23. Hukuk Dairesi 2011/3285 E. , 2012/2550 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının kooperatif üyesi olduğunu, aidat borcunu ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan takibe kısmi itirazda bulunduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin adiatları ödemek istediğini ancak rakam konusunda tarafların anlaşmadığını, davacının her defasında fahiş talepleri olduğunu, müvekkilinin takibe konu ana para borcu ve bir kısım faizi kabul ettiğini ancak fahiş olan kalan kısma itiraz ettiğini, davacının icra inkar tazminatı isteme hakkının da bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve kötüniyet niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama devam ederken tarafların dosyaya sunuduğu belgeler ve ittifakla verdiği beyanlara göre davalının 24.08.2010 tarihinde kooperatif üyeliğinden çıkarıldığı, kararın iptaline karşı 3 aylık süre içerisinde dava açılmadığından kararın kesinleştiği, kooperatif üyeliği sona eren davalı hakkında aidat tahsiline ilişkin başlatılan takip ve buna dayalı açılan itirazın iptali davasının da konusuz kaldığı gerekçesiyle,konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kooperatif ortağının aidat ödeme yükümlülüğü 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 16/ son maddesi uyarınca ihraç kararı kesinleşinceye kadar devam eder. Somut olayda, davalı yargılama sırasında 24.08.2010 tarihinde üyelikten çıkarılmış ve ihracı kesinleşmiş olup, ihracın kesinleşmesine kadar doğan üyelik borçlarından davalı sorumlu olduğundan, davaya konu takip talebinin yapıldığı döneme ilişkin borçlardan sorumludur. Dava sırasında üyelik sıfatının sona ermesi, davalının daha önce doğan borçtan sorumluluğunu kaldırmaz ve davayı konusuz bırakmaz. Ne var ki, davacı taraf temyize gelmediğinden bu yön temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Somut olayda, mahkemece, takip ve dava sırasında davalının üyelik sıfatının devam etmesi gerektiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı sonucuna varıldığına ve kararı davacı
temyiz etmediğine göre, davacı lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T."nin 7/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken, Tarifenin konusuz kalmaya ilişkin 6. maddesi uyarınca davacı lehine nispi 5.246,67 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yerinden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzelterek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 5 nolu bentte geçen " davacı vekili yararına ölçümlenen 5.246,67 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine " Hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri Genel Hükümleri’nin 7/2 maddesi uyarınca 1.100,00 TL. maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ” ibaresi eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.