16. Hukuk Dairesi 2015/444 E. , 2015/4720 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 56 ada 63, 74 ve 313 ada 55 parsel sayılı sırasıyla 13313, 44945 ve 16519 metrekare yüzölçmündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları davalılar ... ve arkadaşları adlarına, 80 ada 3, 82 ada 4 ve 8 parsel sayılı sırasıyla 15023, 9607 ve 23751 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında kök muris ... mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 56 ada 63, 74, 313 ada 55, 80 ada 3, 82 ada 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazların payları oranında davalı ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların 1933 yılında vefat eden tarafların kök murisi ..."dan kaldığı, ... mirasçısı ... oğlu ..."ın 1971 yılında dava konusu taşınmazlara ilişkin tescil davası açtığı, taşınmazların uzun yıllardır davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğu, bilinmeyen tarihten beri çekişmesiz olarak taşınmaz malın bir mirasçı tarafından kullanıla gelmiş olmasının mirasçılar arasında rızai taksimin varlığın karinesini teşkil edeceği bu karinenin aksine, kök muris ..."ın terekesinin mirasçıları arasında geçerli bir taksime uğramadığı iddiasının davacılar tarafından kanıtlanmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisi ..."dan geldiği dosya kapsamından anlaşılmış olup davalı taraf ise taşınmazların kendi murisleri ... mirasçısı ..."den kendilerine intikal ettiğini savunarak bir noktada muris ... terekesinin taksim edildiği ve murisleri ... payına düştüğünü savunduğuna göre taksim olgusunun ispat yükü davalı tarafa ait olup kanıtlanmadığı sürece elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazların mirasçılardan biri tarafından üzerinde sürdürülen zilyetliğin kendi adına olmayıp miras şirketi adına olduğunun kabulü gerekir. Bu bakımdan öncelikle tarafların kök murisi ..."ın terekesinin taksim edilip
edilmediği araştırılmalıdır. Paylaşıma dayanan davalı taraf, paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 15. maddesi uyarınca harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Hal böyle olunca; paylaşıma dayanan davalı taraftan bu hususa ilişkin delilleri sorulmalı, varsa dayanakları kayıt ve belgeler de getirtilip dosya tamamlandıktan sonra yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve kadastro tutanağında imzası bulunan tüm tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte kök muris ..."ın ölüm günü itibariyle terekesine dahil taşınır ve taşınmaz mallarının neler olduğu, ..."ın ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemince yapılmış bir taksimin olup olmadığı, taksim yapılmışsa ne zaman ve nerede yapıldığı, taksime tüm mirasçıların veya yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına karşılık ne aldığı, paylarına karşılık aldıkları taşınır ve taşınmaz mallarının akibetlerinin ne olduğu, mirasçılar arasında üçüncü kişilere satış veya devirlere konu taşınmaz olup olmadığı, olmuşsa hangi taşınmazlar yönünden ve hangi pay oranları üzerinden olduğu, davalı tarafın kullanımında bulunan dava konusu taşınmazların taksimen kendi murislerine düşen yerler olup olmadığı, davalı tarafın taksimen ..."ın diğer mirasçılarına bırakıldığını iddia ettiği taşınmazlara ait tutanak ve kayıtlar incelenerek, söz konusu taşınmazların ne şekilde iktisap edildiğine ilişkin hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı; varsa, tarafların dayandıkları kayıt ve belgeler uygulanmalı, paylaşımda eşitliğin kural olmadığı da göz önünde tutulmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak örnekleri ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Kadastro tutanağının edinme sebebinde bildirilen olaylara aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 24.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.