Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/36005
Karar No: 2016/6511
Karar Tarihi: 07.03.2016

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2014/36005 Esas 2016/6511 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2014/36005 E.  ,  2016/6511 K.
"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998-2009 yılları arası davalı işyerinde çalıştığını, baskı uygulanması sebebi ile istifa ederek işten ayrıldığını beyanla kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin bir kısım usulsüz işlemlerinin tespit edilmesi üzerine istifa ile sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi noktasında toplanmaktadır.
Genel olarak "fesih hakkı,” karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı sebeple iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanunu"nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin süreli fesih bildiriminin kanuni düzenlemesi ise aynı Kanun"un 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında kanunda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Şarta bağlı istifa ise kural olarak geçerli değildir.
Somut olayda, davacı işçi 19.06.2013 tarihli dava dilekçesi ile istifa ettiğini ancak istifasının davalının baskıları üzerine gerçekleştiğini iddia etmiştir. Davalı işveren davacının işyerinde yapmış olduğu usulsüzlüklerin tespit edilmesi üzerine istifa ettiğini savunmuştur. Mahkemece davacının istifaya zorlandığı ve hizmet süresine göre istifasının olağan olmadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, işbu dosya arasına alınan ve davacının hizmet sebebiyle görevi kötüye kullanma suçundan sanık sıfatıyla yargılandığı ceza dosyasında dinlenen V.T."ın; davalı şirkette davacının çalıştığı dönemde Bilgi İşlem Müdürlüğü ve Genel Müdür yardımcılığı yaptığını, personele sistem hakkında eğitim verdiğini, bu sırada da kendisi adına bilgisi dışında almadığı fazla mesai kayıtları ve yine aslında kendisinden kesilmeyen ücret ceza kesintisi kayıtları, paso kesintisi kayıtları gibi kayıtlara rastladığını, bu sebeple diğer çalışanlara ilişkin kayıtları da incelediğini, özellikle idari bina personeli olmak üzere bir çok çalışana ait fazla mesai kayıtları olduğu ancak aynı ayların puantajlarında ücret ceza kesintisi kayıtlarının da olduğunu gördüğünü, buna göre birilerinin tespit ettiği çalışanlara önce fazla mesai yazarak şirketin maliyetine eklediğini, ancak ilgili personelin puantaj tutarı düzgün olması için ücretten ceza kesintisi yazıldığını tespit ettiğini, buna ilişkin bir rapor hazırladığını ve bizzat soruşturma yaptığını, soruşturma çerçevesinde puantaj kayıtlarının arşivde olmadığını öğrendiğini, bunun üzerine aralarında davacınında bulunduğu işçilere fazla mesai paralarının ne olduğunu sorduğunu banka üzerinden kendi hesaplarına yatırdıklarını beyan ettiklerini davacınında aralarında bulunduğu işçilerin bu işi yaptıklarını kabul ettiklerini beyan ettiği, dinlenen davacı tanığı ..."ın ise davacıya yapılan baskının, işverence tespit edilen yolsuzluklar sebebiyle davacının şikayet edileceğine ilişkin olduğunu ifade ettiği, davalı işverence işyerinde tespit edilen bir kısım usulsüzlükler sonrası kanuni şikayet hakkının kullanılacağının bildirilmesi dışında istifa iradesinin fesada uğratıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmış olup işverence şikayet yoluna başvurulacağının bildirilmesi istifa iradesi üzerinde baskı olarak nitelendinlemeyeceği dolayısıyla davacının feshe dair iradesinin sakatlandığını ispat edemediği gözetilerek iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğinin anlaşılmasına göre kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen sebeplerden BOZULMASINA, peşin alman temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi