Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/9643
Karar No: 2017/9117
Karar Tarihi: 16.10.2017

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9643 Esas 2017/9117 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2016/9643 E.  ,  2017/9117 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    -K A R A R-

    Davacılar vekili, müvekkili küçük ...’in, davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu turistleri gezdirmek amacıyla kullanılan araçtan 17.06.2010 tarihinde düşerek yaralandığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile ...için 30.000 TL, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, geçici işgücü kaybını 324,71 TL, sürekli işgücü kaybını 10.850,30 TL., bakıcı giderini 324,71 TL. ve 250 TL hastane ve tedavi gideri olarak talebini ıslah etmiştir.
    Davalılar, davanın reddini istemiştir.
    Hükmüne uyulan, Dairenin 17.9.2013 tarihli, 2013/10554 Esas, 2013/12414 Karar sayılı bozma ilamında; "... davalı sürücü ...’ın yargılandığı ceza davasında alınan kusur raporuna göre kusursuz olduğundan bahisle beraetine karar verilmiş ise de, Borçlar Kanunu"nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmadığı, kesinleşen maddi olgunun bağlayıcı olduğu, bu halde, mahkemece, ceza dosyasında kesinleşen maddi olgular dikkate alınmak suretiyle, yolcu taşıma ilişkisi bulunup bulunmadığı, davalı ... Tur. A.Ş.’nin 2918 sayılı Yasanın 3, 85 ve 86. maddeleri gözetilerek işletenlik sıfatı ve sorumluluğu, davalı trafik sigortacısının sorumluluğu değerlendirilmek üzere, yolcu taşıması konusunda uzman bilirkişi ile...veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 2 bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetinden kusur ve sorumluluk durumunun değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi...” gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece, dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, olayda davalı tarafın %20, yaralanan davacının %80 kusurlu olduğu gözetilerek %7,2 iş göremezlik zararı 10.850,30-TL, geçici iş göremezlik zararı 324,71-TL tedavi, bakım ve emek vs. gideri 384,71-TL olmak üzere toplam 11.559,72-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden 17/06/2010 kaza tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, olayın oluş şekli, maluliyet oranları ve kusur oranları gözetilerek, yaşanan acı ve sıkıntıların kısmen telafisi amacıyla çocuk ... için takdiren 7.500,00-TL, anne ... için takdiren 5.000,00-TL, baba ... için takdiren 5.000,00-TL olmak üzere toplam 17.500,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...A.Ş."den 17/06/2010 kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... şirketinin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığından ... yönünden reddine karar verilmiş, hüküm; davalılar ... ve ... ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının ya da gerekçeli karar içeriğinde kabul edildiği bildirilen bir talebin hüküm fıkrasında yer almamasının, çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, ... ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK"nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
    Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK"nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK"nun 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK"nun 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
    Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
    ..."ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
    Somut olayda mahkemece, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde “Davanın kısmen kabulü ile, alınan bilirkişi raporuna göre olayda davalı tarafın %20, yaralanan davacının %80 kusurlu olduğu gözetilerek %7,2 iş göremezlik zararı 10.850,30-TL, geçici iş göremezlik zararı 324,71-TL tedavi, bakım ve emek vs. gideri 384,71-TL olmak üzere toplam 11.559,72-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...A.Ş. yönünden 17/06/2010 kaza tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde ise “...ancak hüküm kısmında maddi hata sonucu tazminatın tüm davalılardan (... ... A.Ş. dahil olacak şekilde) müştereken ve müteselsilen tahsiline dair hüküm kurulduğu, ... şirketinin teminat dahilinde olmayan riziko nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı halde, hükmün maddi hata ile kurulduğu anlaşıldığından, düzeltmenin temyiz incelemesi sonucunda değerlendirilmesinin uygun olacağı” gerektiği belirtilmekle kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir. Bu durum Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 294/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar Sayılı ... İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar ... ve ... ... A.Ş. vekillerinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar ... ve ... ... A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar ... ve ... ... A.Ş. vekillerinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ... ... AŞ"ye geri verilmesine 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi