Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/2234
Karar No: 2006/7260

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/2234 Esas 2006/7260 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2006/2234 E.  ,  2006/7260 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi     : Bolu  İş Mahkemesi
    Tarih               : 26.12.2005
    No                   : 206-209  
                           
    Davacı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun iptaline   karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  reddine  karar vermiştir.
    Hükmün davacı  vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Davacı, davalı kurum tarafından davacı aleyhine tahakkuk ettirilen 1997/1998 yıllarna ait prim borçlarının zamanaşımına uğradığını bu nedenle kurum işleminin iptalini  istemiştir.
    İstem, mahkemece zamanaşımı  süresinin 10 yıl olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, bu sonuç usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
    Uyuşmazlığın, yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80. maddesinde kurum alacaklarının tahsili yönünden 6183 sayılı Yasa kurallarının uygulanacağı belirtilmiştir. Anılan yasa maddesinin 5. fıkrasında 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte, kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Kanunun gecikme zammına ilişkin 51.maddesinin dışındaki hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştü. Çünkü aynı kanunla 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin beşinci fıkrasında yapılan aynı değişiklikle gecikme zammının usul ve esasları özel olarak düzenlenmişti. Bu nedenle, kurumun alacaklarının tahsilinde 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi hariç diğer maddeleri uygulanmaktaydı. Bunun sonucu olarak, kurum alacaklarının tahsil zamanaşımı konusunda(daha önce istisna tutulmadığı için) 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi uygulanmaktaydı. Anılan hüküm, “Tahsil Zamanaşımı” başlığı  altında  “Amme  alacağı  vadesinin  rastladığı  takvim  yılını  takip  eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar...” biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde 5198 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacakları 6183 sayılı  Kanunun 102. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına uğramaktaydı.
    5198 sayılı Kanun 11 maddesiyle, 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde yapılan değişiklik sonucu Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun 102. maddesinin de uygulanmayacağı öngörülmüştür. Bu durumda; Kurumun sigorta primlerinden doğan alacakları eskiden olduğu gibi genel hükümler uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olacaktır.(B.K. md.125)
    Somut olayda, K.A. M.Nak. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ye ait iş yerinin 1997 yılı ağustos-eylül-aralık ayları ile 1998 yılı nisan ve kasım aylarına ait aylık sigorta pirim bildirgelerinden dolayı prim tahakkuk ettirilmiş olduğu, bu nedenle 5198 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden önceki döneme ait kurum alacakları için 6183 sayılı Kanunun 102 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
    Ne varki, Davacı şirket temsilcisi dava  dilekçesinde, beş yıllık  zamanaşımından,  bahsettikten sonra asıl ana parayı ödemek istediğini açıkça belirtmiştir. Bu durumda mahkemenin ana para ile ilgili talebin reddine karar verilmesi sonuç itibariyle doğru olmuş ise de,  davacının bu kabulü alacağın  ferilerini  kapsamıyacağından  gecikme zammı ile  ilgili talebin yukarda bahsedilen zaman aşımı nedeni ille kabulü gerekirdi.  Davacı vekilinin daha sonra  verdiği dilekçe ile borcun aslını kabul  etmediklerine ilişkin beyanda;  davacının dava dilekçesindeki beyanı karşısında kabule  değer görülemez.   
    O halde, davacının bu yönleri amaçlayan  temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.07.2006  gününde oybirliğiyle karar verildi.
     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi