3. Hukuk Dairesi 2012/23693 E. , 2013/3078 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 185.739,79 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2009/1475 E. sayılı icra dosyasındaki alacağını davalıya temlik ettiğini, karşılığında davalının ..."daki evinin davacıya satışının yapılacağı, arta kalan miktarında ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığını, davalının icradan parayı almasına rağmen söz konusu dairenin tapusunu vermediğini belirterek, davalıya temliken ödenen 185.739,79 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, temlik sözleşmesinde herhangi bir taahhütde bulunulmadığını, kayıtsız şartsız davacının alacağını davalıya temlik ettiğini, 4.celsede ise; davacıya elden borç para verildiğini, bunun karşılığında temlikname düzenlendiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, temliknamenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan bahisle tanık dinlenerek davanın kabulü ile 185.739,79 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 15.05.2009 tarihli temlikname incelendiğinde; davacının alacaklı, dava dışı .... Belediyesinin borçlu olduğu ... 32.İcra Müdürlüğünün 2009/1475 E.sayılı icra takip dosyasında, takip konusu 152.788 TL alacağın davalıya temlik edildiği ve temliknamenin içeriğinde davalının davacıya karşı ..."daki evini ve üste para verilmesi hakkında bir taahhüt içermediği ve tarafların imzaya itiraz etmedikleri anlaşılmaktadır.
818 sayılı BK"nun 162/1.maddesi (6098 sayılı TBK"nun 183/1.maddesi) gereğince, alacağın temlikinde "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir", BK"nun 163/1.maddesine göre (TBK"nun 184/1.maddesi) "Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır."
Davada, 15.05.2009 tarihli temlikname gereğince davacının icra dosyasındaki alacağını davalıya temlik etmesi sonucunda, davalının taahhüt ettiği edimleri yerine getirmemesi nedeniyle temlik konusu alacağın davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Yazılı delil başlangıcı, HUMK"nun 292/II.maddesinde (HMK"nun 202/2.maddesi), "İddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge" olarak tanımlanmıştır.
Buna göre, bir belgenin yazılı delil başlangıcı sayılabilmesi için aranacak hususlar;
1- Yazılı bir belgenin bulunması,
2- Belgenin aleyhine ileri sürülen tarafından verilmiş olması,
3- Belgenin Hukuki işlemin varlığına delalet etmesi gerekir. Başka bir deyişle o hukuki işlemin varlığını gösterecek, kanaat uyandıracak nitelikte olmalıdır.
Dava konusu 15.05.2009 tarihli temliknamede, davacının icra dosyasındaki alacağını davalıya temlik ederken, iddia edilen "..."daki evin devri ve elden bir miktar para ödenmesi" şeklinde taahhüt edilen konularda bir açıklama olmadığı gibi, bu konuda kanaat verici bir ibare de bulunmamaktadır. O halde, temliknamenin dava konusu alacak yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece; dava konusu alacağın ispatı bakımından dosyadaki diğer delillere ve gerekirse davacıdan başka delilleri de sorularak gerekirse yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.