20. Hukuk Dairesi 2014/7761 E. , 2015/158 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortak muris bırakanı olan muris ...ve muris ... üzerine kayıtlı tapulu taşınmazların, ... Köyünde 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen 102 ada 455 sayılı orman parseli içinde bırakıldığını, ancak, müvekkillerinin muris bırakanları adına tapuda kayıtlı olan bu yerlerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğunu ileri sürerek,... Köyü 102 ada 455 sayılı orman parselinin içinde bırakılan müvekkillerine ait taşınmaz miktarının tapusunun iptali ile müvekkillerinin miras payları oranında tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davacıların dava ettiği taşınmazın orman kadastro sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne ve... Köyü 102 ada 455 parsel sayılı taşınmazın orman mühendisi bilirkişisinin 23/09/2010 tarihli rapor ve krokisinde (7A+C) ile gösterilen toplam 20282,00 m²"lik bölümün tapu kaydının iptali ile miras payları gözetilerek davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/04/2013 tarih ve 2013/1883-3960 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece, davacı gerçek kişilerin davasının tamamen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; öncelikle dava konusu taşınmaz,... Barajı suyu altında kalmıştır. Fiilen su altında kalan taşınmaz tescile tâbi olmadığından davacı gerçek kişilerin dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyetlerinin tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekmesine rağmen tapu iptal ve tescil kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca, davacı gerçek kişiler Mayıs 1967 tarih 79 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Ancak, davacı gerçek kişilerin murisinin tapu kaydında 28/140 oranında hissesi bulunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 20282,00 m² yüzölçümünde olan taşınmazın miktarı ile tapu kayıt hisse miktarı arasında oranlama yapılmak suretiyle davacı gerçek kişilerin murislerinin tapu hissesi oranında mülkiyetlerinin tesbitine karar verilmesi gerekirken, dayanak tapu kaydındaki hisse miktarı aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu"na değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacılar vekili 23/05/2013 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu taşınmazın müvekkillerinin miras payları oranında mülkiyetlerinin tespitine ve eldeki dava dosyasıyla birleştirilmesi istemiyle ayrı dava açmış, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilmiştir.
Mahkemece, iş bu 2013/457 E. sayılı dosyası ile ... (2). Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2013/240 E. sayılı dosyasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda:
Açılmış bulunan davanın kabulüne, buna göre,102 ada 455 parsel nolu taşınmazın, orman mühendisi ve kadastro teknikerinin 27.08.2012 tarihli ek raporunda ve krokisinde 7a+7c toplamı olarak gösterilen toplam 20.282 m2"lik bölümüne ilişkin olarak;
(a) Muris ..."un 28/140 oranındaki tapu hissesine tekabül eden 4.056,40 m2"lik alanın mülkiyetinin miras payları nispetinde muris ...mirasçıları olan davacılara ait olduğunun tespitine,
(b) Muris ..."nın 112/140 oranındaki tapu hissesine tekabül eden 16.225,60 m2"lik alanın mülkiyetinin miras payları nispetinde muris ... mirasçıları olan davacılara ait olduğunun tespitine,
karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1978 yılında yapılıp, 16/07/1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 21/01/2015 günü oy birliği ile karar verildi.