
Esas No: 2018/173
Karar No: 2019/778
Karar Tarihi: 11.02.2019
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/173 Esas 2019/778 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
A) Davacı İstemi;
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin, müteveffa oğulları ve murisleri Sabri Yılmaz"ın 28/10/2013 tarihinde iş kazasında vefat etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi tazminat, davacı anne için 100.000,00 TL manevi, davacı baba için 100.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Islah dilekçesiyle davacı anne için maddi tazminat istemi 3.458,88 TL’ye ıslah edilmiştir.
B) Davalı Cevabı;
Davalı vekili cevap dilekçesinde, iş kazasının meydana gelmesinde müteveffanın kusurlu olduğunun sabit olduğunu, İş Sağlığı ve Güvenliği tedbirlerinin tamamının kazadan önce alındığını, müteveffa da dahil olmak üzere tüm çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi:
“Dava dilekçesi, davalının cevap dilekçesi, SGK ve işyeri kayıtları, tanık beyanları, tahkikat raporları, kusur ve hesap bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı, davalı ... Gıda San. ve Tic. a.ş. çalıştıkları sırada 28/10/2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu davacıların murisi (oğulları..."ın ) öldüğü anlaşılmıştır. Meydana gelen iş kazasında davalı işverene % 80, iş kazası ..."ın %20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu kabullere göre davacı ..."ın maddi 3.458,88 TL. maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Diğer davacı ..."ın maddi tazminat talebi hesaplanabilir bir maddi zararı ispatlanamadığından dolayı reddedilmiştir. Davalıların talep edilen manevi tazminat talepleri yönünden, Davacının murisi (oğulları) iş kazalısı ..."ın ölmüş olması, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları, davacının yaşadığı elem göz önünde bulundurularak her bir davacı için ayrı ayrı 49.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş ve davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.” şeklinde belirtilmiştir.
D) İlk Derece Mahkemesi Kararı:
“ Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin KABULÜNE,
Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin REDDİNE,
Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile
1-3.458,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
2-49.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
3-49.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
Davacı ..."ın maddi tazminat talebinin ve her iki davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin REDDİNE ” karar verilmiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi;
"İstinaf konusu incelenen dosyada verilen karara karşı davacı ve davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuş, davalı tarafın gerekçeli istinaf dilekçesini süresinde sunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin manevi tazminatın düşük belirlendiği noktasındaki istinaf sebep ve gerekçeleri yerinde olduğu, bunun dışındaki istinaf sebep ve gerekçelerinin 5510 sayılı Kanunun 34. Maddesi gereğince ve ..."ın kendi çalışmalarından dolayı Sosyal Güvenlik Kurumundan 21043558063 tahsis numarası ile aylık alması nedeniyle gelir bağlanmadığından yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece meydana gelen iş kazası sonucu davacıların murisi Sabri Yılmaz"ın 28/10/2013 tarihinde vefat ettiği, davacı tarafça 100.000"er TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, ancak Mahkemece 49.000"er TL manevi tazminata hükmedildiği, belirlenen tazminatın tarafların kusur oranı, kaza tarihi, murisin yaşı, davacıların tek çocuğu olması dikkate alındığında hükmedilen tazminatın düşük kaldığı, davacıların bir ömür boyu dinmeyecek acı ve ıstıraplarının bir nebze dindirilmesi için 80.000"er TL manevi tazminat taktirinin yerinde olacağı değerlendirildiğinden HMK"nun 355. Maddesi kapsamında incelenen dosyada İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.”
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ;
Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin, manevi tazminata yönelik istinaf gerekçesinin Kısmen Kabulüne, diğer tüm istinaf sebeplerinin HMK"nun 353/1-b-1 maddesi gereğince Esastan Reddine, davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK"nun 352. Maddesi gereğince Reddine, karar verilerek, Yerel Mahkeme kararının HMK.nun 353/1-b-2.maddesine göre Ortadan Kaldırılması İle Davanın Esası Hakkında Yeniden Karar Verilerek Davanın Kısmen Kabulü ile,
Davacı anne yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile, 3.458,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak iş bu davacıya verilmesine, Davacı baba yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili 05/10/2017 tarihli maddi hatanın tashihi talepli dilekçesiyle davalıdan tahsil edilen 1.783,16 TL istinaf harcının müvekkilinden tahsiline karar verilmesi hatalı olduğunu, her bir davacı yönünden ayrı ayrı 4750 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi Kararının bu yönlerinin tashihini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 20/10/2017 tarihli ek kararıyla tashih isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
G)Taraf Vekillerinin Temyiz Nedenleri;
Davacı Vekili temyiz dilekçesiyle maddi hatanın tashihi istemli dilekçesinde de belirttiği şekilde davalıdan tahsil edilen 1.783,16 TL istinaf harcının müvekkilinden tahsiline karar verilmesi hatalı olduğunu, her bir davacı yönünden ayrı ayrı 4750 tl vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olduğunu beyanla Bölge Adliye Mahkemesi Kararının bu yönlerinin tashihini talep etmiştir.
H) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı vekilinin aşağıdaki açıklamaların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazasından vefat eden sigortalının anne ve babasının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı istinaf isteminin esastan reddine karar verilirken; davacı istinaf isteminin ise manevi yönünden kabul edilerek, davacı anne ve baba lehine 80.000,00 TL’şer manevi tazminata hükmedildiği, maddi tazminat istemi hakkında ise yerel mahkeme kararında olduğu gibi, davacı babanın maddi tazminat isteminin reddine, davacı annenin maddi tazminat isteminin ise kabulü ile 3.458,88 TL maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, davalının yatırdığı harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi ile davacı aleyhine hükmedilen vekalet ücretleri noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.492 Sayılı Harçlar Kanunun 28/1-a maddesine göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.6100 sayılı HMK’nun 323/1-a maddesi gereğince karar ve ilam harcı yargılama giderleri içerisinde sayılmış olup, 326/1.maddesi gereğince kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi esastan reddedilen davalı tarafından peşin olarak yatırılan harcın, tahsil edilmesi gereken karar ve ilam harcından mahsup edilerek bakiye kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı tarafından yatırılan peşin istinaf harcının davacıdan tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 10/1-2. maddelerine göre Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez düzenlemeleri yer almaktadır.Aynı zamanda HGK’nun 28/03/2014 tarih ve 2013/4-738 Esas – 2014/407 Karar sayılı kararında da işaret olunduğu üzere;
27.06.1956 tarih, 1954/2 Esas, 1956/14 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; birden fazla gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın reddi halinde, davalılar için tayin ve takdir olunacak vekalet ücretinin ne olacağı hususu irdelenerek; sonuçta davacıya karşı dayanışmalı sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişilere karşı açılan bir davanın, davalılar için ortak nedenden ötürü reddi durumunda, davalılar vekillerinin müşterek mesailerinin aynı neticeyi verdiği göz önünde tutularak, dava konusunun kıymet veya tutarı üzerinden bir vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Aynı zamanda Yerel Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1. maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2. fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihadı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması ve tek vekille temsil edilmeleri halinde, davanın reddi sebebi ortak ise, davacılar aleyhine de tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut olayda davacı anne ve babanın dava dilekçesinde ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulundukları, Bölge Adliye Mahkemesince davacı anne ve babaya ayrı ayrı 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmekle reddolan kısmın her iki davacı için toplam 40.000,00 TL olduğu gözetilerek, AAÜT’nin üçüncü kısımına göre davalı lehine hükmedilebilecek toplam red vekalet ücretinin 4.750,00 TL olmasına karşın her bir davacı yönünden ayrı ayrı davalı lehine 4.750,00 TL’şer red vekalet ücreti takdiride hatalı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması ve usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda yapılan açıklama gereğince;
... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih ve 2017/840 Esas, 2017/1240 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasının silinerek yerine;
“A) Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin, manevi tazminata yönelik istinaf gerekçesinin Kısmen Kabulüne, diğer tüm istinaf sebeplerinin HMK"nun 353/1-b-1 maddesi gereğince Esastan Reddine,
B) İstinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile gerekçelerinin süresinde gösterilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK"nun 352. Maddesi gereğince REDDİNE,
C) İncelenen mahkeme kararının HMK.nun 353/1-b-2.maddesine göre Ortadan Kaldırılması İle Davanın Esası Hakkında Yeniden Karar Verilerek Davanın Kısmen Kabulüne,
Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin KABULÜNE
Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin REDDİNE,
Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile
1-3.458,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
2-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
3-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
4-Davacı ..."ın maddi tazminat talebinin ve her iki davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
5- Peşin harcın mahsubu ile kalan 10.356,63 TL harcın davalıdan tahsiline,
6-Davacılar tarafından yapılan toplam 838,25 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacılar tarafından yapılan 104,00 TL tebligat, 214,10 TL müzekkere, 1.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 100,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.518,10 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 1.219,64 TL"sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan 138,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 27,13 TL"sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca maddi tazminat için kabul edilen kısım yönünden hesaplanan 1.980,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
10-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca manevi tazminat için kabul edilen kısım yönünden hesaplanan 9.150,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
11-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca manevi tazminat için kabul edilen kısım yönünden hesaplanan 9.150,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine,
12-Davalı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca maddi tazminat için reddedilen kısım yönünden hesaplanan 660,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacı ..."dan alınarak davalı şirkete verilmesine,
13-Davalı şirket kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca daavcıların manevi tazminat istemlerinin reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 4.750,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı şirkete verilmesine,
14- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafça yapılan gider avansından kalan tutarın davacıya iadesine,
D) Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen miktar gözetilerek hesap edilen 4.235,22 TL karar ve ilam harcından davalı tarafından yatırılan 1.728,66 TL peşin istinaf karar harcının mahsubu ile 2.506,56 TL bakiye istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazine"ye irad kaydına;
E) Davacı vekilince yatırılan istinaf harcının talep halinde iadesine,”
Rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 11/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.