23. Hukuk Dairesi 2012/39 E. , 2012/2837 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin sahip olduğu kooperatif hissesindeki dairesinin kendisine teslim edilmediğini, haksız yere kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, mahkeme kararı ile ihracın iptal edilip üyeliğe kabul edildiğini, kur"a sonucu adına tahsis edilen dairenin başkası adına tapu edildiğini, bunun için tapu iptal davası açtığını ve lehine sonuçlandığını ileri sürerek, geç teslimden kaynaklanan 2.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 10.03.2010 tarihinde davasını ıslah ederek maddi tazminat talebini 28.800,00 TL"ye çıkartmıştır.
Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ıslah edilen maddi tazminat kısmı yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı, manevi tazminat yönünden ise şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 2.000,00 TL"lik maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Davalı kooperatif vekilinin temyizi yönünden;
1)Mahkeme hükmü davalı kooperatif vekiline, 22.06.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09.07.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Dava, kooperatif ortağına kooperatifçe dairesinin geç tesliminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK"nun 297. maddesinin 1.fıkrasının c bendi (HUMK"nun 388/3.md.) uyarınca hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Yine Anayasa"nın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de, mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı HMK"nun 297. maddesinde belirtilen unsurlardan, özellikle gerekçeden yoksun olup Yargıtay denetimine elverişli değildir.
Öte yandan davalının davacıya karşı tapulama, stopaj ve çevre düzenlemesi için harcama yapıldığını ileri sürerek alacak davası açtığı ve iş bu dosyadan tefrikine karar verilip ayrı bir esasa kaydedilen davanın Dairemizin 24.02.2012 tarih, 2011/3937 esas, 2012/1392 karar sayılı ilamı ile bozulmakla halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak ortaklar eşitlik ilkesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle kooperatife olan edimlerini yerine getirmeden kira alacağı talep edemezler. Bu durumda öncelikle mahkemece davacının davalı kooperatife ortaklığa dayalı borcu bulunup bulunmadığı belirlenmeli, varsa borç miktarı tespit edildikten sonra eşitlik ilkesi gereğince davacı ile aynı durumda olan diğer ortaklara daire tahsisi yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise zamanı tespit edildikten sonra davacının varsa kira tazminatı alacağı buna göre belirlenmelidir. Mahkemece, bu durum karşısında söz konusu irtibat nedeniyle davaların birlikte görülmesi veya kooperatifin açtığı alacak davasının iş bu dava açısından bekletici mesele yapılması gerekir. Bu husus göz ardı edilerek, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3)Bozma nedenine göre, davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif vekilinin temyiz telebinin süre yönünden reddine, (2) no"lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (3) no"lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı ..."nun temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.