
Esas No: 2014/8372
Karar No: 2015/811
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2014/8372 Esas 2015/811 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki taşınmazın yüzölçümüne ve kullanım kadastrosu tesbitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 13/02/2014 gün ve 2013/10604 E. 2014/1868 K. sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
... Köyünde 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, dava konusu 120 ada 564 parsel sayılı taşınmaz 23.6.1980 tarih 657 sayfa nolu tapu kaydına istinaden 3247.99 m2 yüzölçümlü ve zeytinlik vasfı ile “1- 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına ... sınırları dışına çıkarılmıştır.”, “2- 2004 yılından beri ... oğlu 1982 doğumlu ..."ın kullanımındadır.”, “3- Üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu 1982 doğumlu ..."a aittir.” kullanım ve muhdesat şerhi verilerek, 120 ada 565 parsel sayılı taşınmaz ise yine 23.6.1980 tarih 657 sayfa nolu tapu kaydına istinaden 5627.95 m2 yüzölçümlü ve tarla vasfı ile “1- 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına ... sınırları dışına çıkarılmıştır.” “2-1978 yılından beri ... oğlu 1952 doğumlu ..."ın kullanımındadır.” “3- üzerindeki 3 adet bina 2005 yılında yapılmış olup ... oğlu 1952 doğumlu ..."a aittir.” kullanım ve muhdesat şerhi verilerek, kadastro tesbit tutanakları düzenlenmiş ve Maliye Hazinesi adına tesbit edilmiştir.
Davacılar vekili, ... köyü 120 ada 564 ve 565 paftada kayıtlı zeytinlik ve kamping olarak işlettikleri ve müvekkillerinin dedelerinden kalma arazinin zilyedi olduklarını, son yapılan kadastro tesbitinde davacı ..."a ait olan yer, oğlu ..."a; davacı ..."a ait olan yerin ise babası ... adına tesbit edildiğini, bundan başka, ... ve ..."a ait yerlerin gerçeğe uygun biçimde ölçülmemiş olduğunu, dava dilekçesine ekli krokide belirtildiği üzere ..."a ve ..."a, ait olması gerekenden çok daha az yer verildiğini, ayrıca, dava konusu parsellerin ... dışına çıkartılan toplam miktarının da gerçeğe uygun olarak tesbit edilmediğini ileri sürerek, arazilerinin harita ve kadastro mühendisi tarafından çizilen durum haritasına göre yeniden tesbit edilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca nitelik yitirme nedeniyle yapılan tahdit dışına çıkarma işleminin kanun uyarınca Hazine adına olacağından ve bu yetki ancak ... kadastro komisyonlarına ait olduğundan, nitelik kaybetmeme nedeniyle tahdit dışına çıkartılmayan yerlerde gerçek kişilerin çıkarılma istemiyle dava açmalarında hukukî yarar bulunmadığı ve taşınmazların dava edilen bu bölümlerinin ... tahdidi içinde kalıp niteliğini kaybetmediği gerekçesiyle, davanın
reddine dair karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 13/02/2014 gün ve 2013/10604 E. 2014/1868 K. sayılı ilamıyla [“ İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporu ile toplanan deliller karşısında, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kadastro hâkimi infaz edilebilir ve doğru sicil oluşturmak zorunda bulunduğundan, tutanak asıllarının sicil oluşturmak üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesi hususu doğru görülmemiş ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında “davanın reddine” cümlesinden sonra gelen, “Karar kesinleşince dosyanın ve tutanak asıllarının doğru sicil oluşturulmak üzere Burhaniye Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” denmek suretiyle oluşturulan 1. paragraf çıkartılarak yerine “120 ada 565 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla 2/B parseli olarak, beyanlar hanesindeki şerhlerle birlikte, Hazine adına tespit gibi tesciline” ve “120 ada 564 parsel sayılı taşınmazın zeytinlik vasfıyla 2/B parseli olarak, beyanlar hanesindeki şerhlerle birlikte, Hazine adına tespit gibi tesciline” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.M.U.K."nun 438/7. maddesine göre hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,""] karar verilmiştir.
