23. Hukuk Dairesi 2012/91 E. , 2012/2907 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif payı, kayıtların iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili,müvekkilini davalı kooperatifteki ortaklık payının ve paya bağlanan 785 ada parsel sayılı taşınmazın yarısını davalı ..."a devrettiğini, davalı kooperatifçe kooperatif payının bölünemeyeceği ve taşınmazın büyüklüğüne imar mevzuatına göre ikiye bölünmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle devrin kabul edilmediğini, bunun üzerine müvekkili ile davalı ... arasında düzenlenen sözleşmeyle taşınmaz ve payın yarısının davacıya ait olması koşuluyla kooperatif kayıtlarında davalının payın sahibi olarak görünmesi için işlem yapıldığını, müvekkilinin payın yarısının sahibi olduğunun kooperatif kayıtlarına şerh düşüldüğünü, davalının pay devir sözleşmesi uyarınca yüklenen yükümlülükleri yerine getirmediğini, taraflar arasındaki işlemdeki amacın payın yarısının devri olduğunu, bu şekildeki bir devrin mümkün olmaması nedeniyle payın tamamının devredilmiş gibi gösterildiğinden taraflar arasındaki gerçek işlemin mutlak butlanla batıl, görünürdeki işlemin de muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, kooperatif payı ile taşınmazın davalı adına olan kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının kendi payı üzerinde inşaat yapılmamasının müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkilinin gerekli girişimleri yapmasına rağmen ilgili kurumlarca inşaata izin verilmediğini, davacının sözleşmenin ifası için ... 7. Asliye Hukuk Mahkeme"sinde açtığı davanın derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kooperatif, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında kooperatif payının ½ sinin devri için anlaşma yapıldığı, kooperatifçe payın bölünemeyeceği belirtilerek payın ½ sinin tesciline karar verilmediğinden davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmeyle payın ve paya bağlı taşınmazın yarısının devredene ait olmasının kararlaştırıldığı, ancak payın tamamının davalıya devredildiği, bu haliyle
taraflar arasında inançlı işlem bulunduğu, tarafların inançlı işleme aykırı davranmadığı, davalının inançlı işlemle kazandığı ortaklığın geçerli olduğu, davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle istemde bulunmadığı, sözleşmenin ifası ve sözleşmeden kaynaklanan haklar için davacının ayrı bir dava açtığı ve davanın derdest olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, davacının, davalıya yaptığı pay devrinin muvazaa nedeniyle iptali ile pay ve paya bağlı taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Yukarıdaki özetten anlaşılacağı üzere, davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ½ pay ve paya bağlı taşınmazın devri konusunda anlaşma sağlandığı, ½ pay devrinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19. maddesine aykırı olması, taşınmazın devredilen kısmının imar planında belirlenen asgari miktarın altında olması nedeniyle devrin gerçekleşmediğini, tarafların gerçek amacının bu olmasına rağmen kooperatif kayıtlarında payın tamamının davalıya ait olduğuna ilişkin kayıt yaptırılarak davacının taşınmaz ve payın ½ si üzerinde hak sahibi olduğunun kayıtlara işlendiğini, görünürdeki işlemin muvazaa, gerçekte amaçlanan işlemin ise, yasaca yasaklanması nedeniyle batıl olduğu iddiasıyla taşınmaz ve payın davacı adına tescili istenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 19/1.maddesi hükmüne göre, kooperatif ortaklığı, en az bir payı içerir. Mirasçılar arasındaki duruma ilişkin istisna hükmü dışında ortaklık payının bölünemeyeceğine dair kanunun bu hükmü karşısında, birden fazla kişinin aynı pay için ortak olması veya bir payın yarısının başka birisine devri mümkün değildir.
Dava konusu taşınmaz, ferdi mülkiyete geçilmediğinden kooperatif adına kayıtlıdır. Davalı ve davacı arasındaki sözleşme uyarınca, pay ve paya bağlı taşınmazın belirlenen miktarının davacıya ait olduğu konusunda taraflar anlaşmıştır. Davacı kural olarak, ancak taşınmazın davalı adına tapuda tescilinden sonra bu sözleşmeye dayanarak dava açabilir. Taşınmaz henüz kooperatif adına tescilli iken, kooperatif ortaklığının yarı payının devrine olanak sağlayacak şekilde ½ pay ve taşınmaz için dava açılamayacağı gibi, taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğundan da söz edilemez. Çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince davacının tapu iptali istemi içinde tespit istemi de bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece, davacının paya bağlı taşınmazın ½ si üzerinde hak sahibi olduğu düşünülerek tespit kararı verilmesi gerekirken davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 900 TL. durşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.