Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/11086
Karar No: 2010/12102
Karar Tarihi: 23.11.2010

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2010/11086 Esas 2010/12102 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2010/11086 E.  ,  2010/12102 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ALANYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 26/01/2010
    NUMARASI : 2007/87-2010/34

    Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
    Davacılar, ortak miras bırakan babaları A.K.."ın 710 parsel sayılı taşınmazdaki 1000/2020 payını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, payları oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuşlardır.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, muvazaa olgusunun ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü.
    Dava, ve birleşen dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davaların reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 710 parsel sayılı taşınmazın 1000/2020 payının miras bırakan A.. K... tarafından 08.07.1992 tarihinde davalıya satış yoluyla temlik edildiği, murisin 16.09.2002 tarihinde öldügü, mirasçıları olarak davacılar ve davalının kaldıkları anlaşılmaktadır.
    Davacılar, miras bırakan tarafından davalı oğluna yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır. Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince; davalının miras bırakanın tek oğlu olduğu, davacıların ise murisin kızları olup miras bırakanın dosyaya yansıyan mal varlığı itibariyla satıma ihtiyacının bulunmadığı, davalının alım gücünü gösteren bir kanıtın mevcut olmadığı, esasen davalının satın alma savunmasının kanıtlanamadığı, temlik edilen taşınmazın genel mal varlığı içerisinde önemli bir yer tuttuğu, temlik sırasında gösterilen bedel ile gerçek değer arasında fark bulunduğu, murisin davalı ile birlikte kaldığı, bu denli değerli bir taşınmazın satılmasını haklı kılacak makul bir neden gösterilemediği sabittir.
    Belirlenen tüm bu olgular yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde temlikteki gerçek amacın satış değil mirasçılardan mal kaçırmak olduğu, aslında bağış amaçlanmasına karşın satış biçiminde taşınmazın davalıya devredildiği sonucuna varılmaktadır.
    Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK."nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi