Abaküs Yazılım
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/730
Karar No: 2020/3130
Karar Tarihi: 17.02.2020

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/730 Esas 2020/3130 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanık, kasten basit yaralama suçundan 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmış ve hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Ancak, denetim süresi içerisinde 02.03.2013 tarihinde yeniden kasten yaralama suçu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması gerektiği ihbar edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi sonucunda, sanığın sorgulandığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasındaki zamanaşımı süresi hesaplandığında, yasal zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, hükmün açıklanması geri bırakılan suç için verilen kararın kanun yararına BOZULMASINA ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmiştir. Kararda belirtilen kanun maddeleri: Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5 ve 231/8, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 67/3. maddeleri.
3. Ceza Dairesi         2020/730 E.  ,  2020/3130 K.

    "İçtihat Metni"


    Kasten basit yaralama suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2009 tarihli ve 2008/333 Esas, 2009/177 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2012 tarihli ve 2012/81 değişik iş sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 02.03.2013 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun"un 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli ve 2018/559 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.12.2019 tarihli ve 2019/7613 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2019 tarihli ve 2019/132828 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
    Mezkur ihbarnamede;
    Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede,
    Dosya kapsamına göre, sanığın 20.06.2008 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan hakkında 26.08.2008 tarihli iddianame ile Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, anılan Mahkemenin 2008/333 Esas sırasına kayden yapılan yargılama sırasında sanığın 07.10.2008 tarihinde sorgusunun yapıldığı ve bu tarihte zamanaşımının kesildiği, adı geçen sanık hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2009 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.03.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava zamanaşımın durduğu, 02.03.2013 tarihinde sanık tarafından yeni suç işlendiği ve bu suça ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/596 Esas, 2014/1674 sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün 17.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve sanık hakkında duran zamanaşımı süresinin ikinci suçun işlenme tarihi olan 02.03.2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu 21.03.2012-02.03.2013 tarihleri arasındaki 11 ay 16 günlük sürenin, sanığın sorgusunun yapıldığı 07/10/2008 ile hükmün açıklandığı tarihe kadar geçen süreden mahsup edilmesi sonucu kalan sürede, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/3. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK"nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK"nin 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52. maddeleri gereğince verilen 1.500,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı CMK"nin 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 21.03.2012 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde 02.03.2013 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle bu tarih itibariyle zamanaşımının tekrar işlemeye devam ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle zamanaşımının durduğu süre dikkate alındığında 5271 sayılı CMK"nin 231/8. maddesindeki zamanaşımının durduğu 11 ay 11 günlük sürenin birlikte hesaplanması sonucu sanığın sorgusunun yapıldığı tarih olan 07.10.2008 ile hükmün açıklandığı karar tarihi arasında 5237 sayılı TCK"nin 66/1-e maddesinde öngörülen "8 yıllık" olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğu anlaşılmıştır.
    Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli ve 2018/559 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK"nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi