
Esas No: 2015/3384
Karar No: 2016/8868
Karar Tarihi: 26.05.2016
2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/3384 Esas 2016/8868 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70/1, 5237 sayılı TCK"nın 62, 52, 52/4, 53/1, 1412 sayılı CMUK"un 326/son maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
13/12/2011 tarih, 2011/246 - 2011/431 sayılı ilk hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edildiğinden, Dairemizin 05/12/2013 tarih, 2013/13035 - 2013/28103 sayılı ilamı ile, sanığın eyleminin, 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçunu değil, aynı Kanunun 70/1. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturduğunun ve sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK"nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozma kararı verildiği halde, katılan vekilinin ilk hükmü temyiz ettiği dikkate alınmadan, sanığın kazanılmış hakkı gerekçe gösterilerek eksik ceza tayini ve tekerrür hükümlerinin uygulama dışı bırakılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanık ile husumeti olan tanık ..."nun suça konu objeler üzerinde parmak izi bulunup bulunmadığının tespit edilmediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesi"nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının altıncı paragrafının, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun"un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun"un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK"nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise, Anayasa Mahkemesi"nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesine” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.