Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/814
Karar No: 2010/2364

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2010/814 Esas 2010/2364 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2010/814 E.  ,  2010/2364 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 10/11/2009
    NUMARASI : 2008/392-2009/527

    Taraflar arasında görülen davada;Davacı, miras bırakanı M.ün mal kaçırmak amacıyla 2 parsel sayılı taşınmazının 282/1849 payını eşi davalı H.’ye, onun da diğer davalıya satış yoluyla temlik ettiğini, satışların gerçek olmadığını, yaşlı olan murisin işlem sırasında fiil ehliyetine haiz olup olmadığının doktor raporu ile belirlenmediğini ileri sürüp muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı H.’ye verilmesi kararlaştırılan iki daire bedelinin davalı H.den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, dava konusu taşınmaz payını bedel ödeyerek satın aldıklarını iddiaların doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, çekişme konusu taşınmaz payının davalı H.’ye temlikinin muvazaalı olduğu, ancak, yeri kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince devralan kayıt maliki davalı kooperatifin iyi niyetli bulunduğu, henüz eser sözleşmesinin ifa edilmediği, davacının eser sözleşmesine dayanarak tespit davası açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
      Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ... raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi.  Gereği görüşülüp, düşünüldü.   
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece,  davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın 13.09.2007 tarihli akitle çekişme konusu 2 parsel sayılı taşınmazın 282/1849 payını ikinci eşi davalı Hatice’ye, onun da 07.11.2007 tarihli akitle aynı payı (ve murise ait 140/1849 payın) diğer davalı kooperatife satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
    Davacı, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
    Dosya kapsamı ile, arsa sahipleri olarak muris ve davalı H.’nin, diğer davalı kooperatif ile dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda kat karşılığı bina yapımı için sözleşme yaptıkları ve taşınmazdaki miras bırakanın 140/1849 payına karşılık bir daire, davalı H.’nin 282/1849 payına karşılık 2 dairenin verilmesinin kararlaştırıldığı sabittir.
    Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda  yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay  sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. 
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince; davalı H.’nin ev hanımı olup gelirinin bulunmadığı, miras bırakanın emekli maaşı aldığı ve ekonomik güvensinin bulunduğu mal satma ihtiyacının olmadığı, yukarıda açıklanan ilkelerle belirlenen bu olgular birlikte değerlendirildiğinde  davalı H.’ye yapılan çekişme konusu pay temlikinin ilk eşten olma davacı mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
    Hal böyle olunca; miras bırakandan davalı kooperatife geçen 282/1849 paydan ileride davalı eş H.’ye verilecek iki bağımsız bölümle bağlantılı olmak üzere davanın tapu iptali ve tescil isteği yönünden davacının miras payı oranında kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
    Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açılanan  nedenlerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  04.3.2010  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     


     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi