23. Hukuk Dairesi 2011/5061 E. , 2012/2533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, sulama borcu ve gecikme faizinin tahsili için başlatılan takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibini 8.404,15 TL asıl alacak 47.940,80 TL gecikme cezası ile birlikte toplam 56.344,95 TL olarak devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takipte müvekkilinden 56.344,95 TL asıl alacak talep ettiğini, takip talebinde işlemiş faiz bulunmadığından itirazın iptali davasında böyle bir talepte bulunamayacağını, likit olmayan bir alacaktan dolayı da tazminat istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kooperatifin takip yaparken işleyen faiz miktarını hiç göstermediği ve buna göre de davacı tarafın işleyen faiz talep etmediği, kooperatif anasözleşmesinin 110. maddesi uyarınca takip tarihinden itibaren dava dışı kredi kurumu ... A.Ş."nin davacının borçlarına uyguladığı faiz oranlarının uygulanması gerektiği, takibe konu borcun kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle likit bir borç olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 8.404,15 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa icra takibinde talep edilen aylık %10 faiz oranını geçmemek kaydıyla davacı kooperatifin borçlarına dava dışı kredi kurumu olan ... A.Ş."nin uyguladığı değişen oranlarda faiz oranlarının uygulanmasına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesine, davacı tarafın faiz alacağına ilişkin diğer taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) numaralı bendin, davalı vekilinin (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ortak aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilince takipte asıl alacak ve gecikme faizi olarak ayrım yapmaksızın toplam 56.344,95 TL olarak gösterilip ancak daha sonra istenen alacak miktarının 8.404,15 TL"sinin asıl alacak, 47.940,80 TL"sinin işlemiş faiz alacağı olduğu açıklanmıştır. Bu itibarla mahkemece, davacı tarafın takipte işlemiş faiz miktarının göstermediği, bu nedenle işlemiş faiz talep etmediği gerekçesiyle işlemiş faize yönelik talebin reddine karar verilmesi dosya kapsamına ve 6100 sayılı HMK"nın 26.( HUMK"nun 74.) maddesindeki taleple bağlılık ilkesine uygun düşmemektedir.
3)Davalı vekilinin, takipte istenen 2002-2003-2004-2005-2006 yılı sulama borçlarının hesaplamasında talebi aşar şekilde 1998-1999-2000-2001 ve 2004 yıllarına ilişkin hesap yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiği yönündeki itirazı karşılanmadan düzenlenen ek rapora itibar edilmesi doğru görülmediği gibi, anasözleşme getirtilerek davalı tarafın anasözleşmenin 109/f maddesi gereğince verilmesi gereken beyanname ve 109/g maddesi uyarınca düzenlenmesi gereken form hususundaki savunmaları doğrultusunda araştırma yapılarak, bu belgelerin varlığı veya yokluğunun sonuca etkisinin tartışılmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.