 2012/2455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı kooperatiften alacaklı olan eski üyelerin, alacaklarını müvekkiline temlik ettiklerini, davalı hakkında başlatılan takiplerin davalının itirazı üzerine durduğunu, bilahare takiplerden feragat edilerek temlik alınan tüm alacaklar için tek bir takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, borç aslına itiraz edilmediğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalının iflası üzerine dava kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine daha evvel başlatılan takiplerin itiraz üzerine durduğunu, açılan itirazın iptali davalarının derdest olduğunu, bu nedenle sonradan başlatılan takibin mükerrer yapıldığını, davacı tarafından temlik alınan alacağın miktarı konusunda müvekkili kooperatif ile eski üyeler arasında ihtilaf bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alacağının, davalı kooperatifin eski üyesi olan kişilerin kooperatife yaptıkları aidat ödemelerinden kaynaklandığı, davacı tarafından temlik alınan aidat ödemelerinin bilançonun onaylandığı 16.05.2004 tarihli genel kurul toplantı tarihinden bir ay sonra 17.06.2004 tarihinde muaccel olduğu, iflas tarihi itibariyle hesaplanan 189.165,94 TL davacı alacağının, 107.886,16 TL"sinin iflas masası tarafından kabul edildiği, bakiye, 81.279,78 TL alacak, 1.063,00 TL icra masrafı ve 13.975,00 TL vekalet ücreti kaldığı, buna göre masaya kaydı gereken alacak miktarının 96.317,78 TL olduğu, iflas kararının kesinleşmesi ile takipler düştüğünden icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin yerinde olmadığı, ... Asliye 9 ncu Ticaret Mahkemesi"nin 2010/341 esasında kayıt kabul davası açılmış ise de iş bu davanın daha önce açıldığı ve bu nedenle davanın reddini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 96.317,78 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, müflis kooperatifin eski ortaklarının çıkma payı alacaklarını temlik alan davacının bu alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kanun’un 98"nci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır. TTK"nun 329"ncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş,
buna paralel olarak TTK"nun 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK"nun 196"ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Mahkemece bu ilkeler gözetilerek ve temlik olunan alacağın sermeye alacağı kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2)Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.