Davacılar vekili karar düzeltme dilekçesinde; temyiz dilekçesinde söyledikleri gibi, tesbit tutanaklarındaki kullanım şerhinin yanlış yazıldığını, davacı ..."ın zilyetliğinde olan 565 sayılı parselin oğlu ..."a, davacı ..."ın zilyetliğinde olan 564 sayılı parsel ise babası ... adına tesbit edildiğini, bundan başka, ... ve ..."a ait yerlerin gerçeğe uygun biçimde ölçülmemiş olduğunu, dava dilekçesine ekli krokide belirtildiği üzere ..."a ve ..."a, ait olması gereken yerler daha çok olduğu halde daha az yer verildiğini, bu nedenle dava konusu parsellerin ... dışına çıkartılan toplam miktarının da gerçeğe uygun olarak tesbit edilmediğini, ... kadastrosu çalışma tutanaklarında “...O.. 2017 noktasından 185 derece ve 100 metre güneybatı istikametinde gidilerek O.S. 2018 noktasına...” varılması gerekirken tersimat sırasında kuzey-... yönüne gidildiği için haritada bulunan O.S. 2018 noktasının yerinin yanlış olduğunu, haritaya yanlış işlendiğini, bu nedenle arazilerin güney yönde eksik ölçüme konu olduğunu, arazilerinin harita ve kadastro mühendisi tarafından çizilen durum haritasına göre yeniden tesbit edilmesini talep ve dava ettiklerini bu konunun tesbiti için ... Kadastro Mahkemesinde keşif kararı verildiğini, 1100.00.-TL keşif avansı yatırdıklarını, ancak Burhaniye Kadastro Mahkemesine dosyanın gönderilmesi üzerine keşif yapılmadan karar verildiğini, keşif avansının akıbetinden hiç söz edilmediğini, kaldı ki; kullanım şerhine itirazları yanında, ... kadastrosu çalışma tutanaklarına göre ... tahdit haritasındaki tersimat hatasına da itiraz ettiklerini, bu nedenle bu davayı açmakta hukukî yararları olduğunu ileri sürerek kararın düzeltme yolu ile bozulmasını istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, ... kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılıp kesinleşen ... kadastrosu bulunmakta olup, dava konusu parseller Devlet Ormanı içinde tespit edilmiştir. Daha sonra 17.05.1976 tarihinde 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması yapılmış ve dava konusu parseller, III nolu poligon olarak Hazine adına ... sınırı dışına çıkarılmıştır.
Davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin incelenmesinde; mahkemece; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca nitelik yitirme nedeniyle yapılan tahdit dışına çıkarma işleminin kanun uyarınca Hazine adına olacağından ve bu yetki ancak ... kadastro komisyonlarına ait olduğundan, nitelik kaybetmeme nedeniyle tahdit dışına çıkartılmayan yerlerde gerçek kişilerin çıkarılma istemiyle dava açmalarında hukukî yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair karar verilmiştir.
Oysa, davacılar vekili dava dilekçelerinde ve yargılamanın aşamalarında; tesbit tutanaklarındaki kullanım şerhinin yanlış yazıldığını, davacı ..."ın zilyetliğinde olan 565 sayılı parselin oğlu ..."a, davacı ..."ın zilyetliğinde olan 564 sayılı parselin ise babası ... adına tesbit edildiğini, bundan başka ... ve ..."a ait yerlerin gerçeğe uygun biçimde ölçülmemiş olduğunu, dava dilekçesine ekli krokide belirtildiği üzere ..."a ve ..."a, ait olması gereken yerler daha çok olduğu halde daha az yer verildiğini, bu nedenle dava konusu parsellerin ... dışına çıkartılan toplam miktarının da gerçeğe uygun olarak tesbit edilmediğini, ... kadastrosu çalışma tutanaklarında “...O.. 2017 noktasından 185 derece ve 100 metre güneybatı istikametinde gidilerek O.S. 2018 noktasına...” varılması gerekirken tersimat sırasında kuzey-... yönüne gidildiği için haritada bulunan O.S. 2018 noktasının yerinin yanlış olduğunu, haritaya yanlış işlendiğini, bu nedenle arazilerin güney yönde eksik ölçüme konu olduğunu, arazilerinin harita ve kadastro mühendisi tarafından çizilen durum haritasına göre yeniden tesbit edilmesini talep ve dava ettiklerini bu konunun tesbiti için ... Kadastro Mahkemesinde keşif kararı verildiğini, 1100.00.-TL keşif avansı yatırdıklarını, ancak Burhaniye Kadastro mahkemesine dosyanın gönderilmesi üzerine keşif yapılmadan karar verildiğini, keşif avansının akıbetinden hiç söz edilmediğini, kaldı ki; kullanım şerhine itirazları yanında, ... kadastrosu çalışma tutanaklarına göre ... tahdit haritasındaki tersimat hatasına da itiraz ettiklerini bu nedenle bu davayı açmakta hukukî yararları olduğunu ileri sürmüş olmalarına karşın, mahkemece; kullanım kadastrosu nedeniyle yapılan kullanım şerhi yanlışlığına ilişkin davacıların talepleri doğrultusunda olumlu olumsuz bir karar verilmediği gibi, askı ilânı süresi içerisinde ... kadastrosu çalışma tutanaklarına göre ... tahdit haritasındaki tersimat hatasına da itiraz ettiklerini bu nedenle bu davayı açmakta hukukî yararları olduğu hususu da gözden kaçırılmıştır.
Kural olarak; 6831 sayılı Kanunun 1744, 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2. madde ve 2/B madde uygulaması nedeniyle bilim ve fen bakımından ... niteliğini yitiren yerler kanunların belirlediği (tapulu yerler) istisnalar dışında Hazine adına ... sınırları dışına çıkartılırlar. ... Kanununun 1744, 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2. madde ve 2/B madde uygulaması nedeniyle ... tahdit/kadastro sınırları dışına çıkarma yetkisi ... kadastro komisyonlarına aittir. Tahdidin kesinleştiği yerlerde ve bir çalışma alanında ... kadastro komisyonları tarafından 2. madde ve 2/B madde uygulaması çalışması yapılırken bir yerde eğer nitelik yitirmemesi nedeniyle ... tahdit/kadastro sınırları dışına çıkarma işlemi yapılmamışsa artık o yerde, gerçek ve tüzel kişilerin ... Yönetimini ve komisyonları zorlayıcı biçimde taşınmazların nitelik yitirdiği gerekçesiyle ... kadastro sınırları dışına çıkartılması istemiyle dava açma hakları ve hukukî yararları yoktur.
Yukarıda açıklandığı üzere, mahkemenin ret gerekçesinde ileri sürülen husus somut olayda söz konusu değildir. Çünkü, davacılar vekili yapılan kullanım kadastrosunda; kullanım kadastrosu nedeniyle düzenlenen tutanaklardaki kullanım şerhi yanlışlığına ilişkin dava ve talepleri yanında, askı ilânı süresi içerisinde ... kadastrosu çalışma tutanaklarına göre ... tahdit haritasındaki tersimat hatasına da itiraz ettiklerini belirtmişlerdir. ... kadastrosu çalışma tutanakları ile tersim edilen tahdit ve ya 2/B haritasının çelişmesi halinde kural olarak; ... kadastrosu çalışma tutanaklarındaki ve ... teknik izahnamesinde belirtilen açı, ölçüm, mesafe, derece ve değerler esas alınır. Tahdit haritasında tersimat hatası varsa çalışma tutanağında belirlenen hususlara ve ... kadastro teknik izahnamesindeki yönteme göre düzeltilir. Mahkemece bu yönde de keşif ve inceleme yapılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece yapılacak iş; önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç ... mühendisi, bir harita mühendisi ve bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte 20 Kasım 2012 tarih ve 28473 nolu Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı ... Kanununa göre ... Kadastrosu ve 2/B Maddesi Uygulanma Yönetmeliği uyarınca hazırlanan ... Kadastro Teknik İzahnamesinde yazılı “... sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan,
... kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile ... kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 20 Kasım 2012 tarih 28473 nolu Resmî Gazetede yayımlanan ... Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan ... sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, ... kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet ... sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk ... kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın ... kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın ... sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk ... kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelik ile teknik izahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca; davacılar vekilinin 2/B alanında yapılan kullanım kadastrosu nedeniyle kadastro tesbit tutanaklarındaki kullanım şerhinin yanlış yazıldığı, davacı ..."ın zilyetliğinde olan 565 sayılı parselin oğlu ..."a, davacı ..."ın zilyetliğinde olan 564 sayılı parselin ise babası ... adına tutanaklara kullanım şerhi verildiği ve bu yanlışlığın giderilmesi gerektiğine ilişkin talepleri konusunda da olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabul edilerek bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken dairece düzeltilerek onanması maddi hata ve hukukî yanılgıdan kaynaklanmakta olup, maddi hata usulî kazanılmış hakların istisnasını teşkil edeceğinden karşı tarafa bir hak bahşetmez.
Bu nedenle; davacılar vekilinin kullanım kadastrosundaki şerhe ve 2/B haritasındaki tersimat hatasına ilişkin karar düzeltme istemlerinin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin kullanım kadastrosundaki şerhe ve 2/B haritasındaki tersimat hatasına ilişkin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairenin 13/02/2014 gün ve 2013/10604 E. 2014/1868 K. sayılı Düzeltilerek ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 08/07/2013 gün ve 2013/58 E. 2013/3 K. sayılı kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 23/02/2015 günü oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.