Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1313
Karar No: 2020/1339

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/1313 Esas 2020/1339 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2019/1313 E.  ,  2020/1339 K.

    "İçtihat Metni"

    14. Hukuk Dairesi


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.10.2011 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, icra takibinin iptali ve ipoteğin fekki, birleştirilen davada 30.07.2012 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; önceki kararda direnilmesine, asıl dava ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 11.12.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleştirilen dava davacısı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Asıl dava menfi tespit, icra takibinin iptali ve ipoteğin fekki, birleştirilen davadaki dava ise itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
    Davacı vekili, davacı adına kayıtlı Mersin 1. Bölge Bahçe Mahallesi 520 ada 4 parselde zemin kat 1 No"lu bağımsız bölümde 25.000TL bedelli ve 10.09.2004 tarihine kadar, yine Kayseri Melikgazi ilçesi, 4961 ada 10 parsel sayılı taşınmaz kaydı üzerinde de 20.000TL bedelli ve 10.09.2004 tarihine kadar süreli 2 adet ipotek bulunduğunu, toplam 45.000TL bedelli 2 ipotek için 18.06.2007 tarihinde davalıya 54.559,45TL fazlasıyla ödeme yapıldığını, davalının Kayseri"de bulunan dava dışı taşınmazdaki ipoteğin kardıdığını ancak Mersin"deki taşınmaz kaydında yer alan ipoteği kaldırmadığını ihtar yapılmadığı için davacının temerrüde dahi düşmeden ödeme yaptığını, davacının davalıya borca bulunmadığını aksine 9.559,45TL alacağı bulunduğunu, davalının alacağı olduğu gerekçesiyle davacı aleyhine icra takibi yaptığını belirterek, davacının borcunun bulunmadığının tespiti ile icra takibinin iptali ve ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
    Davalı vekili, davacının Kayseri"deki gayrimenkulde bulunan ipotek için ödeme yaptığını ve ipoteğin kaldırıldığını, Mersin"de bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin bir ödeme yapılmadığından ipoteğin kaldırılmadığını, bu nedenle davacı aleyhinde Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2011/4790 dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, birleştirilen davada ise davalı ..."in borcu ödediğini iddia ile takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının borcu ödediğine dair bir belgesi olmadığını ileri sürerek asıl alacak 25.000TL ile işlemiş faiz olan 45.722,92TL olmak üzere toplam 70.722,92TL alacağı olduğu gerekçesiyle itirazın iptalini ve takibin devamına, % 40"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, davacının ipoteğin terkini talebinin reddine, davacının menfi tespit talebinin kısmen kabul kısmen reddine, birleştirilen davanın kısmen kabul ve kısmen de reddine, davacı ..."in Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2011/4790 Esas sayılı icra takibinden dolayı 14.094,45TL asıl alacak ve 41.671,51TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.765,96TL borçlu olmadığının tespitine ve davacı-davalı ..."in takibe itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 10.905,55TL asıl alacak ve 4.051,41TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.956,96TL üzerinden devamına, İİK"nin 67/2 maddesi uyarınca 10.905,55TL"nin %40"ı oranında icra tazminatının davacı-davalı ..."den alınarak davalı-davacı ..."ya ödenmesine, İİK"nin 67/2. maddesi uyarınca 14.094,45TL"nin %40"ı oranında icra tazminatının davalı-davacı ..."dan alınarak davacı-davalı ..."e ödenmesine karar verilmiştir.
    Davalı-birleştirilen dosya davacısı vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizin 16.05.2018 tarihli, 2015/14508 Esas, 2018/3833 Karar sayılı ilamı ile "1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-6100 sayılı HMK"nin 297/2 maddesi gereğince; Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK.m.26/1). Somut olayda; davacı vekilinin dava dilekçesinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin bir talebi olmadığı halde mahkemece yanılgılı gerekçeyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, mahkemenin 26.05.2015 tarihli, 2011/574 Esas, 2015/214 sayılı Kararında direnilmesine, asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile her iki taraf aleyhine de icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
    Hükmü, davalı-birleştirilen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
    Direnme kararı, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Kanunla 6100 sayılı HMK"ya eklenen Geçici 4. maddenin 1. ve 4. fıkraları uyarınca incelenmek üzere Dairemize gönderilmiştir.
    İcra İflas Kanununun "İtirazın iptali" başlıklı 67. maddesinin 1. fıkrasında "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir", 2. fıkrasında da "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hüküm olunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir..." hükmü yer almaktadır.
    Direnme kararının Dairemizce incelenmesi üzerine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiği, birleştirilen davanın davacısı ... lehine kabul edilen bedel yönünden, davalısı ... lehine de reddedilen bedel yönünden İcra İflas Kanununun 67/2. maddesi uyarınca icra tazminatına hükmedildiği birleştirilen davanın cevap dilekçesinde davalı tarafından icra tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, bozma kararımızın yanılgılı değerlendirmeye dayandığı ve mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu görülmüştür.
    Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararı onanmalıdır.
    SONUÇ: 1-Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından Dairemizin mahkemenin anılan kararının bozulmasına ilişkin 16.05.2018 gün ve 2015/14508 Esas, 2018/3833 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, 2-Davalı-birleştirilen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 05.02.2020 tarihinde tarihinde oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi