20. Hukuk Dairesi 2014/8466 E. , 2015/836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, ... Köyü 141 ada 9 parsel sayılı 6.830,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazın iki katlı ahşap ev ve fındıklık niteliğiyle Kasım 1976 tarih 8 numaralı tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit edildiğini, ancak, taşınmazın öncesi itibariyle ... olduğu ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, taşınmazın ... olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, davacı Hazine tarafından temyiz edilmmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.11.2010 gün ve 2010/10607 E. - 14442 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece çekişmeli taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olduğu ve tesbite esas alınan Kasım 1976 tarih 8 numaralı tapu kaydının taşınmaza uyduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, davalının dayandığı sözkonusu tapu kaydının, asliye hukuk mahkemesinin 17.07.1956 gün ve 167 - 116 sayılı tescil kararı ile oluştuğu, sözü edilen tapu kaydı 6000 m2 yüzölçümlü olup, sınırları D: ... ve..., B: Yol, K: tesbit harici, G:... okumakta ve kayıt maliklerinden ..."ın davacının babası olduğunun belirtildiği, ne var ki tapu müdürlüğünce, tapu kaydının dayanağı olan mahkeme kararının sel felaketinde zayi olduğunun bildirilmesi üzerine, mahkemece bu konuda başkaca araştırma yapılmadığı, taşınmazda % 10 kapalılıkta, 60 yaşlarında kayın ağaçları olduğu belirlendiği halde, ağaçların taşınmazdaki dağılımlarının belirlenmemiş, aynı kaydın revizyon gördüğü 10 sayılı parselin davalı olduğu kadastro mahkemesinin 2007/764 sayılı dosyasının sonucu araştırılmadığından bahisle; tapu kaydının dayanağı olan tescil kararı ve krokisinin davalı elinde bulunabileceği gözönünde bulundurularak, mahkemeye ibraz edilmesinin istenmesi, bulunabiliyorsa yeniden yapılacak keşifte yöntemince yerine uygulanması, krokisi varsa, kapsamı 3402 sayılı Kanunun 20/A maddesine göre belirlenmesi, kadastro sırasında aynı kaydın revizyon gördüğü 10 sayılı parselin davalı olduğu kadastro mahkemesinin 2007/764 sayılı dosya sonucunun araştırılması, yine 9 ve 10 sayılı parsellere komşu olan ve güneydeki yoldan sonra gelen 1, 2 ve 3 numaralı parsellerin kadastro tespit tutanakları ile dayanağı kayıt ve belgeler getirtilip, çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiklerinin belirlenmesi, komşu 8 sayılı parselin davalı olduğu kadastro mahkemesinin 2007/762 sayılı dosyasının sonucunun da araştırılması, ziraat uzmanına taşınmazdaki ... ağaçlarının dağılımını gösteren kroki hazırlattırılması, kroki kapsamı dışında kalan ağaçlık yerlerde zilyedlik şartlarının oluştuğundan sözedilemeyeceğinin düşünülmesi, böylece elde edilen tüm delillere göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın reddine, 141 ada 9 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen ... kadastro çalışmaları ile 1975 yılında 1744 sayılı Kanuna göre yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2015 gününde oy birliği ile karar verildi.