Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/7374
Karar No: 2014/20371
Karar Tarihi: 24.12.2014

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/7374 Esas 2014/20371 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2014/7374 E.  ,  2014/20371 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.11.2012 tarih ve 2011/271-2012/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan protokol gereğince müvekkilinin davalı müşterilerine kredi kartı vermeyi davalının da kart hamillerine indirim yapmayı taahhüt ettiğini, protokol yürürlükte iken, müşterilerden alınan şikayetlere göre, davalının müvekkilinin kredi kartlarını kullandırmadığını, "anlaşmanın sona erdiği, yeni bir banka kentbank kartına indirim yapıldığı, davalı banka pos cihazının arızalı olduğu" şeklinde müşterilere açıklama yapan davalı satış elemanlarının bu tutumlarının müvekkilince notere de 27.10.2000 ve 08.11.2000 günü tespit ettirdiğini, pos cihazlarının 03.11.2000 tarihinden beri fiilen kullanılmadığının ve arızalı olmadığının da servis elemanlarınca davalı işyerinde yapılan kontroller ile belirlendiğini, müvekkilinin davalıya sözleşmeye uyması, aksi halde proje masraflarının ödenmesi için 02.01.2001 tarihli ihtar çektiğini, davalı 12.01.2001 tarihli cevabi ihtarda, sözleşme şartlarına uymayacaklarını ve yenilemeyeceklerini müvekkiline bildirdiğini, davalının müşterilerine mektuplar göndererek, Kentbank"ın kredi kartlarının teşvik edildiğini, eski kartların yırtıp atılmasının müşteriler önünde söylendiğini, pos cihazlarının arızalı olduğunun açıklandığını, müşteri bilgilerinin izinsiz olarak ve eski bir banka çalışanından elde edildiğini, bunların bankanın itibarını zedelediğini ve manevi tazminatı gerektirdiğinin ileri sürerek, kart maliyet bedeli, ham kart maliyet bedeli, kart dağıtım maliyeti olmak üzere toplam 134.213 USD maddi zararın ve 128.000 USD manevi zararın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, ön protokolün uygulandığını, Mayıs 1998 tarihinden itibaren Mayıs 2000 tarihine kadar geçerli olduğunun protokolde yazılı olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davacı bankanın 21.02.1999 tarihinde TMSF"na devri üzerine banka faaliyetlerinin durduğunu, kredi kartlarının iptal edildiğini, davacının 28.04.2000 tarihinde tek taraflı hazırladığı sözleşmenin imzalanmasını müvekkilinden istediğini, kart çalışmalarına devam için imza atılması gerektiğini bildiren davacının ön protokolü feshetmiş olduğunun anlaşıldığını, protokole aykırı davranmadıklarını, davacının iddia ettiği zararı kanıtlaması gerektiğini, para cinsine ve miktarına itiraz ettiklerini, manevi zarar doğmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı dava açarak, davacının TMSF"na devri ile müvekkilinin satışlarının düştüğünü, kredi kartlarının bankaca işleme konmadığını, iptal edildiğini, bankanın Ocak 2000 tarihinde hizmeti durdurduğunu ileri sürerek, ciro kaybı, ilan ve reklam masrafı toplamı olan şimdilik 24.133.000.000 TL"nin ya da 39.975 USD"nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, bazı kredi kartlarının borçların ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğini, TMSF"na devir nedeniyle hizmetin durdurulmuş olmadığını, sözleşmeyi davacının ihlal ettiğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davacının davalı ile yaptığı sözleşme hükümlerine davalı tarafından uyulacağına güvenerek kredi kartının daha rahat pazarlanması için reklam ve ilan yolu ile masraflar yaptığı, buna ilişkin yaptığı masrafların davalı tarafından ödenmesi gerektiği, bu masrafların toplamda 38.687,29 TL"ye denk geldiği, USD karşılığının ise 77.601 USD olduğu, davacının kredi kartının dağıtımını gerçekleştirdiği tarihte kredi kartlarının Avusturya ve İtalya"dan geldiği ve o ülke paralarının ödendiği, o ülke paralarının USD cinsinden karşılığının da 13.308 USD"ye denk geldiği, davacının kredi kartının dağıtımı içinde masraf yaptığı, bu masraflarında 17.549,80 TL karşılığı 37.455 USD"ye denk geldiği, böylece davacının toplamda 56.237,09 TL ve 13.308 USD talep edebileceği, bunun aynı zamanda 128.364 USD ye denk geldiği, davacının toplamda 134.213 USD talep ettiği ve bulunan Türk Lirası cinsindeki miktarın USD cinsindeki miktarın içinde kaldığından dolayı kısmen Türk Lirası alacağa hükmedilmesinin talebin aşılması anlamına gelmeyeceğine yönelik beyanı üzerine, davacının yaptığı Avusturya Şilini ve İtalya Lireti cinsinden masraflarını USD üzerinden istediği, diğer Türk Lirası cinsinden yapılan masraflarıda her ne kadar dava dilekçesinde USD cinsinden istemiş ise de bu masrafların USD olarak yapılmaması ve USD olarak talep edilemeyeceği Eski Borçlar Kanunun 83. Yeni Borçlar Kanunun 99. maddesi gereğince para borcunun ülke parası ile ödenecek olması nedeni ile ve bilirkişi tarafından hesaplanan TL miktarının yine bilirkişi tarafından hesaplanan USD"ye dönüşmesi sonucunda bulunan rakamın davacının talebinden az olduğu ve bu talebin içinde kaldığı gerekçesi ile davacı karşı davalının davasının; kısmen kabulü ile 56.237,09 TL"nin ve 13.308 USD"nin 12/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek USD cinsinden alacak için 3095 sayılı Yasa"nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte, Türk Lirası alacak için avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine, davalı karşı davacının davası hakkında verilen 25/02/2008 tarihli karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
    Kararı asıl davada taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı-karşı davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 3.798,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi