Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/12032
Karar No: 2006/9431

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/12032 Esas 2006/9431 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2006/12032 E.  ,  2006/9431 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 10/07/2006
    NUMARASI : 1088-547

    Davacı 30.9.1995 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve prim borcu bulunmadığının tesbitine   karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davacı, 30.9.1995 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamı üzerine SSK da davaya dahil edilerek isteğin kabulüne  karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.     
    Dosya içindeki kayıt ve belgelerden davacının 2.1.1981- 8.3.1982, 8.3.1982 - 3.3.1984,26.4.1984- 26.6.1987 tarihleri arasında vergi, 16.5.1984 tarihinden beri halen devam eden oda ve 16.4.1984 tarihinden beri halen devam eden sicil kaydının bulunduğu, 15.5.1984 tarihli  bildirgede vergi kaydının 8.3.1982 tarihinde  başladığının belirtilmesi nedeniyle 20.4.1982 tarihi itibariyle   Bağ-Kur zorunlu sigortalısı olarak kayıt   ve tescil edildiği, ihtilaf konusu dönemde 1.10.1995-30.9.1998 tarihleri arasında kesintili olarak 506 sayılı Yasa"ya  tabi  zorunlu, 1.5.2000-30.1.2003 tarihleri arasında  isteğe bağlı sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.
    Sosyal  güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup "  çakışan sigortalılık" olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu  sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda  yer alan  düzenlemelerde önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe  bağlı sigortalılıkta ise, 506 sayılı  Kanunun 85. maddesi uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm  sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmek için,  herhangi bir sosyal güvenlik  kuruluşuna zorunlu yada  isteğe bağlı sigortalı olmamak koşulu arandığından  isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakıştığı bu gibi uyuşmazlıklarda, anılan maddede yer alan  " sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak  çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları  günden itibaren "  isteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği hükmü dikkate alınarak zorunlu sigortalılığa değer verilmek suretiyle " çakışan sigortalılık" sorunu çözüme  kavuşturulmalıdır
    1479  Sayılı  Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin I. fıkrasında  bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması koşulu getirilmiştir.Somut olayda Esnaf Odasının 12.1.2004 tarihli cevabi yazısında davacının oda kaydının halen devam etmesine rağmen  yapılan araştırmalarda vergi kaydının sona erdiği 26.6.1987 tarihinden itibaren davacının kendi adına bağımsız faaliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir.
    Yapılacak iş, ihtilaflı dönemde davacının, kendi nam ve hesabına fiili ve gerçek çalışmasının olup olmadığının tespiti için gerekirse Belediye Zabıtası ve Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla araştırma yaptırmak, komşu işyeri kayıtlarına geçmiş tanık beyanlarına başvurmak, davacının Esnaf  Odasına aidat yatırıp yatırmadığı hususu ile Odaya ait hazirun cetvellerinde adının ve imzasının bulunup bulunmadığı, Esnaf Sicil kaydının aktif olup olmadığını araştırmak davacının  Bağ-Kur zorunlu sigortalılık şartlarını taşıyıp taşımadığını tesbit etmek, Bağ-Kur zorunlu sigortalılık şartlarını taşımadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi istemin kabulüne karar vermektir. 
    Sigortalılık şartlarını taşıdığının anlaşılması halinde ise önceden başlayan Bağ-Kur sigortalılığına geçerlilik tanınarak sonuca ulaşmak gerekirse de 1479 sayılı Yasa’nın 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değişik 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19.maddesinde bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre  kayıt  ve  tescili  yapıldığı  halde,  5 yıl  ve  daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur.  Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum  alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını   tebliğ   tarihinden     itibaren   üç   ay   içinde  ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zaman aşımının kesilmesi ve zaman aşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103 üncü maddesinin 1.fıkrasının (6),(8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile aynı Kanunun 104 üncü maddesi hükümlerinin uygulanacağı , yine 5458 sayılı Yasa’nın 14.maddesi ile eklenen ve 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 26.maddesine göre bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde 31.3.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar ve hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma  talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında ek 19.madde hükmü uygulanacağı bildirilmiştir.             Davacının  davadaki isteminden prim borcunu ödeme isteği olmadığı sonucu çıktığından talebide gözetildiğinde uyuşmazlığa hüküm tarihinden sonra 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın değişik Ek 19 ve Geçici 26. maddesinin uygulanacağının kabulü gerekir.  Hukuk Genel Kurulu"nun 21.6.2006 gün 2006/21-363 E. 2006/ 466  karar, 28.6.2006 gün  2006/21-485 E:, 2006/483 K. nolu kararları da bu yöndedir.
    Davacının  30.9.1995 tarihinden sonra Bağ-Kur  sigortalılık şartlarını taşıdığının anlaşılması halinde davacının  ödediği  primlerin tam olarak  karşıladığı ayın sonu itibariyle  beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup    bulunmadığı tesbit edilmeli, var ise, primlerin tam olarak  karşılandığı ayın sonu itibariyle sigortalılığı durdurulmalı, prim borcunun ait süreler sigortalılık  süresi olarak değerlendirilmeyerek davacının bu sürelere ilişkin prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmek suretiyle 506 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılığa geçerlik tanınmalıdır. Davacının  ödediği  primlerin tam olarak  karşıladığı ayın sonu itibariyle  beş yıldan az süreye ilişkin prim borcu var ise, bu durumda 30.9.1995 tarihinden itibaren davacının aynı anda iki Sosyal Güvenlik Kuruluşunda  çalışması gözükeceğinden  çifte sigortalılık olan bu duruma geçerlilik tanınamayacağından; İki sigortalılık kolundaki  çalışmaların çakışması halinde ise önceden  başlayıp devam ede gelen  sigortalılık  kolundaki çalışmaya öncelik tanımak gerekeceğinden önceden başlayıp devam edegelen sigortalılık  1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılık olduğundan davacının bu dönemde 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğu kabul edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 tarih ve 2003/21-126 Esas, 2003/99 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.  
    Mahkemece  bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.      
    O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5.10.2006  gününde oybirliğiyle karar verildi.  



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi