20. Hukuk Dairesi 2014/2966 E. , 2015/555 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 17.12.2013 günlü hükmün Yargıtay"ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili Av. ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.06.2014 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı vekili Av. ..., davalı Hazine vekili Av.... ile davalı ... Yönetimi vekili Av. ...., başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu ... 3164 parsel sayılı 29571,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1996 yılında kadastro müdürlüğünce hazırlanan ifraz beyannamesinde teknik hata sonucu 1088 numaralı ... parselinden ifraz edilmiş gibi gösterilerek idari yoldan tapu kaydı oluşturulup, beyanlar hanesine 2/B madde şerhi de verilerek hali arazi niteliğiyle Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın tamamının müvekkilinin zilyetliğinde olduğu iddiasıyla, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 3164 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tapuya tescili istemiyle dava açmış, yargılama sırasında ibraz olunan 14.10.2009 tarihli dilekçe ile, Mart 1290 (Mart 1874) yoklama tarih, 35 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır.
Mahkemece, dava konusu 3164 parsel sayılı taşınmazın zemin durumu itibariyle muhtelif ... ağacı ve ... bitkileri ile kaplı olduğu, davacının zilyetliğinde bulunmadığı ve bu alanın tamamının ormanlık alanda bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından 3164 parsel sayılı taşınmazın krokide (C) harfi ile gösterilen 3825,00 m² bölümü ile krokide (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler dışında kalan harflendirilmeyen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.11.2012 tarih ve 2012/11286 - 11994 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "...dosyadaki bilirkişi raporları, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından temyize konu krokide (C) harfi ile gösterilen 3825,00 m² bölüm ile (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler dışında kalan krokide harflendirilmeyen bölümün, eski tarihli resmi belgelerde ... olmadığı, eylemli olarak ... niteliğinde bulunmadığı ve kesinleşen ... kadastro sınırları dışında oldukları ile davacı gerçek kişinin dayandığı Mart 1290 yoklama tarih 35 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşıldığından ve bu husus gözetildiğinde, davacı gerçek kişinin krokide (C) ile gösterilen 3825,00 m² bölümü ile (A) ve (B) ile gösterilen bölümler dışında kalan ve krokide harflendirilmeyen bölüm yönünden açtığı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu..." gereğine değinilerek temyize konu krokide (C) harfi ile
gösterilen 3825,00 m² bölümü ile (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler dışında kalan krokide harflendirilmeyen bölüm yönünden hüküm bozulmuştur.
Dairenin 02/11/2012 gün ve 2012/11286 - 11994 sayılı bozma kararına karşı, süresi içinde davalı Hazine ve ... Yönetimi vekili tarafından istenen kararın düzeltme talebi, 01.07.2013 gün 2013/2726 - 7442 sayılı karar ile reddedilmiştir.
Bozma kararından sonra 10.10.2013 tarihli dilekçe ile, ... 16. Noterliğince 09.10.2013 tarih 38644 yevmiye no ile düzenlenen “Düzenleme Şeklinde HMK 125/2. maddesine Göre Dava Konusunun Temliki Sözleşmesi”ne dayanarak ...vekili dava konusu taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 3825 m² ve harflendirilmeyen 15727,84 m² olmak üzere toplam 19552,84 m² alanın adına tescili istemiyle ...vekili aracılığıyla davaya davacı yerine kaim olmak üzere katılmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın bilirkişi heyetinin 11.11.2013 tarihli ek raporu eki krokide (D) harfi ile gösterilen 15727,84 m² bölüme ilişkin tapu kaydının iptali ile temlik alan ...adına tesciline, bu kısım üzerindeki 2/B şerhinin kaldırılmasına, kalan kısımların mevcut hali ile aynen muhafazasına, krokinin karara eklenmesine, birleşen mükerrer dava hakkında, davacı vekilinin talebi de gözönüne alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı (temlik alan) ...vekili, davalı ... Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekili (duruşma istemli) tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen ... kadastrosu, daha sonra 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davalı ... Yönetimi vekili ve davalı Hazine vekilinin (D) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi sonucunda;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman ... bilirkişi tarafından ... kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümünün ... sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile (D) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı onaman harcının ... Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
2) Davacı vekilinin (C) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Yargıtay bozma kararına uyulmakla bozma kapsamında kalan hususlar yönünden ilgilileri yararına usûlî kazanılmış hak oluşur. Kazanılmış hakların korunması ise, 1982 Anayasasının 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biridir. Hukuk Devleti, bütün eylem ve işlemi hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaştığında geçersiz kalacağını bilen devlettir (Anayasa Mahkemesi 15.10.2009 gün 2007/44-148). Hukukun genel İlkelerinden olan, hukukî güven ve istikrar ilkeleri ile kanun ve idarî işlemlerin kural olarak geriye yürümezliği ilkesi ve bu ilkelerle doğrudan bağlantılı olan kazanılmış haklara saygı ilkesi hukuk devletinin temel unsurları arasında yer alırlar.
Somut olayda ise, mahkemece, bozma kararına uyulmakla, davacı yararına usûlî kazanılmış oluşmasına rağmen, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (C) harfi ile işaretli bölümüne ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Şöyle ki, hükmüne
uyulan bozma kararında, (C) harfi ile gösterilen 3825,00 m² bölümü ile harflendirmeyen (hükme esas alınan ek raporda (D) harfi ile işaretlenen) bölüme ilişkin olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtildiği, bozma kararına uyulmakla her iki bölüm yönünden davacı yararına müktesep hak oluştuğu gözetilerek (C) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın da kabulü ile davacı gerçek kişi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin olarak usûl ve kanuna aykırı olan hükmün BOZULMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100.-TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK"nun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilâma karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, temyiz harcının istek halinde iadesine 06/02/2015 günü oy birliği ile karar verildi.