
Esas No: 2022/1569
Karar No: 2022/2769
Karar Tarihi: 12.04.2022
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/1569 Esas 2022/2769 Karar Sayılı İlamı
1. Ceza Dairesi 2022/1569 E. , 2022/2769 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER :1- Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 16/05/2019 tarih ve 2018/299 Esas, 2019/150 Karar sayılı kararı ile,
Sanık ... hakkında, maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan TCK'nin 81, 53. maddeleri gereğince müebbet hapis cezası,
2-Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31/12/2019 tarih ve 2019/2198 Esas, 2019/2441 Karar sayılı kararı ile "istinaf başvurularının esastan reddine"dair;
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Dairemizin 21/12/2021 tarih ve 2021/11492 Esas - 2021/15168 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/02/2022 tarih 1- 2021/90428 sayılı itiraznamesi ile;
Sanık ... hakkında maktul ...'ü kasten öldürme suçundan yapılan yargılama sonunda; Elbistan Ağır Ceza Mahkemesince TCK'nin 81, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair hükmün sanık müdafi ve katılan Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31/12/2019 tarih ve 2019/2198 Esas 2019/2441 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine,
Dairemizin, 21/12/2021 tarih ve 2021/11492 Esas - 2021/15168 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/02/2022 tarihinde; "...İtiraza konu uyuşmazlık, sanık hakkındaki haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Ceza Genel Kurulunun birçok kararında vurgulandığı gibi, yerleşmiş yargısal kararlar ve doktrinde yer alan baskın görüşlere göre, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için;
a) Tahriki oluşturan bir fiil bulunmalı,
b) Bu fiil haksız olmalı,
c) Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı,
d) Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı,
e) Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır.
Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik, fail, haksız bir fiilin kendisinde meydana getirdiği hiddet ya da şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu hâlde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısı üzerinde meydana getirdiği karışıklığın neticesi olarak bir suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan nedenlerden biridir. Başka bir anlatımla, haksız tahrik halinde failin iradesi üzerinde zayıflama meydana gelmekte, böylece haksız fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmaktadır.
Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi açısından, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlememesi önemlidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekmektedir.
Dosya kapsamına göre; sanık ...’nin anne ve babası ile birlikte maktul ...’nın köydeki bazı işlerini yapmaları karşılığında maktule ait evde kira vermeden kaldıkları, dosya içerisinde mevcut HTS kayıtlarına göre sanığın annesi Habibe ile maktulün telefonla birden fazla görüşme kayıtlarının bulunduğu, olay günü her ikisi arasındaki görüşmeyi duyan ve aralarındaki gönül ilişkisini anlayan sanık'ın, ve sonrasında haber vermesi üzerine gelen babasının Habibe’yi ayrı ayrı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri, daha sonra da, sanık ve babası tarafından maktulün eve çağrıldığı, yaşanan tartışma sonrası sanık'ın, evde bulunan ruhsatsız tüfeği maktule doğrulması üzerine maktulün evden kaçtığı, sanığın ise kovalayarak öldürme kastıyla üç el ateş ettiği, atışlardan ikisinin isabet etmesi sonucu maktulün olay yerinde ölümü ile sonuçlandığı anlaşılan olayda;
Mahkemece, maktul ile Habibe arasında rızaya dayalı gönül ilişkisinin bulunduğu, haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için haksız eylemin bizzat Maktul'den gelmiş olmasının gerektiği, olayda maktul'ün, Sanık'a yönelik herhangi bir haksız eyleminin bulunmadığı, maktul ile sanık'ın annesi arasında gönül ilişkisi var ise de Müşteki'nin sadece eşine karşı sadakat yükümlülüğünün olduğu, müşteki'nin oğlu olan sanık'a yönelik sadakat yükümlülüğünün bulunmadığı, annesi ile maktul arasında gönül ilişkisi bulunmasının sanık yönünden haksız tahrik teşkil etmediği gerekçesiyle olarak sanık hakkında TCK'nin 29. maddesi uygulanmamıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12/01/2021 tarihli ve 2020/1779 Esas ve 2021/62 Karar tarihli içtihatında da zikrettiği gibi, Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde tanzim edilen haksız tahrik hükümlerinin tatbik edilmesi için, haksız tahriki oluşturan fiillerin doğrudan doğruya sanık'a yönelik olabileceği gibi, sanık'ın bir yakınına da yönelik olarak gerçekleşen fiiller de haksız tahrik oluşturabilecektir.
Hukuka uygun bu içtihat ışığında olaya bakıldığında; olay günü, maktul'ün, sanık'ın annesi Habibe’yi aradığı gün, sanık'ın da evde olduğu ve ikisi arasındaki cinsel içerikli konuşmaları sanık'ın, duyduğu, mahkemenin kabulüne konu konuşmalarda, sanık'ın, annesinin maktule "aşkım, canım, cicim" şeklinde hitap ettiği ve aynı zamanda "senin küçük hacıyı ağzıma alırım" şeklinde cinsel içerikli sözler söylediği, bu konuşmaların kendi ifadesiyle " nevri bozulan" sanık'ın, anne ve babası ile ailece birlikte yaşadıkları aynı ev içerisinde olması ve aynı ortamda bulunan sanık ... tarafından bizzat duyulmuş olması karşısında, sadakat yükümlülüğü kuralından ayrık olarak, haksız tahrike konu fiillerin sanık'ın yakını babasına yönelik olduğundan, olayda 5271 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde yer verilen haksız tahrik hükümlerinin uygulama koşullarının sanık yönünden oluştuğu...." gerekçesiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.07.2012 gün ve 2012/280, 2012/928 sayılı kararı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı "Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında" Yasa'nın 99. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle 5320 sayılı yasaya eklenen geçiçi 5. madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
Gereği görülüşüp düşünüldü:
1)5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 308. maddesinin 6352 sayılı Yasa'nın 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE;
2) Dairemizin 21/12/2021 tarih ve 2021/11492 Esas - 2021/15168 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31/12/2019 tarih ve 2019/2198 Esas, 2019/2441 Karar sayılı kararının sanık müdafi ve katılan Kurum vekili müdafiileri tarafından 5271 sayılı CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle CMK'nin 286/2-a. maddesi gereğince, bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31/12/2019 gün 2019/2198 Esas ve 2019/2441 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından; sanık müdafinin ceza miktarına, katılan Kurum vekilinin sanık hakkında TCK'nin 62. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın aksi sabit olmayan aşamalardaki ifadelerinde, annesi ile maktulün telefondaki cinsel içerikli görüşmelerini duyması üzerine annesini dövdüğünü, babasını çağırdığını ve olayı anlattığını, babasının da annesine birkaç tokat attığını, sonrasında maktulün aracıyla evlerinin önüne geldiğini ve kendilerine yönelik hakaretlerde bulunduğunu ve elinde bir demir parçası olduğunu görmesi üzerine av tüfeği ile maktüle ateş ettiğini, ifade etmesi karşısında sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 31/12/2019 tarih ve 2019/2198 Esas, 2021/2441 Karar sayılı “istinaf başvurularının esastan reddine dair” kararının CMK'nin 302/2. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 304/2-a maddesi gereğince “Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.