Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/6640
Karar No: 2020/7466
Karar Tarihi: 23.11.2020

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/6640 Esas 2020/7466 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2018/6640 E.  ,  2020/7466 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

    KARAR

    Davacı vekili; vekil edeninin 5838 ada 4 parselin maliki olduğunu, vekil edenine ait taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını belirterek, davalıların vekil edenine ait 4 parsele elatmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının dava tarihinden geriye doğru 5 yılı aşan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, talep edilen ecrimisilin dönemleri ve dönemsel miktarlarının açıklanması gerektiğini, taşınmazın mevcut hali ile kullanılmasına davacının muvafakati olduğunu, vekil edeninin iyi niyetli zilyet olup 1 nolu parselin paydaşı olduğunu, parselin bulunduğu paftanın tamamında kaymalar nedeni ile açılmış davalar mevcut olduğundan bu davalardan ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/765 Esas sayılı dosyasındaki davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu arsa üzerindeki binanın vekil edenine ait olduğunu, taşınmazın üzerinde eski eser şerhi bulunduğundan davacının müdahalenin men"i talebinin de hüküm altına alınması ve hükmün bu yolda infazının mümkün olmadığını, uygun bedel (tazminat) karşılığında dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili yararına irtifak hakkı tesisi ve tapuya tescilini talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, davacının elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının maliki bulunduğu 3 parsel sayılı taşınmazdaki binanın davacının parseline ilişkin taşkınlığı vekil edeninin iradesine bağlı bir durum olmadığı gibi binanın sınırlarını değiştirmesinin de yasal olarak mümkün olmadığını, taraflara ait taşınmazların korunması gereken tarihi eser niteliğinde olması nedeni ile vekil edeninin taşınmazı üzerindeki binanın sınırlarını değiştirmesinin de yasal olarak mümkün bulunmadığını, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan müdahalenin men"i ve muarazanın önlenmesi davasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, binaların kadastral parsellere uymadığı, bölgede çıkan yangında yanan binaların yerine sonradan yapılan binaların parsellerin içine hatalı olarak inşa edilmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, tapulu taşınmazda elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
    1. Davacı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
    Tarihi, arkeolojik veya sanat değeri olup eski devirlerden günümüze intikal eden ya da ileride böyle değerleri taşıyacağı kesin ve mutlak olan sayıca sınırlı mallar korunması gerekli kültür varlığı sayılırlar.
    Uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu Eski İpek Han’ın 15. yüzyılın ikinci yarısında inşa edildiği, 1958 yılında ... Kapalı Çarşı ve ... Bölgesinde çıkan yangın sonucu batı bölümü ile kısmen kuzey bölümünün ayakta kaldığı,yanan bölümlerinin yeniden inşa edildiği, Eski ..., Gayrimenkul Eski ... Yüksek Kurulu Başkanlığının 09.07.1977 tarihli kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiği, Kadastro Müdürlüğünün yazısına göre ise söz konusu yere ait kadastro çalışmalarının 1935 yılında kesinleştiği, tesis kadastrosundaki binaların konumu ile yenileme paftasındaki binaların konumları arasındaki farklılığın tesis kadastrosundan sonra bölgede çıkan yangında yanan yerlerin yerine sonradan yapılan binaların parsellerin içerisine hatalı olarak inşa edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
    O halde dava konusu taşınmazların ve taşınmazdaki binaların mevcut durumu bölgede 1958 tarihinde çıkan yangından sonra inşa edilen yapıların parsel içerisine hatalı olarak inşa edilmesinden sonra kaynaklanmakta ise de; 1977 yılında kurul tarafından taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi karşısında dava konusu yapıların kurulun izni ve denetimi ile yapıldığı, bu halde de yapı maliklerinin kötüniyetli olmadıkları sonuç ve kanaatine varılmakla ecrimisil isteminin reddine ilişkin kararda bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Davacı vekilinin elatmanın önlenmesi isteminin reddine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
    Hemen belirtilmelidir ki; Türk Medeni Kanunu"nun 683. maddesi uyarınca şey üzerinde mülkiyet hakkı sahibi, hukuk düzeninin sınırları içerisinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerine sahip olup malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açılabilir.
    2863 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre; ”Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, kısmen vaya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır.” Aynı Kanun"un 10. maddesine göre; ”Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirler almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimine yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.” Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Yapı Esasları ve Denetimine Dair Yönetmelik’in 11. maddesine göre ise; ”Koruma Bölge Kurulu, taşınmaz kültür varlığı parsellerinde, taşınmaz kültür varlıklarının mahiyetlerini etkilemeyecek şekilde ayrılma ve birleştirilmelerine izin vermeye yetkilidir” denilmiştir. Belirtilen yasa ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde tarafların bu şekilde kurula başvuruda bulunduklarına dair bilgi ve belge dosyada bulunmadığına göre, davacının mülkiyet hakkı karşısında; İcra ve İflas Kanunu’nun 30. maddesi hükümleri de gözetilerek elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (2) bentte açıklanan nedenlerle elatmanın önlenmesi isteminin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) bentte açıklanan nedenlerle ecrimisile yönelen temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine, taraflarca HUMK"un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi