Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/852
Karar No: 2018/282

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/852 Esas 2018/282 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanık, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmış ve hapis cezası ertelenip müsadereye karar verilmiştir. Ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da 5 ay hapis cezası verilmiş ve bu ceza da ertelenmemiştir. Sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, hükümlerin bozulmasına karar vermiştir. Ancak Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesi, direnme kararı vermiştir. Bunun üzerine dosya Ceza Genel Kurulu'na gönderilmiş ve yapılan inceleme sonucu, direnme kararının isabetli olmadığı ve hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. Kararda, mahkeme usulünün ihlal edilmesine vurgu yapılmış ve buna ilişkin kanun maddelerine ise, 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. ve 326/1. maddeleri gösterilmiştir.
Ceza Genel Kurulu         2017/852 E.  ,  2018/282 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza

    Sanık ..."ın, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanunun 13/1, 5237 sayılı TCK"nun 62/1, 52/2, 51 ve 54/4. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve müsadereye; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan TCK"nun 170/1-c, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye ilişkin Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.03.2014 gün ve 840-147 sayılı hükümlerin, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 18.12.2015 gün ve 9692-25990 sayı ile;
    "Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
    1- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK"nun 231. maddesi uyarınca kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    2- TCK"nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 140-85 sayılı iptal kararı gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması" nedenlerinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesi ise 03.02.2016 gün ve 56-64 sayı ile;
    "...5271 sayılı CMK"nun 231/8. maddesine 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile eklenen "...Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez...." cümlesinde öngörülen emredici kural dikkate alındığında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mükmün değildir.
    Kaldı ki anılan kural Ceza Muhakemesi Kanununda yer aldığından; bir usul kuralıdır ve bu kuralın lehe aleyhe uygulama tartışması içerisinde yer alması söz konusu değildir.
    Zira usul hukuku kuralları derhâl uygulanırlar.
    Ancak çok istisnai durumlarda bu kuraldan ayrılınabilir. Bu husustaki akademik ve içtihadi uygulamalar bellidir.
    Fakat olayımızda uygulanması gereken bu anlamda istisna bir durum ise söz konusu değildir" gerekçesiyle bozmaya direnmiştir.
    Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2016 gün ve 141187 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 gün ve 656-635 sayı ile; 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 08.05.2017 gün ve 411-5234 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; hakkındaki mahkûmiyet hükmü ertelenen ve CMK"nun 231. maddesinin uygulanmasına engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda değerlendirme yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliğinin 27. maddesi uyarınca öncelikle, sanığın bozmaya karşı diyeceklerinin tespiti amacıyla duruşmadan haberdar edilmesi gerekliliğine uyulmadan resen duruşma açılarak direnme kararı verilmesinin, savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Özel Dairenin bozma kararından sonra, yerel mahkemece 03.02.2016 tarihinde resen duruşma açıldığı, sanık duruşmadan haberdar edilmeden aynı gün önceki hükümde direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326. maddesinde;
    "Yargıtay"dan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.
    Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir" düzenlemesi yer almaktadır.
    Bu hüküm gereğince, bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Yerleşik yargısal kararlarda da açıkça vurgulandığı üzere, tebligat yapılamaması ya da davetiye tebliğ olunmasına rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi durumunda, verilecek cezanın, bozmaya konu cezadan daha ağır yaptırım içermemesi hâlinde yargılamaya devam olunarak bir karar verilebilecektir.
    Nitekim Ceza Genel Kurulunun 08.05.2018 gün ve 1057-197; 31.05.2016 gün ve 5-296 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
    Bu açıklamalar ışığında ön soruna ilişkin yapılan değerlendirmede;
    Özel Dairenin bozma kararından sonra yerel mahkemece sanığa davetiye tebliğ edilmeden ve duruşmadan haberdar olması sağlanmadan resen duruşma açılarak önceki kararda direnilmesi suretiyle sanığa bozmaya karşı diyeceklerini bildirme olanağının sağlanmaması, savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olup, bu husus 1412 sayılı CMUK"nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarı ile uygulanması gereken 326/1. maddesine aykırıdır.
    Bu itibarla, direnme kararına konu hükümlerin, belirlenen bu usulü nedenden dolayı sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmedir.
    SONUÇ:
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2016 gün ve 56-64 sayılı direnme kararına konu hükümlerin, bozma sonrası sanık usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden ve bu suretle bozmaya karşı diyeceklerini bildirme olanağı sağlanmadan hüküm kurulması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
    2- Dosyanın mahalline gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2018 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi